Katıatıklar (çöp) da günümüzdeki önemli çevre problemlerinden biridir. Üreticisi ve ya kullanıcısı tarafından atılmak istenen katı maddeler ve arıtma çamurları katı atık olarak tanımlanmakta (Türkiye Çevre Vakfı (TÇV), 2003); çöp kutularının yetersizliği ve ya aşırı doldurulması nedeniyle katı atıkların çevreye dökülmesi, konteynırlar (büyük çöp Çevresorunları hepimizi ilgilendiren bir gerçek olduğu halde, ne yazık ki herkes aynı bilinç ve duyarlıkla hareket etmiyor. Bunun bir nedeni de çoğu insanın çevre sorununu bir teknik sorun olarak görmesi; diğer bir kısmının ise bunun resmi makamların ve kişilerin görevi olduğunu düşünmesidir. Halbuki çevrecilerin dediği gibi “tek bir dünyamız var”. Bu 15. Doğal kaynak kullanımının oluşturduğu olumsuz çevresel sorunlar(Yakın çevre) 16. Doğanın intikamı(Yanlış ve aşırı kaynak kullanımı sonucu hayatımızda oluşan çevresel zorluklar) 17. Madencilik sonucu ortaya çıkan çevre sorunları 18. Yakın çevremizde görülen çevre sorunları(Fotoğraflı arazi çalışması) 19. 114.5. Arazi kullanımına ilişkin farklı uygulamaları çevre üzerindeki etkileri açısından değerlendirir. a) Çevre ve insan sağlığı açısından atıklardan korunma yöntemlerine yer verilir. b) Teknolojik değişimlerin çevresel sonuçları ve insana etkilerine örnekler üzerinden değinilir. 11.4.7. 02 Şubat 2016. Posted by Mehmet. İnsan ve çevre ilişkisini bir örnekle açıklayınız. Çevre, tüm canlı ve cansız varlıkların denge içerisinde bulundukları ortamdır. Orman gibi yaşam alanlarının insan etkisiyle tahrip edilmesi, canlıların yok olmasına ya da en azından birçok hayvan ve bitki çeşidinin sayıca azalmasına SosyalBilgiler Öğretmen Adaylarının Çevre Sorunlarının Çözümünde Sosyal Katılımları Social Studies Pre-Service Teachers' Social Participation in Solutions to Environmental Problems 3zxbz. Çevre sorunlarına örnekler veriniz. Çevre sorunlarının ana başlıklarını, ormanların yok edilmesi, hava kirliliği, toprak kirliliği, su kirliliği, gürültü kirliliği, flora-fauna bozulması ve kültürel çevrenin tahrip olması olarak sayabiliriz. Bu çevre sorunları, insan kaynaklı, insanların aç gözlülüğü sonucu doğal kaynaklarının insafsızca tüketilmesi sonucu çıkan sorunlardır. Doğal kaynakların bilinçsizce, vahşice tüketilmesi sonucu, doğal kaynaklar hızlıca tükendiği gibi, aynı oranda çevre de hızlıca kirlenmektedir. Sanayileşme ve fosil yakıt kullanımı ile hava, su ve toprak kirlenmektedir. Tarım ilaçlarının kullanımı ile kelaynaklar gibi bir çok canlının nesli tükenmektedir. Updated 02 Şubat 2016 at 1746 Çevre sorunlarının nedenleri ve sonuçlarını çevrenizdeki veya ülkemizdeki çevre sorunları hakkında bilgi toplayarak bunları arkadaşlarınızla paylaşınız. Elde ettiğiniz bilgileri sınıf panosunda veya okuldaki uygun bir yerde sergileyiniz. Çevre, bir canlının yaşamı boyunca ilişkide bulunduğu, ihtiyaçlarını karşıladığı yer olarak kabul edilebilir. – İnsanlar, içinde yaşadığı çevreyi devamlı olarak değiştirmektedir. Nüfus artışı ve şehirlerin sürekli göç alması sonucu, çarpık kentleşme ortaya çıkmakta, tarım arazileri yok edilerek buralara evler yapılmaktadır. Çarpık kentleşme sonucu, şehirlerde sosyal çöküntü ve kargaşa çıkmakta, tarım arazilerinin yok olması ile ilerde çocuklarımızın meyve ve sebze yetiştireceği topraklar kalmayacaktır. – Sanayileşme, kentleşme bilinçsiz tüketim alışkanlıkları çevre kirliliklerine neden olmaktadır. Sanayi tesislerinden ve ısınmak için evde fosil yakıtlarının kullanılması sonucu, ciddi hava kirliliklerine sebep olunmaktadır. Sanayi tesislerine yakın bölgelerde hava kirliliğinin ciddi boyutlarda olduğu görülmektedir. Hava kirliliğinin, en belirgin sonucu, solunum yolu hastalıklarının ve akciğer kanseri gibi hastalıkların yaygınlaşmasıdır. Bu durum doğrudan toplum sağlığını ilgilendiren bir etkendir. Hava kirliliğinin yağmurlarla toprağı ve suyu kirletmesi sorunu vardır ki, bu şekilde su canlıları ve tarım arazileri zarar görmekte, kirlilikten etkilenmiş gıda maddeleri tüketmemiz sonucunda da, sağlığımız olumsuz etkilenmektedir. – Atık suların, kanalizasyonların akarsulara ve denizlere dökülmesi sonucu, sular kirlenmekte, sulardaki oksijen seviyelerinin çok düşmesi sonucu, su canlıları yaşayamamakta, balık miktarı ve tür çeşidi oldukça azalmakta yok olmaktadır. – Orman gibi yaşam alanlarının insan etkisiyle tahrip edilmesi, canlıların yok olmasına ya da en azından birçok hayvan ve bitki çeşidinin sayıca azalmasına neden olmaktadır. Bu zararlı etki, bazen zamansız ve aşırı avlanmadan da kaynaklanabilir. Yurdumuzda daha önce yaşayan birçok hayvanın nesli insan etkisiyle bugün tükenmiştir. Anadolu leoparı, Asya fili, aslan gibi hayvanlar nesli tükenen hayvanlara örnek olarak verilebi­lir. Ormanların, birçok canlının yaşam alanı olduğunu biliyoruz. Ayrıca tüm canlıların solunumu için gerekli oksijen kaynağı ormanlardır. Ormandan elde edilen birçok ürünü günlük yaşamımızda kullanıyoruz. Fakat her yıl binlerce ağaç, orman yangınları yüzünden kül olmaktadır. 1- Ekosistemlerin Bozulma Nedenleri Çevre Sorunları Çevre sorunları, insanların yaşadığı problemlerden biridir çevre sorunlarının yani ekosistemlerdeki bozulmaların bir kısmı doğal yolla, bir kısmı da insan etkisiyle oluşur. İnsanlara ve ekosistemlere zarar veren doğal kaynaklı bozulmalar, su, toprak ve hava hareketleriyle oluşur. Su taşkınları, depremler, erozyon, volkanik hareketler yanardağ patlamaları, fırtına, kasırga, uzun siren kuraklık ekosistemlerin bozulmasına yol açan doğal afetlerdir. İnsanlar, bulundukları ekosistemlerdeki çevrelerindeki canlı ve cansız varlıkları etkileyerek ekosistemlerin bozulmasına yol açarlar. İnsanlar, ekosistemlerdeki doğal varlıklarla iç içe yaşarken zamanla teknolojinin gelişmesi ve doğal kaynakların bilinçsiz kullanılması sonucu doğanın dengesi bozulmuş ve birçok çevre sorunu ortaya çıkmıştır. Hızlı nüfus artışı, bilinçsiz sanayileşme, düzensiz şehirleşme, doğal kaynakların bilinçsiz kullanılması, nükleer silahlar ve nükleer santral patlamaları, biriktirilmiş suların barajlardaki suların taşkınlara neden olması, orman tahribatı ve çığ gibi olaylar doğal denge üzerinde olumsuz etkiler yaparak çevre kirliliğine yani ekosistemlerin bozulmasına yol açan insan kaynaklı faktörlerdir. Hava kirliliği, su kirliliği ve toprak kirliliği ve nükleer kirlilik çevre kirliliği sonucu oluşan kirlenmelerdir. SORU 1- Ülkemizi ve Dünya’mızı tehdit eden önemli çevre sorunları nelerdir? 2- Ülkemizi ve Dünya’mızı tehdit eden önemli çevre sorunlarının sebepleri ve sonuçları nelerdir? 3- Ülkemizi ve dünyayı tehdit eden çevre sorunları dünyayı nasıl etkiler? 4- Ekosistemler zamanla neden değişip bozulmaktadır? 5- Ekosistemlerdeki bozulmalar beraberinde hangi sonuçları getirin? 6- Çok küçük bir ekosistemin zarar görmesi tüm dünyayı nasıl etkiler? 2- Çevre Kirliliğine Neden Olan İnsan Kaynaklı Faktörler a Orman Tahribatı Orman yangınları, ihmal, dikkatsizlik, kaçak yapılaşma ve arazi açmak için ağaçların bilinçsizce kesilmesi gibi sebepler yüzünden ormanlar tahrip olmaktadır. Bunun sonucunda ekosistemlerin doğal dengesi bozulmakta, ormanda yaşayan canlı türleri ve bu türlerin habitatları yok olmakta, toprak zenginliği kaybolmaktadır. Ülkemizde orman yangınlarının kayıtları 1937 yılında tutulmaya başlanmıştır. Bu kayıtlara göre yaklaşık 1,5 milyon hektar ormanlık alan yok olmuştur. SORU 1- Ülkemizdeki orman tahribi sadece ülkemizi mi etkiler? 2- Orman tahribi nasıl engellenebilir? 3- Ormanların kaybı hayatımızı nasıl etkiler? b Çığ Yüksek yerlerdeki karların şiddetli ses etkisiyle dağın yamaçlarına yuvarlanmasına çığ denir. Eğimli arazi üzerinde birikmiş büyük kar örtüsü, yer çekimi etkisiyle kaydığında çığ oluşur. Çığ genellikle bitki örtüsü olmayan, dağlık eğimli arazilerde görülür. Çığlar beraberinde toprak, taş ve ağaçları da sökerek götürür. Bu şekilde meydana gelen aşınma ve taşınma, toprağı verimsizleştirerek canlıların yaşamını tehlikeye sokar. Çığlar, tarım alanlarının veriminin düşmesine ve su kaynaklarının kirlenmesine neden olur. SORU 1- Çığdan korunma yolları nelerdir? c Nükleer Silahlar ve Nükleer Santral Patlamaları Nükleer silahlar, nükleer kazalar ve bu kazalar sonunda ortaya çıkan nükleer atıklar kirlenmeye sebep olur. 1986 yılında yaşanan Çernobil Nükleer Enerji Santrali Kazası’nın yarattığı olumsuz etkiler, bu kirliliğin en canlı örneğidir. Bu olaydan ülkemizin en çok Karadeniz Bölgesi’nin etkilendiği tespit edilmiştir. SORU 1- Nükleer kirlilik sadece belli bir bölgeyi mi etkiler? 2- Nükleer kirliliğin canlılar ve onların çevreleri üzerindeki olumsuz etkileri nelerdir? d Biriktirilmiş Suların Taşkınlara Yol Açması Barajların yıkılması sonucu oluşan taşkınlar, bitki örtüsüne, ekili alanlara toprağın verimli tabakasının taşınmasına neden olur. e Aşırı Nüfus Artışı Bir bölgedeki ya da ekosistemdeki nüfus artışını ya da azalışını o ekosistemdeki göçler, doğum ve ölüm olayları belirler. Nüfus artışının az olduğu dönemde insan tarafından çevreye verilen zarar doğal yollarla kendiliğinden düzeltilebiliyordu. Nüfus artışı fazla olduğu için; • Doğal kaynaklar aşırı kullanıldı. • Barınma amacıyla yeşil alanlar yok edildi. • Büyük kentler çevre kirliliğine yol açtı. • Araçların egzoz gazları hava kirliliğine yol açtı. • Soğutucularda kullanılan karbon maddesi ozon tabakasını inceltti. • Tarımsal alanlarda yapılan ilaçlamalar yararlı böcekleri de yok etti. • Evsel atıklar, lağım suları ve sanayi atıkları çevreyi kirletti. • Tarımda üretimi arttırmak için aşırı kullanılan gübreler çökerek toprağın ve yeraltı sularının kirlenmesine yol açtı. f Plansız Sanayileşme Nüfusun hızla artması sonucu sanayi gelişmiş ve bunun sonucu çevre hava, toprak, su zarar görmüş, kirlenmiştir. • Tarla ekmek için orman arazilerinin kesilmesi. • Artan kereste ihtiyacı nedeniyle ormanların kesilmesi. • Fabrika bacalarına filtre takılmaması. • Fazla ürün elde etmek için tarımda aşırı gübreleme ve ilaçlama yapılması. • Fabrika atıklarının arıtılmadan suya ya da toprağa verilerek su ve toprağı kirletmesi. g Doğal Kaynakların Bilinçsiz Kullanılması Bir ekosistemdeki hava, toprak, su, hayvanlar, bitkiler, yeraltı zenginlikleri ve doğal güzellikler o ekosistemdeki doğal kaynakları oluştururlar. Doğal kaynakların bilinçsiz kullanılması çevre kirliliğine yol açar. • Kimyasal ve biyolojik silahların kullanılması. • Gereksiz tarım ilaçları ve böcek öldürücülerin kullanılması. • Soğutucuların ve spreylerin fazla kullanılması. • Ev ve sanayi atıklarının çevreye dağılması. • Nükleer silahların ve radyasyona yol açan maddelerin kullanılması. • Kalitesiz fosil yakıtların kömür, petrol, doğal gaz kullanılması. 3- Çevre Kirliliğinin Sonuçları Hava kirliliği, su kirliliği ve toprak kirliliği ve nükleer kirlilik çevre kirliliği sonucu oluşan kirlenmelerdir. a Hava Kirliliği Atmosferde bulunan zararlı gazların karbon oksitleri, kükürt oksitleri ve azot oksitleri miktarının artmasına hava kirliliği denir. Hava kirliliğinin canlı ve cansız varlıklar üzerinde olumsuz etkileri vardır. Havayı katı ve gaz halindeki maddeler kirletir. Sanayi tesislerinden filtre edilmeden bırakılan gazlar, araç egzozlarından çıkan gazlar, fosil yakıtların petrol, kömür ve doğal gaz yanmasından oluşan gazlar evlerin ısıtılmasında, taşıtlarda ve sanayi tesislerinde fosil yakıtların aşırı kullanılması sonucu hava kirliliği oluşur. Hava kirliliği sonucu asit yağmurları oluşur, sera etkisi artar ve ozon tabakası delinir. Sera etkisi ve ozon tabakasındaki incelme, iklim üzerinde tüm Dünya’da küresel boyutta değişikliklere yol açar. Kullanılan fosil yakıtların oluşturduğu katı ve gaz halindeki atıkların fosil yakıtların yanması ile havaya karışan karbon oksitleri, kükürt oksitleri ve azot oksitleri, suya ve su döngüsüne karışması sonucu bu atıkların yağış olarak yeryüzüne inmesine asit yağmuru denir. Güneş’ten gelen ışınların bir kısmı yeryüzü tarafından soğurulurken bir kısmı da uzaya geri yansır. Yeryüzünden yansıyan bu ışınların bir kısmı, atmosferde soğurularak havanın ısınmasına sebep olur. Güneş ışınlarının bir kısmının uzaya gönderilmesinin engellenmesine sera etkisi denir. Sera etkisine neden olan gazların başta karbondioksit olmak üzere miktarının artması, soğurulan güneş ışınlarının miktarının artmasına sebep olur. Bunun sonucunda atmosferin ve Dünya’nın sıcaklığı aşırı yükselir. Atmosferdeki sera etkisinin artmasına küresel ısınma denir. Küresel ısınma sonucunda buzullar erimeye ve okyanuslardaki su seviyeleri yükselmeye başlar ve küresel çölleşme gerçekleşir. Hava kirliliğine sebep olan flora klora karbon gibi itici ve soğutucu olarak kullanılan gazlar ozon tabakasının incelmesine sebep olur. Ozon tabakasının incelmesi sonucu Güneşin zararlı ultraviyole ışınları yeryüzüne ulaşır ve bu ışınlar biyolojik çeşitliliği olumsuz etkiler ve canlıların bağışıklık sistemini bozar. Flora klora karbon gibi itici ve soğutucu olarak kullanılan gazların kullanılmaması konusu Brezilya'da ulusların imzasına açılmış ve iki ülke bu antlaşmayı imzalamıştır. Bu ülkeler Türkiye ve 1- Havanın Canlılar İçin Önemi * 1- Canlılar havasız yaşayamaz. 2- Solunum için bazı canlılar insanlar ve oksijenli solunum yapan canlılar oksijene ihtiyaç duyarlar. Havadaki oksijen, suya ve toprağa geçer, buradaki canlılarda oksijen kullanır. 3- Yeşil bitkiler, fotosentez yaparken havadaki karbondioksiti kullanır ve oksijen üretir. 4- Havanın azotu bazı bitkiler tarafından, azot bağlayıcı bakteriler yardımıyla alınarak protein yapımında kullanılır. Canlıların temel yapısını proteinler oluşturduğu için önemlidir. 5- Havadaki su buharı canlılar için gereklidir. 2- Hava Kirliliğinin Etkileri * 1- Solunum sistemi hastalıklarına neden olur. Astım, bronşit, akciğer kanseri. 2- Yeşil alanlar yok olur, tarım ve hayvancılık olumsuz etkilenir. 3- Dolaşım sistemi hastalıklarına neden olur. Kalp yetmezliği, damar tıkanıklığı. 4- Kağıt, kumaş, sanat eserleri, tarihi kalıntılar, araçlar ve evlerin yıpranmasına neden olur. 5- Kirli havada biriken kurşun oranı saçların dökülmesine neden olur. 3- Hava Kirliliğinin Önlenmesi * 1- Sanayi tesisleri katı, sıvı ve gaz atıklarını arıtarak doğaya bırakmalıdır. Yönetim bu gereçler için sanayi kuruluşlarına uzun vadeli ve düşük faizli krediler vererek kontrolü çevre örgütlerine devir etmelidir. 2- Havayı kirletmeyen doğal gaz, rüzgar, güneş enerjisi ve nükleer enerji gibi enerji kaynakları desteklenmelidir. 3- Bacalardan ve egzozlardan çıkan gazlar, yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak zararsız hale getirilmelidir. 4- İnsanların yeşil bitkileri ve ormanları kullanmaları sağlanarak, yeşil alanlar çoğaltılmalıdır. Evlerin çevrelerinin beton duvarlarla çevrilmesi yasaklanarak, belediyeler aracılığı ile mülklerin yeşil bitkilerle sınırlandırılması sağlanmalıdır. SORU 1- Asit yağmurlarının çevremiz üzerindeki olumsuz etkileri nelerdir? 2- Sera etkisi hayatımızı nasıl etkiler? 3- Asit yağmurları, sera etkisi ve ozon tabakasının delinmesi gibi Dünya’yı etkileyen bu çevre problemleri ülkemizi nasıl etkilemektedir? b Su Kirliliği Sanayi kuruluşlarının ve enerji üretim santrallerinin atıkları, nüfus artışı, şehirleşme, deniz taşımacılığı ve kazalar, asit yağmurları, foseptikler, çöplükler, tarımda kullanılan ilaçlar, doğal ve yapay gübreler su kirliliğine neden olur. Su kirliliği, tüm canlıların hayatını tehlikeye sokar. İçme ve kullanma suları daima temiz olmalıdır. Su kirliliğinden dolayı deniz, göl ve akarsularda her türlü üretim düşer, içme ve kullanma suyu bulmakta güçlük çekilir, suya bağlı ekosistemlerde doğal denge bozulur. Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili olduğundan deniz kirliliği de önem taşımaktadır. Sakarya ve Gediz Nehirleri, Akşehir Gölü ve Tuz Gölü, İzmit ve İzmir Körfezleri ile Marmara Denizi ülkemizde su kirliliğinin görüldüğü yerlerdendir. SORU 1- Ülkemizdeki su kirliliği Dünya’yı nasıl etkilemektedir? 2- Su kirliliğine nasıl çözüm bulunabilir? c Toprak Kirliliği Yerleşim alanlarından çıkan atıklar ve çöpler, sanayi atıkları, egzoz gazları, kimyasal organik ve mineral gübreler, tarımla mücadele ilaçlarının kullanımı, yanlış arazi kullanımı, su ve rüzgar erozyonu, ile ulaşım ağı toprak kirliliğine neden olur. Bir yerde belirli kalınlıktaki toprağın oluşabilmesi için milyonlarca yıl geçmesi gerekmektedir Bunun için doğal kaynaklardan biri olan toprağın çok iyi korunması gerekir. Son yıllarda yirminci yüzyılın başından itibaren modern tarıma geçilmesi ve sanayileşmenin hızlanması ile birlikte, toprak kirliliği de bir çevre sorunu olarak ortaya çıkmıştır. Toprak kirliliği ürün kalitesinin düşmesine, topraktaki organik ve inorganik maddelerin azalmasına ve dolayısıyla ekosistem dengesinin bozulmasına yol açabilmektedir. SORU 1- Toprak kirliliği hangi çevre sorunlarını beraberinde getirir? 4- Çevre Kirliliğinin Sonuçları Çevre kirliliği sonucu; 1- Dünya’nın coğrafyası değişir. 2- Dünya’nın iklimi değişir. 3- Erozyonlar oluşur ve toprağın verimini düşürür. 4- Su kaynakları azalır ve kurur. 5- Enerji kıtlığı başlar. 6- Biyolojik çeşitlilik canlı çeşitliliği azalır. 7- Beslenme sorunu doğar. 5- Çevreyi Korumak İçin Alınacak Önlemler 1- Sanayileşmede çevreye zarar vermemek için gerekli tedbirlerin alınması gerekir. 2- Canlı türlerinin ve nesillerinin devamının sağlanması gerekir. 3- Bilinçli tarım yapılması gerekir. 4- Ormanların yok edilmemesi gerekir. 5- Su kaynaklarının kirletilmemesi gerekir. 6- Geri dönüşümlü ürünlerin kullanılması gerekir. 7- Tüketim maddelerinin geri dönüştürülebilecek şekilde kullanılması gerekir. 8- Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması gerekir. 9- Yenilenemez enerji kaynaklarının kullanılmaması gerekir. 10- Eğitime önem verilmesi ve tutumlu olunması gerekir. 11- Sürdürülebilir kalkınma yapılması gerekir. 2- Uluslararası düzeyde çevreyle ilgili faaliyet gösteren önemli kuruluşlardan bazıları; • Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı UNDP • Dünya Meteoroloji Teşkilatı WMO • Dünya Sağlık Teşkilatı WHO 3- Ülkemizde çevreyle ilgili faaliyet gösteren önemli kuruluşlardan bazıları; • Çevre Bakanlığı • Tübitak • Türkiye Ormancılık Derneği • Türkiye Bitki Koruma Derneği • Türkiye Erozyonla Mücadele • Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı TEMA • Türkiye Çevre Eğitim Vakfı 4- Zoolog Hayvanların anatomik ve fizyolojik özelliklerini inceleyen, onları özelliklerine göre sınıflandıran ve çeşitli etmenlerin hayvanlar üzerindeki etkilerini araştıran kişilere zoolog denir. Zoologlar araştırmacı veya uygulayıcı olarak görev yaparlar. Araştırmacı olarak çalışan zoolog; yeryüzündeki hayvanların yaşayışlarım, doğal ortamları içinde gözlem yolu ile inceler. Hayvanların anatomik ve fizyolojik özelliklerini laboratuarlarda inceler ve elde edilen verilere göre hayvanları sınıflandırır. Hayvanların evrimini, fosilleri inceleyerek araştırır. Uygulama alanında çalışan zoolog; çeşitli ilaçların hayvanlar üzerindeki etkisini deneysel olarak inceler, tarımda böcekler ve diğer zararlı hayvanlarla mücadele yöntemleri geliştirir, milli parklardaki hayvanlar için uygun ortamlar oluşturulmasına çalışır, ülke dışına çıkarılmaya ya da yurt dışından getirilmeye çalışılan hayvan türleri konusunda görüş bildirir, hastanelerde doku ve hücre incelemeleri yapar. Zoolog olmak isteyenlerin üst düzeyde genel yeteneğe sahip, doğayı seven, canlılarla uğraşmaktan hoşlanan, meraklı ve iyi bir gözlemci, fen bilimlerine özellikle biyolojiye ilgili ve bu alanda başarılı, sabırlı, araştırmacı ve bilimsel meraka sahip ve estetik anlayışı yüksek kimseler olmaları gerekir. Zoologlar çalışmalarını laboratuarda ve açık havada yürütürler. Çalışırken biyologlarla, ziraat mühendisleriyle, veteriner hekimlerle, kimyagerlerle ve kimya mühendisleri ile iletişim halindedirler. Biyoloji ayt konu anlatımı, Biyoloji tyt konu anlatımı , Biyoloji yks konu anlatımı… Merhaba arkadaşlar sizlere bu yazımızda Güncel Çevre Sorunları hakkında bilgi vereceğiz. Yazımızı okuyarak bilgi edinebilirsiniz.. Güncel Çevre Sorunları Hava Kirliliği Su Kirliliği Toprak Kirliliği Gürültü Kirliliği Işık Kirliliği Besin Kirliliği Radyoaktif Kirlilik Yeryüzünde yaşayan canlıların hayat boyunca etkileşim halinde bulunduğu ortam çevre olarak adlandırılır. Canlı ve cansız varlıkların etkileşim halinde olduğu sınırları belirli yaşama ortamlarına ise ekosistem denir. İnsanların doğal ekosistemleri barınma, beslenme ve diğer amaçları için kullanılmasına bağlı olarak çevre Zarar görür ve çevre kirliliği dediğimiz durum oluşur. Hızlı nüfus artışı ve kentleşme, teknolojinin ilerlemesi gibi olaylar doğal kaynaklarımızı tehdit etmekte ve çevrenin hızla bozulmasına, kirlenmesine neden olmaktadır. Bu kirlenme ise doğal kaynakların dönüşümsüz olarak azalmasına, belki bir gün bitmesine neden olmaktadır. Çevre kirlenmesine neden olan maddelere atık ,atıkların bırakıldığı yere ise alıcı ortam denir. Hava Kirliliği Atmosferde toz, duman, gaz, koku ve su buharı şeklinde bulunan kirleticilerin insanlara ve diğer canlılara zarar verebilecek miktara yükselmesidir. Hava kirliliğine kükürt dioksit, azot oksitler, hidrojen florür, aldehitler, hidrokarbonlar, katranlar ve radyoaktif gazlar sebep olur. Hava kirliliğinin yoğunluğu; insan, hayvan ve bitkilerin sağlığı ile yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiler. Hava kirliliğine sebep olan toz partiküller, solunum güçlüğü meydana getirebilir. Güneş ışınlarının bir kısmını tutarak insan vücudunda doğal yolla D vitamini oluşumunu engeller buna bağlı olarak raşitizm hastalığı ve tüberkülozun yayılmasına aracılık eder. Ayrıca toz partiküller, bitkilerin yapraklarını kaplayarak solunum ve buharlaşmayı engeller. Yaprakların fizyolojik işlevlerine zarar verir. Havada toz hâlinde bulunan ağır metal parçacıkları ise sindirim sistemi bozukluklarına, akciğer kanserine yol açabilir. Karbon Ayak İzi; Bireyin atmosfere salınımına neden olduğu bir yıllık CO2 miktarıdır. Karbon ayak izi genellikle bir yıllık zaman dilimi için hesaplanır. Genellikle ton ya da kg olarak ifade edilir. Örneğin bilgisayarınızı 32 saat çalıştırmanız atmosfere 1 kg CO2 eklenmesine neden olur. Bu koşullarda daha az zarar görmek için öncelikle bireylerden başlamak üzere yeryüzündeki bütün toplumlar gibi bizim de karbon ayak izimizi küçülterek üretim ve tüketimdeki dengeyi ayarlamamız gerekmektedir. Karbon ayak izimizi nasıl azaltırız? – Kulanım halinde olmayan ve elektrik tüketen her şeyin kapalı tutulması – Isınma ve duşta minimum sıcaklıkta su kullanımı – Su vb. doğal kaynakları yeterli düzeyde kullanmak, – Evinizde iyi bir yalıtım sistemine sahip olmak, hem cebinize hem de doğaya karşı oldukça faydalıdır. – Enerji tasarrufu özelliği taşıyan ev gereçleri kullanmak başlangıçta biraz maliyetli olsa da sonradan sizi hem karlı hem de doğa dostu yapar. – Bir sebze ya da meyveyi mevsimi dışında tüketiyorsanız, onun üretilmesi için doğal olmayan ve gereğinden çok fazla enerji kullanıldığından emin olabilirsiniz. Su Kirliliği Otobiyolojik temizlenme Su kaynağı içinde bulunan kirleticilerin yine aynı kaynakta yaşamını sürdüren canlılar ve oksijenin etkisiyle zararsız hâle gelmesidir. Ancak günümüzde artan nüfus ve tüketime bağı olarak akarsu kaynaklarına karışan kirleticilerin miktarı da artmıştır. Bu durum otobiyolojik temizlenmenin yetersiz kalmasına ve su kirliliği sorununun ortay çıkmasına neden olmuştur. Su kirliliği su kaynağının kimyasal, fiziksel, bakteriyolojik, ekolojik özelliklerinin olumsuz yönde değişmesidir. Su ayak izi, tükettiğimiz mal ve hizmetlerin üretimi için ihtiyaç duyulan su miktarını ölçen temel göstergelerden biridir. Yeme, içme, temizlik, kişisel bakım gibi ihtiyaçlarımız için kullandığımız su, buz dağının sadece görünen yüzü. Kullandığımız ürünler üretilirken hatırı sayılır miktarda su tüketiliyor. Sudaki ayak izimiz de tüm bu kriterler hesaba katılınca ortaya çıkıyor. Su Ayak İzimizi Nasıl Küçültürüz? – Öncelikle ev ve ofislerimizde su tasarrufuna yardımcı olan uygulamaları benimsememiz şart. – Kullandığımız ürünleri bilinçli seçerek, atıklarımızı geri dönüştürerek, sadece su değil enerji tasarrufuna da dikkat ederek; özetle sürdürülebilir bir hayat kurarak sudaki ayak izimizi azaltmak mümkün. – Tarımsal üretimde damla sulama gibi yöntemlerin kullanılması. – Sanayide suyun verimli kullanılmasıysa, birbiriyle ilişkili pek çok sektörde tasarrufu tetikliyor. – Evde musluğu açık bırakmayın, diş fırçalarken ve traş olurken suyu kapatın, gereksiz yere sifon çekmeyin, su kaçaklarını engelleyin, düşük akımlı duş başlığı kullanın, daha kısa duş alın, bulaşıkları makinede yıkayın, atık yağları belediyelerin gösterdiği yere bırakın, ekolojik deterjan kullanın, atık pilleri özel toplama yerlerine bırakın, plastik ambalaj ve tüketimini azaltın, kullanılmayan ilaçları atık ilaç toplama noktalarına teslim ediniz. Toprak Kirliliği Toprak kirliliği, topraktaki zehirli kimyasalların atıkların veya kirleticilerin insan sağlığı ve/veya ekosistem için risk oluşturacak kadar yüksek konsantrasyonlarda varlığı olarak tanımlanır. Toprakta doğal olarak bulunan kirleticilerin seviyeleri doğal olarak bulunması gereken seviyeleri aşarsa, toprak kirliliğinden bahsedilebilir. Toprak kirliliğinin Önemli Sebepleri – Hava ve suları kirleten maddeler toprağın kirlenmesine de etki eder. – Toprak kirliliğine neden olan etmenlerin başında tarım ilaçları gelmektedir. – Ev, işyeri, hasta hane ve sanayi atıkları – Radyoaktif atıklar – Hava kirliliği oluşan asit yağmurları – Gereksiz yere aşırı yapay gübre ve ilaçlama yapılması – Hızlı nüfus artışı – Endüstriyel atıkların toprağa karışması, Toprak kirliliğini önlemek için; – Verimli tarım topraklarında yerleşim ve sanayi alanları kullanılmamalı – Yeşil alanlar artırılmalı – Ev ve sanayi atıkları, toprağa zarar vermeyecek şekilde toplanıp depolanmalı ve toplanmalı, – Yapay gübre ve tarım ilaçlarının kullanılmasında yanlış uygulamalar önlenmeli, – Nükleer enerji kullanımı bilinçli şekilde yapılmalıdır. Gürültü Kirliliği Rahatsız edici ve sağlığı olumsuz etkileyici ses biçimi olarak tanımlanır. Ulaşım araçları, endüstri kuruluşları ve eğlence araçları tarafından meydana getirilen rahatsız edici sesler bu kirliliğin temel ögelerini oluşturur. Gürültü; insanlarda fiziksel, fizyolojik ve psikolojik rahatsızlıklar meydana getirir. Kılcal damarların daralmasına, kan basıncının artmasına, kalp atışı, kan dolaşımı ve solunum rahatsızlıklarının meydana gelmesine neden olabilir. Dikkat eksikliğine neden olarak iş gücü verimini düşürebilir. Mide hastalıklarına, işitme kayıplarına, hormon dengesizliklerine ve kas gerilmelerine neden olabilir. Gürültü kirliliğini azaltmak için; – Hava alanlarının, endüstri ve sanayi bölgelerinin yerleşim bölgelerinden uzak yerlerde kurulması, – Motorlu taşıtların gereksiz korna çalmalarının önlenmesi, – Kamuoyuna açık olan yerler ile yerleşim alanlarında elektronik olarak sesi yükseltilen müzik aletlerinin çevreyi rahatsız edecek seviyede olmasının önlenmesi, – İşyerlerinde çalışanların maruz kalacağı gürültü seviyesinin en aza indirilmesi, – Yerleşim yerlerinde ve binaların içinde gürültü rahatsızlığını önlemek için yeni inşa edilen yapılarda ses yalıtımı sağlanması, – Radyo, televizyon ve müzik aletlerinin evlerde rahatsızlık verecek seviyede seslerinin yükseltilmemesi gerekmektedir. Işık Kirliliği Işık kirliliği, yanlış yerde, miktarda, yönde ve zamanda ışık kullanılmasıdır. İnsanın algılar yoluyla edindiği bilginin %95’ini görme duyusu ile aldığından önemlidir. Işık kirliliği farklı şekillerde gerçekleşir; “ışık taşması”, “kamaştırıcı ışık”, “aşırı ölçüde ışık”, “gökyüzü aydınlatmaları”, şeklinde gruplandırılır. Besin Kirliliği Bir su kirliliği biçimi olan besin kirliliği, aşırı besin girdisi ile kirlenmeye işaret eder. Genellikle azot veya fosfor içeren besin maddelerinin alg büyümesini teşvik ettiği yüzey sularının ötrofikasyonunun birincil nedenidir. Besin kirliliği kaynakları arasında çiftlik tarlaları ve meralardan yüzey akışı, fosseptik ve besleme alanlarından deşarjlar ve yanma emisyonları sayılabilir. Fazla besinler potansiyel olarak aşağıdakilere yol açacak şekilde özetlenmiştir Nüfus etkileri alglerin aşırı büyümesi çiçek açar Topluluk etkileri tür kompozisyonu değişimleri baskın taksonlar Ekolojik etkiler gıda ağında değişiklikler, ışık sınırlaması Biyojeokimyasal etkiler aşırı organik karbon ötrofikasyon; çözünmüş oksijen eksiklikleri çevresel hipoksi; toksin üretimi İnsan sağlığına etkileri içme suyunda aşırı nitrat mavi bebek sendromu ; içme suyunda dezenfeksiyon yan ürünleri Biyoçeşitlilik etkileri aşırı yosun çiçeklenmesi. Radyoaktif Kirlilik Radyasyon, elektromanyetik dalgalar ve parçacıklar biçimindeki enerji yayılımı ya da aktarımıdır. Radyoaktif maddeler parçalanarak çevreye alfa α, beta β ve gama γ gibi ışınlar yayar. – Bu ışınlardan gama bütün vücuda zarar verirken alfa ışınları derinin dış yüzeyine etki eder. Beta ışınları ise deri ve deri altı dokusuna zarar verir. – Radyasyona nükleer ışıma maruz kalmış canlılarda ortaya çıkan sorunların başında kanser ve sakat doğumlar gelir. Radyasyon doku hasarlarına da neden olabilir. – Radyasyon etkisi canlılarda mutasyona neden olabilir. – Bitkilerde de anormal büyümelere neden olmaktadır. – Kablosuz internet ağları, cep telefonları, ortamda radyoaktif dalgalar oluşturan araçlar, birçok canlı hücreyi doğrudan etkilediği ve genlerin yapısında bozulmaya neden olduğu yapılan araştırmalarla belirlenmiştir. Radyasyondan korunmak için alınabilecek önlemler – Özel giysiler kurşun önlük, özel maske kullanılmalı, – Radyasyon kaynağından uzak durulmalı, en kısa sürede radyosyonlu ortam terk eidlmeli – Radyasyonlu cihazlarla yapılan teşhis ve tedaviye sık sık başvurulmamalı – Nükleer santrallerde kazalara karşı gerekli önlemler alınmalı, bu santrallerden çıkan atıklar güvenli bir yerde depolanmalı – Yurt dışı kaynaklı nükleer atıkların denizlerimize atılması önlenmeli – Dünyada nükleer silah denemeleri yasaklanmalı – Ozon tabakası korunmalıdır. Çevre sorunlarının sebepleri nelerdir, dünyadaki çevre sorunları nelerdir, Türkiye’deki çevre sorunlarının nedenleri nelerdir, ekosistemi bozan etkenler nelerdir, ekosistem neden bozuluyor, ekosistem dengesini bozan faktörler sorunları, insanların yaşadığı problemlerden biridir çevre sorunlarının yani ekosistemlerdeki bozulmaların bir kısmı doğal yolla, bir kısmı da insan etkisiyle oluşur. İnsanlara ve ekosistemlere zarar veren doğal kaynaklı bozulmalar, su, toprak ve hava hareketleriyle oluşur. Su taşkınları, depremler, erozyon, volkanik hareketler yanardağ patlamaları, fırtına, kasırga, uzun siren kuraklık ekosistemlerin bozulmasına yol açan doğal afetlerdir. Sponsorlu Bağlantılar İnsanlar, bulundukları ekosistemlerdeki çevrelerindeki canlı ve cansız varlıkları etkileyerek ekosistemlerin bozulmasına yol açarlar. İnsanlar, ekosistemlerdeki doğal varlıklarla iç içe yaşarken zamanla teknolojinin gelişmesi ve doğal kaynakların bilinçsiz kullanılması sonucu doğanın dengesi bozulmuş ve birçok çevre sorunu ortaya çıkmıştır. Hızlı nüfus artışı, bilinçsiz sanayileşme, düzensiz şehirleşme, doğal kaynakların bilinçsiz kullanılması, nükleer silahlar ve nükleer santral patlamaları, biriktirilmiş suların barajlardaki suların taşkınlara neden olması, orman tahribatı ve çığ gibi olaylar doğal denge üzerinde olumsuz etkiler yaparak çevre kirliliğine yani ekosistemlerin bozulmasına yol açan insan kaynaklı faktörlerdir. Hava kirliliği, su kirliliği ve toprak kirliliği ve nükleer kirlilik çevre kirliliği sonucu oluşan Sorunlarının ve Ekosistemin Bozulma NedenleriÇevre Kirliliğine Neden Olan İnsan Kaynaklı Faktörler1 – Orman Tahribatı Orman yangınları, ihmal, dikkatsizlik, kaçak yapılaşma ve arazi açmak için ağaçların bilinçsizce kesilmesi gibi sebepler yüzünden ormanlar tahrip olmaktadır. Bunun sonucunda ekosistemlerin doğal dengesi bozulmakta, ormanda yaşayan canlı türleri ve bu türlerin habitatları yok olmakta, toprak zenginliği kaybolmaktadır. Ülkemizde orman yangınlarının kayıtları 1937 yılında tutulmaya başlanmıştır. Bu kayıtlara göre yaklaşık 1,5 milyon hektar ormanlık alan yok olmuştur.2- ÇığYüksek yerlerdeki karların şiddetli ses etkisiyle dağın yamaçlarına yuvarlanmasına çığ denir. Eğimli arazi üzerinde birikmiş büyük kar örtüsü, yer çekimi etkisiyle kaydığında çığ oluşur. Çığ genellikle bitki örtüsü olmayan, dağlık eğimli arazilerde görülür. Çığlar beraberinde toprak, taş ve ağaçları da sökerek götürür. Bu şekilde meydana gelen aşınma ve taşınma, toprağı verimsizleştirerek canlıların yaşamını tehlikeye sokar. Çığlar, tarım alanlarının veriminin düşmesine ve su kaynaklarının kirlenmesine neden – Nükleer Silahlar ve Nükleer Santral PatlamalarıNükleer silahlar, nükleer kazalar ve bu kazalar sonunda ortaya çıkan nükleer atıklar kirlenmeye sebep olur. 1986 yılında yaşanan Çernobil Nükleer Enerji Santrali Kazası’nın yarattığı olumsuz etkiler, bu kirliliğin en canlı örneğidir. Bu olaydan ülkemizin en çok Karadeniz Bölgesi’nin etkilendiği tespit edilmiştir.4 – Biriktirilmiş Suların Taşkınlara Yol AçmasıBarajların yıkılması sonucu oluşan taşkınlar, bitki örtüsüne, ekili alanlara toprağın verimli tabakasının taşınmasına neden – Aşırı Nüfus ArtışıBir bölgedeki ya da ekosistemdeki nüfus artışını ya da azalışını o ekosistemdeki göçler, doğum ve ölüm olayları belirler. Nüfus artışının az olduğu dönemde insan tarafından çevreye verilen zarar doğal yollarla kendiliğinden düzeltilebiliyordu. Nüfus artışı fazla olduğu için; • Doğal kaynaklar aşırı kullanıldı. • Barınma amacıyla yeşil alanlar yok edildi. • Büyük kentler çevre kirliliğine yol açtı. • Araçların egzoz gazları hava kirliliğine yol açtı. • Soğutucularda kullanılan karbon maddesi ozon tabakasını inceltti. • Tarımsal alanlarda yapılan ilaçlamalar yararlı böcekleri de yok etti. • Evsel atıklar, lağım suları ve sanayi atıkları çevreyi kirletti. • Tarımda üretimi arttırmak için aşırı kullanılan gübreler çökerek toprağın ve yeraltı sularının kirlenmesine yol açtı. Sponsorlu Bağlantılar 6 – Plansız SanayileşmeNüfusun hızla artması sonucu sanayi gelişmiş ve bunun sonucu çevre hava, toprak, su zarar görmüş, kirlenmiştir. • Tarla ekmek için orman arazilerinin kesilmesi. • Artan kereste ihtiyacı nedeniyle ormanların kesilmesi. • Fabrika bacalarına filtre takılmaması. • Fazla ürün elde etmek için tarımda aşırı gübreleme ve ilaçlama yapılması. • Fabrika atıklarının arıtılmadan suya ya da toprağa verilerek su ve toprağı – Doğal Kaynakların Bilinçsiz KullanılmasıBir ekosistemdeki hava, toprak, su, hayvanlar, bitkiler, yeraltı zenginlikleri ve doğal güzellikler o ekosistemdeki doğal kaynakları oluştururlar. Doğal kaynakların bilinçsiz kullanılması çevre kirliliğine yol açar. • Kimyasal ve biyolojik silahların kullanılması. • Gereksiz tarım ilaçları ve böcek öldürücülerin kullanılması. • Soğutucuların ve spreylerin fazla kullanılması. • Ev ve sanayi atıklarının çevreye dağılması. • Nükleer silahların ve radyasyona yol açan maddelerin kullanılması. • Kalitesiz fosil yakıtların kömür, petrol, doğal gaz kullanılması.

çevre sorunlarının oluşumunda insan etkisine örnekler veriniz