Dn29. Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır. Vektub lenâ fî hâżihi-ddunyâ haseneten vefî-l-âḣirati innâ hudnâ ileykec kâle ażâbî usîbu bihi men eşâ/us verahmetî vesi’at kulle şey-/inc feseektubuhâ lilleżîne yettekûne veyu/tûne-zzekâte velleżîne hum bi-âyâtinâ yu/minûneŞu dünyada da iyilikler ver bize, ahirette de ve şüphesiz ki sana yöneldik biz. Tanrı, dilediğimi azabıma uğratırım dedi, fakat rahmetim, her şeyi kaplamıştır da çekinenleri, zekat verenleri ve ayetlerime inananları rahmetime mazhar ederim. “Rabbim Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, şüphesiz ki biz Sana yöneldik” diye dua etti. Allah da buyurup Dedi ki "Azabımı dilediğime müstahak olana isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır; onu iyilik ve güzellikleri Rabbinden korkup kötülükten vazgeçenlere müttakilere, zekâtı verenlere ve Bizim ayetlerimize gönülden iman edenlere ve İslam’ın gereğini yerine getirenlere yazacağım ki bu onların hakkıdır."Bizim için bu dünyada da, ahirette de iyi olanı yaz. Bak işte, pişmanlık içinde sana yöneldik.” Allah şöyle karşılık verdi “Azabıma dilediğim kimseyi uğratabilirim. Ama rahmetim herşeyi kuşatmıştır. Bunun içindir ki o rahmetimi, yolunu Allah ve kitap ile bulanlarla, arınmak için verilmesi gereken zekatı veren ve ayetlerimize inanan kimselere ayıracağım.”“Bize bu dünyada bir bayrak altında yaşamayı, sağlıklı olmayı, zenginliği, sâlih ameller işlemeyi, iyilikler yapmayı, âhirette, ebedî yurtta da mükâfatlandırılmayı divan defterine yaz. Biz isyandan vazgeçtik, tevbe ederek sana yöneldik." dedi. Allah “Azâbım var, sünnetim, düzenimin yasaları ve irademin tecellisi içinde onu dilediğime isabet ettiririm. Rahmetim de var, her şeyi kucaklamıştır. Rahmetimi bana sığınanlar, emirlerime yapışanlar, günahlardan arınıp, azaptan, sağlıklarının bozulmasından, hastalıklardan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananlar, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olanlar, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı verenler, özellikle âyetlerimize iman edenler için vâcip kılıp yazacağım.” Kur’an-ı Kerim, 6/54; 40/ için bu dünyada da ahirette de iyilik yaz. Biz sana yöneldik." Allah dedi ki "Azabıma dilediğimi uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onu sakınan, zekatı veren ve ayetlerimize iman edenlere bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, şüphesiz ki biz Sana yöneldik. Dedi ki 'Azabımı dilediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır; onu korkup-sakınanlara, zekatı verenlere ve bizim ayetlerimize iman edenlere yazacağım.'Bize, hem bu dünyada bir iyilik, hem de âhirette bir iyilik ver. Gerçekten biz tevbe edip sana döndük. Allah şöyle buyurmuştur “- Ben azabımı kullarımdan dilediğime isabet ettiririm. Rahmetim dünyada her şeyi kuşatmıştır mümine de kâfire de şamildir. Fakat âhirette onu, küfürden sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize iman etmiş olanlara has kılacağım.”“Bu dünyada da bize güzellik buyur, ahirette de. Biz sana döndük.” dedi. Allah da “Azabımı istediğime indiririm. Rahmetim de her şeyi kuşatmıştır. O rahmetimi, ayetlerimize inananlar, zekâtı verenler ve özlerini koruyanlara nasip edeceğim.“Bize, bu dünyada da âhirette de iyilik yaz. Şüphesiz biz sana yöneldik.” Allah buyurdu ki “Kimi dilersem, onu azabıma uğratırım; rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Ayrıca rahmetimi, sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım.”[141][141] Velî kavramı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VII, için hem bu dünyada, hem de öbür dünyada iyilik yazasın, bizler sana yöneldik», Allah buyurdu ki Dilediğim kimseyi azabıma uğratırım, benim rahmetim her şeyi kaplamıştır, ben onu sakınçlara, zekâtını verenlere, bizim âyetlerimize inanan kimselere ayıracağım»“Bize bu dünyada da ahirette de iyilik nasip et! Şüphesiz ki biz tevbe edip sana yöneldik.” Allah buyurdu ki “Ben, eylemlerine göre dilediğim kimseyi azabıma uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onu Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara, zekâtı verenlere ve ayetlerimize inananlara nasip edeceğim.”"Bize bu dünyâda ve âhiretde iyilik ihsân it. Biz sana müntehî olan tarîk-i müstakîmindeyiz" Allâh buyurdu ki "Benin ’azâbım kime ister isem âna râci’ olur. Benim rahmetim her şeyi ihâta ider. Ânı korkanlara, zekât virenlere ve âyâtımıza inananlara hasr idiyorum."156,157. "Bu dünyada ve ahirette bizim için güzel olanı yaz; biz Sana yöneldik" dedi. Allah "Azabıma dilediğim kimseyi uğratırım, rahmetim herşeyi kaplamıştır; bunu Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, zekat verenlere, ayetlerimize inanıp, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları, okuyup yazması olmayan peygambere uyanlara yazacağız. O peygamber, onlara, uygun olanı emreder ve fenalıktan meneder, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılar, onların ağır yüklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir. Bu peygambere inanan, hürmet eden, yardım eden, onunla gönderilen nura uyanlar yok mu? İşte onlar saadete erenlerdir" dedi.*“Bizim için bu dünyada da bir iyilik yaz, ahirette de. Çünkü biz sana varan doğru yola yöneldik.” Allah, şöyle dedi “Azabım var ya, dilediğim kimseyi ona uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kapsamıştır. Onu, bana karşı gelmekten sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım.”Bize, bu dünyada da iyilik yaz ahirette de. Şüphesiz biz sana döndük.» Allah buyurdu ki Kimi dilersem onu azabıma uğratırım; rahmetim ise her şeyi kuşatır. Onu, sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım."Bu dünyada da bizim için iyilik yaz, ahirette de... Biz sana yöneldik." Dedi ki "Azabım dilediğim kimseye dokunacaktır. Rahmetim ise her şeyi kapsamıştır; onu özellikle erdemli bir hayat sürenlere, zekatı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım."Zekat'ın önemi vurgulanıyor. Zekatın miktarı 2219; 1726, 29 ayetlerinde, ne zaman verileceği 6141, kimlere verileceği 2215, nasıl verileceği 2274... Devamı.."Ve bize hem bu dünyada bir iyilik yaz, hem de ahirette. Biz gerçekten de tevbe edip senin hidayetine döndük." Buyurdu ki, azabım var, onu dilediğime isabet ettiririm, rahmetim de vardır , o ise her şeyi kaplamış ve kuşatmıştır. Onu da özellikle korunanlara, zekatını verenlere ve âyetlerimize inananlara mahsus bize hem bu Dünyada bir hasene yaz hem Âhırette, biz sana cidden tevbe ile rücua geldik. Buyurdu ki azâbım, onunla dilediğimi musâb kılarım, rahmetim ise her şey'e vâsi'dir, ileride onu bilhâssa onlar için yazacağım ki korunurlar ve zekât verirler, hem onlar ki âyetlerimize iyman ederlerBize, bu dünyada da ahirette de iyilik yaz. Biz Sana yöneldik. Allah “Azabıma dilediğimi¹ uğratırım, rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onu, takva sahibi olanlara², zekâtı verenlere³ ve ayetlerimize inanlara yazacağım.” Azabı gerektirecek “şey”ler yapana azap ederim; bağışlanmayı gerektirecek “şey”ler yapanı bağışlarım. Azabı hak edeni azaplandırır, bağışlanmayı ha... Devamı..Dünyâda da, âhiretde de bize iyilik yaz. Biz hiç şübhesiz tevbe ederek sana döndük». Buyurdu Ben azabıma kimi dilersem onu dûçâr ederim. Benim rahmetim ise her şey'i kuşatmışdır. Onu rahmetimi, küfürden, masıyetden sakınmakda, zekâtı vermekde, bir de âyetlerimize îman etmekde olanlar yok mu? işte onlara has olmak üzere tesbît edeceğim».Ve Mûsâ “Bize bu dünyada da, âhirette de iyilik yaz; şübhesiz ki biz sana yöneldik.” dedi. Allah ise buyurdu ki “Azâbımı, kötülük yapanlardan dilediğime isâbet ettiririm. Rahmetim ise herşeyi kaplamıştır. Fakat âhirette onu günahlardansakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize îmân edenlere yazacağım!”“Rabbimiz Bize bu dünyada ve ahirette güzellikler yaz. Biz, yalnızca sana yöneldik” dedi. Allah dedi ki “Azabım dilediğim kimselere isabet edecektir. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Rahmetimi korunanlara, mallarından zekâtı verenlere yazacağım. İşte böyleleri ayetlerime inanan kimselerdir.”Bu dünyada da, öbür dünyada da bize iyilikler yaz. Gerçekten biz Senin yolundayız." Allah buyurdu "Ben azabımı kime dilersem ona değdiririm. Benim esirgeyiciliğim her nesneyi kaplayıcıdır. Yarın Ben bu esirgeyiciliğimi o kimseler üzerine yazacağım ki onlar sakınırlar, zekat verirler, hem de o kimseler Bizim belgelerimize dünyada da, âhirette de bizim için iyilik yaz, biz, sana döndük». Allah dedi — Ben dilediğim kimseyi azabıma düçar ederim. Benim merhametim herşeyi kuşatmıştır. Ben rahmetimi sakınıp zekât verenler, âyetlerimize inananlar için yazacağım.“Bizim için bu dünyada da ahirette de iyilik yaz/nasip et. Biz Sana yöneldik” dedi. Allah buyurdu “Azabıma dilediğim kimseyi uğratırım, rahmetim her şeyi kapsamıştır. Onu, sorumluluk bilincinde olanlara, yardımlaşarak arınanlara [zekât] ve ayetlerimize inananlara yazacağım/ nasip edeceğim.”“Bu dünyada ve ahirette bizim için iyilik yaz ve şüphesiz biz sana doğru hidayete erdik” dedi. Allah dedi ki “Azabımı dilediğim kimseye uğratırım ve de rahmetim her şeyi kaplamıştır. Rahmetimi takva sahiplerine, zekât verenlere ve ayetlerimize iman edenlere yazacağız.”“Bize hem bu dünyada, hem de âhirette iyilikler ve güzellikler nasip eyle; çünkü biz, affını ümit ederek yalnızca Sana yöneldik!”Buna karşılık Allah, şöyle buyurdu “Azâbımla, kullar arasından dilediklerimi cezalandırırım; rahmetime gelince, o her şeyi tamamen kuşatmıştır. Onu, dürüst ve erdemlice bir hayat sürerek kötülüğün her çeşidinden korunanlara, zekâtını verenlere ve ayetlerime yürekten inananlara nasip edeceğim.“Bize bu Dünya’da da, Âhiret’te de iyilik / güzellik yaz! Biz, sana yöneldik”. Dedi ki -“Dileyeceğim kimselere azabımı isabet ettiririm. Benim rahmetim her şeyi kapsamıştır. Onu yazacağım, âyetlerimize iman edenlere, sakınıp korunanlara, Zekât’ı verenlere!"Ya Rab! bize hem bu dünyada hem öbür dünyada iyilik yazıver. Kapına geldik ya Rab!. " Allah " Sevgili Musa! Evet ben, istediğimi tutup yere çalarım ama, benim her şeyi sarıp sarmalayan bir sevgim var. Çünkü kendisini sağlama alanları, zekatı verenleri, sözlerimize yürekten inananları sevip kucaklamak, benim görevimdir. " “Bize bu dünyada da iyilik yaz ahirette de! Şüphesiz biz sana döndük.” Allah buyurdu ki “Kimi dilersem onu azaba uğratırım! Rahmetim her şeyi kuşatır. Mükâfatımı ayetlerime inanarak kendilerini arındıranlara yazacağım! Unutmayın ki ayetlerim sizi her türlü pislikten arındırır. Sizi tertemiz yapar. İçinizdeki kötü düşünceleri hayatınızdaki kötülükleri size gösterir. Kötü düşüncelerden kötü davranışlardan arındıkça temizlenir güzel bir insan olursunuz.”Bizim için bu dünyada da iyilik yaz, ahirette de! [*] Şüphesiz ki biz sana yöneldik.” Allah da şöyle demişti “Dilediğime layık olana azap ederim. Merhametim ise her şeyi kapsamıştır [*] ve onu [takvâ]lı duyarlı olanlara, zekâtı verenlere ve ayetlerimize inananlara ayet Bakara 2201. ayetle birlikte okunmalıdır.,Bu cümle Enâm 612, 54 ve 147 ile okunmalıdır.Ve devamla “Ve bize hem bu dünyada, hem de ahirette iyilik yapmayı nasip et. Biz gerçekten Sana yöneldik.” dedi. Bunun üzerine Allah “Ben kimi dilersem, azabımı ona isabet Rahmetime gelince o her şeyi Fakat ileride onu sadece Benden hakkıyla sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara ayrıca nasip edeceğim.” “Azabın isabetinin” geniş zamanla ifâde edilmesi; Rahmetin asıl olup, azabın asıl olmadığını ve azabın, ancak hak edilirse verileceğini göstermekted... Devamı..Bizim için bu dünyada da, ahirette de iyi ve güzel olanı yaz. Bak işte, pişmanlık içinde Sana yöneldik!” [Allah] şöyle karşılık verdi “Azabıma dilediğim kimseyi uğratabilirim, ama rahmetim her şeyi kuşatır, ¹²³ bunun içindir ki onu Bana karşı sorumluluk bilincine sahip olan, arınmak için verilmesi gerekeni veren ve ayetlerimize inanan kimselere pay olarak ayıracağım;123 Karş. 612 ve ilgili 10. not ve keza 6 bu dünyada ve ahirette iyilik yaz; biz pişmanlık içinde sana yöneldik. Allah da buyurdu ki – Hak eden kimseyi cezalandırabilirim, ama rahmetim her şeyi kuşatmıştır, rahmetimi sorumlu davrananlara, zekâtı verenlere ve ayetlerimize inanıp güvenen müminlere yazacağım. 2/201, 3/53- 181, 21/94, 43/19Bizim için bu dünyada da tarifsiz güzellikler yaz, âhirette de; işte biz, pişmanlık içinde Sana sığındık!” Allah buyurdu ki “İstediğim kimseyi azabıma hedef kılabilirim, fakat rahmetim her şeyi kuşatmıştır. En sonunda o rahmetimi, kişilerin mensubiyetine değil davranışına bakarak, sorumlu davranan ve arınıp yücelmek için ödenmesi gereken bedeli ödeyen kimselerin,[¹²⁶⁸] -ki onlar âyetlerimize inanan kişilerdir- namı hesabına yazacağım;[1268] İniş zamanı tartışmalı olan Müzzemmil 20’yi görmezden gelirsek, Kur’an’ın iniş sürecinde muhtemelen zekâtın ilk geçtiği yer burasıdır. Zekâ kök... Devamı..Ve bizim için bu dünyada da ve ahirette de bir iyilik yaz. Biz muhakkak ki Sana döndük.» Buyurdu ki Azabımdır. Bununla dilediğimi mus'ab ederim. Rahmetim ise herşeyi kuşatmıştır. Onu ittikada bulunanlar ve zekâtlarını verenler ve Bizim âyetlerimize imân edenler için elbette yazacağım.»“Bize bu dünyada da, âhirette de iyilik nasib et. Biz Sana yöneldik, Senin yolunu tuttuk. ”Hak Teâlâda şöyle buyurdu “Ben dilediğim kimseyi cezalandırırım. Rahmetim ise her şeyi kaplar. Rahmetimi âhirette Allah'a karşı gelmekten korunan, zekât veren ve özellikle Bizim âyetlerimize iman edenlere nasib edeceğim. ” [40, 7; 6, 54]Bize bu dünyada da iyilik yaz, ahirette de. Biz sana yöneldik. Allah buyurdu ki "Azabıma, dilediğimi uğratırım; rahmetim ise her şeyi kaplamıştır. Onu, korunanlara, zekatı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım.""Yâ Rabbî! Bize dünyâda eyilik ve tevfîk ve âhiretde de sevâb ve cennet ihsân buyur. Biz sana tevbe ve rücû' itmişlerdeniz" didi. Allâh Te'âlâ da "Dilediğime 'azâbımı isâbet itdiririm ve rahmetim her şeyi ihtivâ ider rahmetim her şeyi şâmildir O rahmetimi ittikâ iden, zekâtı viren ve âyetlerime îmân iyleyen kimselere yazarım" buyurdı. Rahmetim bu gibilere mukarrerdir[¹][1] Mûsâ 'aleyhisselâm kıssası ber-tafsîl "Tâhâ" sûresinde dünyada bize iyilik yaz[*], Ahirette de... Biz sana yöneldik.” Allah dedi ki “Azap edeceğime, koyduğum düzene göre azap ederim. İkramım ise her şeyi kaplar. İlerisinde onu, çekinerek kendini koruyanlar ve zekât verenler ile âyetlerime inanıp güvenenlere has kılacağım.[*] كتب kelimesi yazmaktır. Allah bir ayetinde şöyle buyuyor. "Yeryüzünde veya kendinizde meydana gelen bir tek olay yoktur ki onu, ayrı bir varlık ol... Devamı..Bize bu dünyada ve ahirette iyilik yaz; biz sana yöneldik. Allah-Dilediğime azabım dokunur. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onunla ayetlerimize iman etmiş olarak korkanlar, günahtan kaçanlar ve zekat verenleri yazacağım, dedi.“Bize bu dünyada da, âhirette de güzellik yaz. Biz Senin yolunu tuttuk.” Allah buyurdu ki Ben azabı dilediğime veririm. Rahmetim ise herşeyi kaplamıştır; onu da sakınanlara, zekâtı veren ve âyetlerimize iman edenlere yazacağım."Bize hem bu dünyada güzellik yaz hem de âhirette! Dönüp dolaşıp sana geldik." Buyurdu ki "Azabıma dilediğimi çarptırırım. Rahmetime gelince, o her şeyi çepeçevre kuşatmıştır. Ben onu; sakınıp korunanlara, zekâtı verenlere, ayetlerimize inananlara yazacağım."[85a] “daħı yaz ya'nį ŝābit eyle bizüm içün uşbu dünyede eyü iş daħı āħiretde . bayıķ biz döndük senüñ yaña.” eyitti “ 'aźābum irürürin anı kime diler-isem. daħı raḥmetüm ķapladı her nesneeyi pes yazam anı anlara kim śaķınurlar daħı virürler zekātı daħı anlar kim anlar nişānlarumuza inanurlar.”Daḫı yaz bize bu dünyāda ḥasenātı, āḫiretde daḫı. Biz saña döndük. TañrıTaālā benüm aẕābumı yitişdürür‐men kime dilesem didi. Daḫı benümraḥmetüm barça nesneyi ḳaplamışdur. Yazacaḳ‐men anı benden ḳorḳanlara,zekāt virenlere daḫı. Daḫı ol kişilere kim bizüm āyetlerümüze bu dünyada da yaxşılıq yaz. Dünyada yaxşı əməllər, axirətdə Cənnət qismət elə. Biz tövbə edib bağışlanmağımızı diləyərək. Sənə tərəf hüzuruna döndük!” Allah buyurdu “İstədiyimi əzabıma düçar edərəm. Mərhəmətim hər şeyi ehtiva etmişdi. Onu Allahdan qorxub pis əməllərdən çəkinənlərə, zəkat verənlədə, ayələrimizə iman gətirənlərə yazacağam!And ordain for us in, this world that which is good, and in the Hereafter that which is good, Lo! We have turned unto Thee. He said I smite with My punishment whom I will, and My mercy embraceth all things, therefore I shall ordain It for those who ward off evil and pay the poor due, and those who believe Our revelations;"And ordain for us that which is good, in this life and in the Hereafter for we have turned unto Thee." He said "With My punishment I visit whom I will; but My mercy extendeth1125 to all things. That mercy I shall ordain for those who do right, and practise regular charity, and those who believe in Our signs;- 11261125 Allah's mercy is in and for all things. All nature subserves a common purpose, which is for the good of all His creatures. Our faculties and our ... Devamı..
Salavat-ı Beşairu'l Hayrat Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla. Bu salat, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem üzerine, imamların imamı şeyh Abdulkadir Geylani Allah bizi onun bereketiyle faydalandırsın. Âmin tarafından telif edilen Beşairu'l Hayrat - Hayırların Müjdeleri isimli salattır. Allah, Efendimiz Muhammed'e, onun ailesine ve ashabına salât ve selam eylesin. Bize iman ve İslam nimetini ihsan eden Allah'a hamd olsun. İmamların imamı, ümmetin şeyhi, seçkinlerin seyyidi, kutupların kutbu, gavsul azam seyyid Abdulkadir Geylani Hazretleri bazı din kardeşlerine dedi ki Benden bu salatı alın. Ben bu salâtı ilham yoluyla Aziz ve Celil olan Allah'tan aldım. Sonra manevi yolla bu salâtı, Peygamber sallallahu aleyhi veselleme gösterdim. Ona bu salâtın sevabını sormayı istedim, daha ona sual edemeden bana şu bilgileri verdi. Buyurdu ki bu salâtta sınırsız, garip üstün bir şey var. Bu salât, sahibini en yüksek derecelere yükseltir. Bir şey kastettiğinde düşündüğü şey zayi olmaz, Allah katında duası geri dönmez. Bu salâtı bir kere okuyan kişinin ve o mecliste bulunanların günahlarını Allah affeder. Eceli gelip ölüm anı geldiğinde ise, bu salâtı okuyan kişinin yanında dört melek hazır olur. Birincisi şeytanı kovalar. İkincisi kelime i şahadeti telkin eder. Üçüncüsü ona bardakla Kevser’den içirir. Dördüncüsü elinde cennet meyveleri dolu altından kapla ona cennetteki yerini müjdeler ve der ki “Müjde sana ey Allah'ın kulu!”. O kişi cennetteki yerine bakar, daha ruhu çıkmadan cennetteki yerini gözleriyle görür ve güven içerisinde, sevinçli ve mutlu olarak kabrine girer. Kabrinde yalnızlık ve darlık görmez, kabrinde ona kırk tane rahmet kapısı açılır. Başucuna nurdan bir kandil asılır. Kıyamet gününde o kandille diriltilir. Sağında onu müjdeleyen, solunda da ona güven veren birer melek, üzerinde de iki elbise olur. Ona üzerine bineceği seçkin bir binek verilir. Hasret ve pişmanlık çekmez. Hesabı kolay olur. Bu salâtı okuyana, sırattan geçerken cehennem şöyle seslenir "Çabuk geç ey Allah'ın azat ettiği! Muhakkak ben sana haram kılındım." Bu salatı okuyan, önce girenlerle beraber cennete girer. Ona cennette gümüşten kırk kubbe verilir. Her kubbenin içerisinde nurdan yüz çadır, her çadırın içinde kafur ağacından yapılmış bir divan, her divanda ince ipek kumaştan bir yatak, her yatakta Allah' Celle Celalühü ın en güzel surette yarattığı güzel kokulu, en uzun gecedeki ay gibi parlak, iri gözlü bir huri vardır. Bunlardan başka Allah Celle Celalühü bu salâtı okuyana gözün görmediği, kulağın işitmediği, insanın kalbine gelmeyen şeyler verir. Evliyalar Sultanı, seyyid Abdulkadir Geylani Hazretleri dedi ki Bu salâvat, yetmiş tane rahmet kapısının açılmasına ve hikmet yolundan harikaların zuhur etmesine sebep olur. Bu salavat bin tane erkek ve kadın köle azat etmekten, bin deve kesmekten, bin dinar sadaka vermekten, bin ay oruç tutmaktan daha hayırlıdır. Bu salâvatta gizli sır vardır. Bu salavat rızıkların kolaylaşmasına, ahlakların güzel olmasına, ihtiyaçların giderilmesine, derecelerin yükselmesine, günahların silinmesine, ayıpların örtülmesine, zelil kişinin saygın olmasına sebep olur. Evliyalar Sultanı, seyyid Abdulkadir Geylani Hazretleri dedi ki Bu salâvat, salih ve kâmil olan insandan başkasına verilmez herkes bu salâtı ders edinemez. Salih ve kâmil kişi olduktan sonra bu salatın ders izni ona verilir. Bu salavat özellikleri tamam olup faidelere sahiptir. Bu salâvatın sahibinin dünya ve ahiret işlerinden önemli bir işi olduğunda, bu salâvattan okuduğu bütün salâtlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin yanında ona şefaat olur. Bu salâvat, salât edenlerin salâtı içindeki ayetler yönünden zikredenlerin Kur'an'ı, vaaz edinenlerin vaazı, vesile edinenlerin vesilesidir ve bu salât, büyük Kur'an içinde Kur'an ayetleri bulunan salattır. Ben bu salâtı,Beşâiru'l Hayrat hayırların müjdeleri diye isimlendirdım. İşte kendinden bahsedilen o salâvat. Mecmuu Evradı Kadiriye s-231-232 Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi rabbil alemine Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lil mü’minîne bimâ kâlallahul azîmu ve beşşiril mü’minîne ve ennallahe lâ yudîu ecrel mü’minîne Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lizzekirîne bimâ kalâllahul azîmu fezkurunî ezkurküm üzkürullahe zikren kesiren ve sebbihuhu bükraten ve esilen hüvellezî yusallî aleyküm ve melaiketühü liyuhriceküm minezzulumâti ilânnuri ve kâna bil mü’minîne rahîma tahiyyatühüm yevme yelkavnehü selamün ve eaddelehüm ecren kerimen Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lil amilîne bimâ kâlâllahül azîmu ennî leaüdîu amele amilin minküm min zekerin evünsâ ve men amile salihan min zekerin evünsâ ve hüve mü’minun feülâike yedhulunel cennete yurzakune fihâ bigayri hisâbin allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lil evvebîne bima kâlâllahül azîmu feinnehu kâne lil evvebîne gafuren lehüm mâyeşâune inde rabbihim zalike hazâul muhsinîne allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri littevvabîne bimâ kâlâllahül azîmu innallahe yuhibbuttevvabîne ve yuhibbul mütetahhirîne ve hüvellezî yekbeluttevbete an ibâdihi ve ya’fu anisseyyiati Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmuhlasîne bimâ kâlâllahül azîmu femen kâne yercû likâe rabbihi felya’mel amelen salihan vela yüşrik biibâdeti rabbihi ehaden muhlisîne lehüddîne Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmusallîne bimâ kâlâllahül azîmu veekimissalâte innessalâte tenha anilfehşâi velmünkeri ekimissalâte ve’mur bilma’rufi venha anil münkeri vesbir alâ meâ esabeke inne zalike min azmil umuri Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilhâşiîne bimâ kâlâllahül azîmu vestainu bissabri vessalâti ve innehâ lekebiratün illa alâl haşiîne ellezîne yezunnune ennehum mülâku rabbihim ve ennehum ileyhi raciune ellezîne yezkurunallahe kıyamen ve kuuden ve alâ cunubihim ve yetefekkerune fî halkissamâvati vel ardi rabbenâ mâ halakte haze bâtilen subhaneke fekınâ azabennâri Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lissâbirîne bimâ kâlâllahül azîmu innemâ yüveffessâbirune ecrehüm bigayri hisâbin ülâikellezîne hedahümüllahü ve ülâike hüm ulul el bâb Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilhâifîne bimâ kâlâllahül azîmu velimen hâfe Mekâme rabbihi cennetâni ve emmâ men hâfe mekâme rabbihi venehennefse anil hevâ fe innelcennete hiyel me’va Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmüttakîne bimâ kâlâllahül azîmu ve rahmeti vesiat külle şeyin fesaktubuhâ lillezîne yettakune ve yu’tunezzekâte vellezînehum biayetinâ yü’minunellezîne yettabiunerrasulennebiyyel ümmiyye lehüm cezaâüddi’fi bimâ amilu vehüm fîl ğurufâti âminune Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmühbitîne bimâ kâlâllahül azîmu ve beşşiril mühbitînellezîne iza zükirâllahü vecilet kulûbühüm vellezîne yü’tune mâ atev ve kulûbühüm veciletün ennehüm ilâ rabbihim raciune Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lissabirîne bimâ kâlâllahül azîmu ve beşşirissâbirînellezîne izâ esâbethüm müsîbetün kâlu innâ lillahi ve innâ ileyhi râciune ülâike aleyhim salavatün min rabbihim ve rahmetün ve ülâike hümül mühtedune innî cezeytühümül yevme bimâ Sabarû ennehüm hümül fâizune Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilkâzimîne bimâ kâlâllahül azîmu vel kâzimînel ğayze vel âfîne aninnâsi vallahü yühibbul muhsinîne femen afâ ve aslaha ve ecruhü alâllahi innehü la yühibbuzzalimîne Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lil muhsinîne bimâ kâlâllahül azîmu ve ehsinu innallahe yuhibbul muhsinîne men câe bil haseneti felahü aşrü emsâlihâ vemen câe bisseyyiati felâ yühzâ illâ mislehâ vehüm lâ yüzlemune Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmütesaddikîne bimâ kâlâllahül azîmu ve entesaddakû hayrün leküm inküntüm ta’lemune innallahe yeczil mütesıddıkîne Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmünfikîne bimâ kâlâllahül azîmu ve mimmâ razaknâhüm yünfikune vemâ enfaktüm min şey’in fehüve yühlifühü Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril Mübeşşiri lilşâkirîne bimâ kâlâllahül azîmu veşkürü ni’metallahi inküntüm iyyâhu ta’budune lein şekertüm laezîdeneküm velain kefertüm inne azâbî leşedidun Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lissâilîne bimâ kâlâllahül azîmu feinnî karîbun ucîbu da’veteddâi izâ daânid unî estacib leküm Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lissâlihîne ülâike hümül vârisunellezîne yerisunel firdevse hüm fîhâ hâlidûne Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmusallîne bimâ kâlâllahül azîmu innallahe ve melâiketühü yusallune alennebî yâ eyyühellezîne amenu sallü aleyhi ve sellimu teslimen yü’tikum kifleyni min rahmetihi ve yec’al leküm nûren temşune bihi ve yağfir leküm vallahü ğafürün rahîmun Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmübeşşirîne bimâ kâlâllahül azîmu ve beşşirillezîne âmenu ve amilussâlihâti lehümül büşrâ fî hayâtid dünyâ ve fil âhireti lâ tebdîla likelimâtillahi zâlike hüvel fevzul azîmu Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lil fâizîne bimâ kâlâllahül azîmu vemen yütiillahe ve rasulehu fekad fâza fevzân azîman Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lizzahidîne bimâ kâlâllahül azîmu elmâlu velbanune zînetül hayâtid dünyâ vel bâkiyâtüssâlihâtü hayrün inde rabbike sevâben ve hayrün amelen Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilümmiyyîne bimâ kâlâllahül azîmu küntüm hayra ümmetin uhricat linnâsi te’murune bilma’rufi ve tenhevne anil münkeri Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmustafîne bimâ kâlâllahül azîmu sümme evrasnâl kitâbellezînestafeynâ min ibâdînâ feminhüm zâlimun linefsihi ve minhüm Muktesiddun ve minhüm sâbikun bil hayrâti biiznillahi zâlike hüvel fadlül kebîru Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmüznibîne bimâ kâlâllahül azîmu kul yâ ibâdiyellezîne esrafü alâ enfüsihim lateknetû min rahmetillâhi innellâhe yağfiruzzunube cemiân innehü hüvel ğafururrahîm Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lil mustağfirîne bimâ kâlâllahül azîmu ve men ya’mel suvâen evyezlim nefsehu sümme yestağfirillâhe yecidillâhe ğafuren rahîmen Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmukarrebîne bimâ kâlâllahül azîmu innellezîne sebakat lehüm minnâl hüsnâ ülâike anhâ müb’adune la yes’maune hasîsehâ vehüm fî mâştehat enfüsühüm hâlidune la yahzünühümül fezaül ekberu ve tetelekkâhümül melâiketü hâzâ yevmükümüllezî küntüm tuadune Allahümme salli ve sellim alâ seyyidinâ Muhammedil beşiril mübeşşiri lilmü’minîne bimâ kâlâllahül azîmu innel müslimîne velmüslimâti velmü’minîne velmü’minâti velkânitîne velkânitâti vessâdikîne vessâdikâti vessâbirîne vessâbirâti velhâşiine velhâşiâti velmütesaddikîne velmütesaddikâti vessâimîne vessâimâti velhâfizîne furucehüm velhâfizâti vezzâkirînallâhe kesiren vezzâkirâti eaddallâhü lehüm mağfiraten ve ecran azîmen ve enleyse lilinsâni illâ mâseâ ve enne sa’yehü sevfe yürâsümme yüc’zâhül cezâel evfâ Allahümme salli aleyhi salaten tüşrahu bihâssuduru ve tehunu bihâl umuru ve tenkeşifu bihâşşuturu ve sellim tesliman kesîran daimân ilâ yevmiddîni da’vehüm fihâ subhânekellahümme ve tahiyyetühüm fihâ selâmün ve âhiru da’vehüm enilhamdülillâhi rabbil âlemîn Salavat-ı Beşairu'l Hayrat'ın Anlamı Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu “ey Muhammed müminleri müjdele.” bakara 223 “Allah'ın müminlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.” Âli İmran 171 ayetleri ile müminleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu "Beni anın ki bende sizi anayım.” Bakara 152 “Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin, onu sabah akşam tesbih edin. O sizi karanlıktan aydınlığa çıkarmak için size merhamet edendir, melekleri de sizin için bağışlanma dileğindedir. Allah müminlere çok merhamet edendir. Allah'a kavuşacakları gün müminlere yönelik esenlik dileği selamdır. Allah onlara bol bir mükâfat hazırlamıştır.” Ahzab 41 - 44 ayetleri ile müminleri müjdeleyen efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım! Azameti nihayet derecede olan Allah'ın buyurduğu “Ben erkek olsun, kadın olsun sizden hiçbir amel edenin amelini zayi etmeyeceğim.” Âli İmran 195 “Kadın ve erkek kim mümin olarak salih bir amel işlerse, işte onlar cennete girecek ve orada hesapsız olarak rızıklandırılacaktır. " Mü'min 40 ayetleri ile amel edenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu "şunu bilin ki Allah tövbeye yönelenleri çok bağışlayandır. ” İsra 25 “onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır, işte bu iyilik yapanların mükâfatıdır." Zümer 34 ayetleri ile tövbeye yönelenleri müjdeleyen efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu "şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever.” Bakara 222 “kullanndan tövbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayandır." Şura 25 ayetleri ile tövbe edenleri müjdeleyen efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu "kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın” Kehf 110 “dinde ihlâs sahipleri olarak, Beyyine 5 ayetleri ile ihlâs sahiplerini müjdeleyen efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu "namazı dosdoğru kıl; çünkü namaz insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar” Ankebut 45 “namazı dosdoğru kıl, iyiliği emret, kötülükten alıkoy, başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdir. ” Lokman 17 ayetleri ile namaz kılanları müjdeleyen efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu “sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphesiz namaz ağır bir şeydir, ancak huşu duyanlar için değil. Onlar Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten ona döneceklerini çok iyi bilirler.” Bakara 45-46 “Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. Rabbimiz bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız, bizi ateş azabından koru derler.” Âli İmran 191 ayetleri ile huşu duyanları müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu “sabredenlere mükâfatları elbette hesapsız olarak verilir.” Zümer 18 “işte onlar Allah'ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.” Zümer 18 ayetleri ile sabredenleri müjdeleyen efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu “Rabbinin huzurunda hesap vermek üzere duracağından korkan kimseye iki cennet vardır." Rahman 46 “Kim de Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa şüphesiz cennet onun sığınağıdır.” Naziat 40-41 ayetleri ile Allah'tan korkanları müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu "Rahmetim ise her şeyi kapsamıştır. Onu, bana karşı gelmekten sakınanlara, zekâtı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım. Onlar resule, ümmî peygambere uyan kimselerdir." Araf 156-157 “İşte onlar için işlediklerine karşılık kat kat mükâfat vardır. Onlar cennet köşklerinde güven içindedirler." Sebe 37 ayetleri ile muttakileri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu "Alçak gönüllüleri müjdele, onlar Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir.” Hac 34-35 “Rablerine dönecekleri için, verdiklerini kalpleri ürpererek verirler." Müminun 60 ayetleri ile alçak gönüllüleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salat ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu “sabredenleri müjdele. Onlar başlarına bir musibet gelince, biz şüphesiz her şeyimizle Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz, derler. İşte Rableri katında rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır" Bakara 155-157 “sabretmiş olmaları sebebiyle, bugün ben, onları mükâfatlandırdım. Şüphesiz onlar başarıya erenlerin ta kendileridir"Mü'min 111 ayetleri ile sabredenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu “onlar öfkelerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah iyilik edenleri sever.” Âli İmran 134 “Kim affeder ve arayı düzeltirse onun mükâfatı Allah'a aittir. Şüphesiz o zalimleri sevmez.” Şura 40 ayetleri ile öfkelerini yenenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu "iyilik edin, şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.” Bakara 195 “kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulüm edilmez.” En'am 160 ayetleri ile iyilik edenleri müjdeleyen EfendimizMuhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu "eğer bilirseniz borcu sadaka olacak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır." Bakara 280 “şüphesiz Allah sadaka verenleri mükâfatlandırır." Yusuf 88ayetleri ile sadaka verenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu "kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.” Nakara 3 “Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir.” Sebe 39ayetleri ile Allah yolunda harcayanları müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu “Eğer yalnız ona ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin.” Maun 114 “Eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım; eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir." İbrahim 7 ayetleri ile şükredenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu "Ben onlara çok yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm.” Bakara 186 "bana dua edin, duanıza cevap vereyim.” mümin 60 ayetleri ile dua edenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allâh'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu "Yere, muhakkak benim iyilik kullarım varis olacaktır.” Enbiya 105 “İşte bunlar varis olanların ta kendileridir. Onlar Firdevs cennetlerine varis olurlar. Onlar orada ebedi kalacaklardır." Müminun 10-11 ayetleri ile iyi kulları müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu "Şüphesiz Allah ve melekleri Peygambere salât ediyorlar. Ey iman edenler, siz de ona salât edin, selam edin." Ahzab 56 "Size rahmetinden iki kat pay versin, size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur versin ve sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.” Hadid 28 ayetleri ile Peygamber Efendimize salât edenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle eyAllah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu "İnanıp yararlı işler yapanları müjdele" Bakara 25 “Dünya hayatında da ahirette de onlar için müjde vardır. Allah'ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur, işte bu büyük bir başarıdır." Yunus 64 ayetleri ile iman edip salih ameller işleyenleri ahirette sevapla müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurdugu "Allah'a ve resulüne itaat etmiş olursa, muhakkak kurtuluşa ermiş olur" Ahzab 70-71 ayeti ile kurtuluşa erenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurdugu "Mallar ve evlatlar dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise Rabbinin katında sevap olarak da, ümit olarak da daha hayırlıdır." Kehf 46 ayeti ile dünya zevklerini terk edip az şeyle yetinerek, ibadete ve uhrevi işlere yönelenleri müjdeleyen EfendimizMuhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurdugu "Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz, iyiliği emreder kötülükten men edersiniz." Âli İmran110 ayeti ile kendi ümmetine mensup olanları müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu "Ssonra biz o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere Muhammed'in ümmetine miras olarak verdik. Onlardan kendilerine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah'ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır, işte bu büyük lütuftur.” Fatır 32 ayetleri ile seçilmiş kimseleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu “De ki ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü o çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." Zümer 53 ayeti ile günah işleyenleri günahların af olunabileceğini müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu "Kim bir kötülük yapar yahut nefsine zulmeder de sonra Allah’tan mağfiret dilerse, Allah’ı çok yarlığayıcı ve esirgeyici bulur.” Nisa 110 ayeti ile bağışlama dileyenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu “Şüphesiz kendileri için tarafımızdan en güzel mükâfat hazırlanmış olanlar var ya, işte bunlar cehennemden uzaklaştırılmışlardır. Onlar cehennemin hışırtısını bile duymazlar. Canlarının istediği nimetler içerisinde ebedi olarak kalırlar. En büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekler onları “işte bu size vaat edilen mutlu gününüzdür” diyerek karşılarlar.” Enbiya 101-103 ayetleri ileAllah'a Celle Celalühü yakın olanları müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Azameti nihayet derecede olan Allah'ın Celle Celalühü buyurduğu “Şüphesiz Müslüman erkeklerle Müslüman kadınlar, mümin erkeklerle mümin kadınlar, itaatkâr erkeklerle itaatkâr kadınlar, doğru erkeklerle doğru kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah'a derinden saygı duyan erkeklerle Allah'a derin saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Allah'ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” Ahzab 35 "İnsanlar için ancak çalıştığı vardır. Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir. Sonra çalışmasının karşılığı ona tastamam verilecektir." Necm 39-41ayetleri ile iman edenleri müjdeleyen Efendimiz Muhammed'e salât ve selam eyle ey Allah'ım. Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e gönüllerin açılmasına, işlerin kolaylaşmasına, perdelerin açılmasına sebep olan salât ile salat eyle. Hesap ve ceza gününe dek devam eden selam ile çokça selam eyle ey Allah'ım. “Bunların oradaki duaları, "seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım, aralarındaki esenlik dilekleri selam, dualarının sonu ise hamd alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur” sözleridir. ” Yunus 10
ve rahmeti vesiat külle şeyin