Manisa'da fanatik Beşiktaş taraftarı, şu an 2 yaşında olan oğluna Beşiktaş adını verdi. Beşiktaşlı babanın tek hayali ise oğlunun Beşiktaş'ta forma giymesi. Genel Spor Asayiş Kırkağaç Kula Ramazan Sarıgöl Selendi Ahmetli Alaşehir Demirci Gördes Gölmarmara Köprübaşı Ekonomi Çevre Politika Bilim ve Teknoloji Baba makama gelince oğlu hemen şöyle der, "baba adam olamazsın demiştin bak ben vali oldum." Baba ise şöyle der, "Okumuşsun bir yerlere gelmişsin fakat yinede adam olamamışsın. Eğer adam olsaydın babanı makamına çağırmaz sen babana gelir elini öper hürmet ederdin." III. Adam gibi adam olmanın yolu, kişinin kendi öz karakterinden geçer. Soyu hanedanlıktan gelse de sözüm ona af buyurunuz 'çöpçülükten de gelse' bence bu budur. İnsanoğlu beşeri, başkalarının yapmış olduğu hatalardan dahi yerine göre ders çıkarmalı, Allah cc aklı fikri vermiş, kullanıp kullanmamak beşeriye ait Amakocamın eski sevgilisinin ismini bebeğimizin ismi koymasına asla izin vermem. Zaten böyle bişeyi söylemeyi cüret bile edemez. Büyük kavga çıkar çünkü. O çok sevdiğim adamı elimden hiçbir kadın alamayacağı için şöyle diyelim ; benden önce ve benden sonraki kadınların ismini de koydurtmam. Babalar Günü'nde oğluna en büyük armağan. diyarbakirsoz.com 21.06.2021 00:24:47 Son Güncelleme: 21.06.2021 00:24:47 Güncel. Şanlıurfa'da yaşayan Mehmet Demir, 14 yaşında koyunlarını Milli futbolcu Cenk Tosun baba oldu. Çocuğuna 'Arden Cenk' adını veren Tosun'un, oğluna kendi ismini vermesi sosyal medyada eleştirildi. keyboard_arrow_up BİST 2.517 keyboard_arrow_up USD 17,7763 5q1co. İkame çocuk, ölen birinin yerine var olan çocuğun konulmasıdır. Çocuğa ölmüş annenin-babanın veya ölen bir yakınlarının ismini koyar, ölen kişinin eşyalarını çocuğa verir, hatta çocuğun ölen kişi gibi davranmasını beklerler. Çünkü anne ve babalar kaybettikleri kişinin acısını tam anlamıyla yaşayamaz, yaslarını tutmaz ve ölen kişinin ölümünü kabul edemezler. Acılarını dindirmek için onun yerine birini koyarlar ve bu da dünyaya yeni gelen kişi olur. Bu konuyu İkimizin Yerine’ adlı filmde de çok detaylı bir şekilde görebilirsiniz. Hasta çocuğu kurtarmak için anne ve babaya kardeş yapmaları gerektiği söyleniyor ve bebek doğmadan hasta olan çocuk ölüyor. Bundan sonraki hayatında anne hep yeni doğan çocuktan ablası gibi olmasını, onun eşyalarını kullanması gerektiğini söylüyor. Ablanın sevdiği her şeyi yeni çocuk kendi seviyormuş gibi ona dayatıyor. İkame çocuklara kendileri olma fırsatı genellikle verilmez. Babasının adını oğluna koyan biri babamın adını taşıyıp ….. tavırlarda bulunamazsın, …… mesleği seçemezsin, …… bu kızla evlenemezsin’ gibi sürekli bir beklenti içine girerler ve çocuğu sınırlandırıp benliğinin farkına varmasına, kararlarını kendisinin vermesine izin vermezler. Bu durumda neler yapılabilir? Bazen anne ve babalar bunu yaptıklarının farkına dahi varmazlar. Bu durumda öncelikle onların farkındalık kazanması, ölen kişiye karşı yas evresini tamamlaması ve ölümü kabullenmesi gerekir. Sonra yeni doğanın kendi benliğini fark etmesi sağlanmalı ve onun nasıl bir kişilik yapısına sahip olduğuna bakılmalı adeta onu keşfetmeliler. Onun bir birey olduğu ve her insanın birbirinden farklı olduğu kabullenilip yeni doğan çocuğu koşulsuz kabul etmelilerdir. Eğer bu kişi çocukluğunu, ergenliğini, ilk yetişkinlik yıllarını böyle geçirdiyse kendisi bu durumu fark etmeli ve gerekiyorsa destek almalıdır. Hiçbir zaman kendisi olamamış, sürekli yas tutan bir ailede büyüyüp var oluş amacı bu yası dindirmek olan bir insanın sağlıklı bir yetişkin olması beklenemez. Kendini tanımayıp benliğini bulamamış bir insanın mutlu bir hayat geçirmesi, kendini gerçekleştirebilmesi, hayattaki doyuma ulaşabilmesi çok mümkün değildir. Bu yüzden bu kişilerin de bunu farkına varıp destek alması bu aşamada anne ve babayı affetmeyi, yası tamamlamayı, kendini tanımayı ve daha birçok konuyu bu süreç içerisinde gerçekleştirmesi gerekir. - 1025 Son Güncelleme - 1028 İstanbul Bahçelievler’de yaşayan 48 yaşındaki Alev Özkan, babasının yarım asrı geçkin mesleği cam üfleme sanatına sahip çıktı. Kızının ismini mesleğine özgün olarak Alev koyan baba Hikmet Çetin, kızına 75 yaşına gelmesine rağmen mesleğin tüm inceliklerini öğretmeye devam ediyor. Bahçelievler’de yaşayan 48 yaşındaki Alev Özkan, babasının 65 yıllık mesleği cam üfleme sanatına sahip çıkarak babasının izinden gitmeye karar verdi. 75 yaşına gelmesine rağmen kızına desteğini bırakmayan Hikmet Çetin Yılmaz ise, mesleğin tüm inceliklerini kızına öğretiyor. 8 yıldır aktif olarak cam üfleme sanatı ile uğraşan Alev Özkan, Eyüpsultan’da açtığı küçük dükkanında 200 derecede camlara birbirinden güzel sanatsal şekiller veriyor. Emek, sabır ve becerinin alevle birleştiği sanatta babasının tüm desteğini arkasına alan Özkan, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadınlara seslendi. Özkan, kadınların mutlu oldukları işi yapmaları gerektiğini söyleyerek, kadının istediğinde bir eliyle beşiği, bir eliyle dünyayı sallayabileceğini belirtti. Cam üfleme sanatına başladığından beri babasının hep yanında olup, destek olduğunu söyleyen Alev Özkan, “65 yıllık baba mesleğime önce alaylı başladım. Göz alışkanlığı seyrede seyrede hafızama kaydoldu. 7-8 senedir aktif olarak cam üfleme sanatı ile uğraşıyorum. Cam sonsuzluğu olan bir objedir. Derin anlamı olan bir obje gece bile aklına bir şey geliyor. Çok zor bir meslek çünkü cam hemen eriyen bir objedir. Bin 200 derecede cama şekil veriyorsun. Üfleme cam çok farklı bir şeydir. Cama önce merkezi bir hat verip yuvarlaklık veriyorsun sonra üzerinde çalışıyorsun. Sıcakla çalışmak zor iletmiyor, yeri geliyor elin yanıyor. Dalgınlıkla camı tutuyorsun aklın gidiyor, yoruluyorsun. Ortaya çıkardığın çalışma seni çok mutlu ediyor ve tüm çektiğin zorluklara değiyor. Güzel yanı, mutlu olduğun an çok oluyor. 12 aydır Eyüpsultan’da küçük bir dükkanım var. İnsanlar geçerken bakıyorlar bir kadın elinde ne çeviriyor diyorlar. Dışarıdan bakınca çok komik duruyor laf atıyorlar eşlerine bak kadına ne güzel yapıyor diyorlar. Çünkü tehlikeli bir iş merak edip kurs verip vermediğimi soruyorlar. Camı şekillendirmenin çok çeşidi var. Dolgu camı çalışan var. Çubuğa cam sarıp boncuk cam çalışan var. Ama üfleme cam ile ilgilenen çok az kişi var. Ben de babamdan dolayı üfleme cam üzerine gidiyorum. Babam hep arkamda durdu. Camla uğraşınca kafayı dağıtıyorsun. Buraya kendini veriyorsun renkleri birbirine karıştırıp objeler çıkarıyorsun. Kadın bir eliyle beşiği bir eliyle dünyayı sallar. Bu çok doğru yapamayacağı bir şey yok” diye konuştu. “65 yıldır bu mesleği yaptığıma hiç pişman olmadım” Türkiye’de mesleği icra eden çok az kişi olduğundan ve yetiştirmek için çırak bulamadığından yakınan cam üfleme sanatçısı Hikmet Yalçın Yılmaz ise, “Türkiye genelinde bu mesleği icra eden 10-15 kişi anca kaldık. Çırak yetiştirmek istiyorum ama isteyen olmuyor. Cam üfleme ham madde olan cam borunun istenilen şekilde, çizilen şekilde yapıyoruz. Özel sipariş üzerine verilen resimleri çiziyoruz. Cam da en çok talep takıya oluyor. 65 yıldır bu mesleği yaptığıma hiç pişman olmadım. Yurt dışından çağırdılar ama gitmedim. Burada memnunum, kendi ülkeme faydam olsun istedim. Kızım Eminönü’nde 6 ay kaldığımız dönemde cam kaşığı yaptı. Kızım cam yaparken alıp satmayı sevmiyor, sanat olarak görüyor çok meraklı. Ben hep onun arkasında duracağım” dedi. Cam, bin 300-bin 500 derece sıcakta akışkan bir madde haline geliyor. Fırından alırken içi boş bir çubuk kullanılan cam üfleme sanatında cama üflenerek şekil veriliyor. Eğer büyük bir obje meydana getirilmek isteniyorsa tekrar sıcak cama batırılabilir. Üfleme işlemi esnasında çubuğu sürekli döndürmek gerekiyor. Kaynak İHA Etiketler baba mesleğini sürdüren kadın, malumunuz nesiller ilerliyor ve modern çağa uygun isimler türüyor. ancak öyle bir güruh var ki inatla bazı şeyleri yaşatmak adına çocuğuyla ileride taşak geçilebilmesi yasa tasarısının önünü açıyor. + evet sizi tanıyalım, isminiz? - abdülselam. + şirket genel müdürlüğü için başvurmuştunuz değil mi? - evet. + başvurularınızda başarılar dileriz, iyi günler. - hep babam yüzünden aslında biliyor musunuz? oğluna/kızına koyduğu ismin sonuna isimle uyup uymayacağını düşünmeden can/su takısını ekleyen ebeveynden kat kat sevilesi insandır. bu gönül ne "mahmutcan"lar, ne "asumansu"lar gördü. isme bakıp insanı yargılayanlar -yıl olmuş 2012- hala varsa, bi siktirgit denilip keyifle yaşama devam edilmelidir. başkasının dedesinin ismini koyamayacağına göre mantıklı bir insandır. çok nadir istisnalar dışında tabi. -baba benim diğer adım niye emrullah? +alt komşunun dedesinin adıydı evladım o. -öbür adım niye emre? +tüpçü... tüp bitti mi? tüp mü alsak? bir vefa örneğidir. A. Kuran’da Meryem Kuran’da bahsi geçen Meryem, Ali İmran suresi 35-36’a göre ˁİmrân عِمْرَانَ adlı birinin kızıdır. إِذْ قَالَتِ امْرَأَةُ عِمْرَانَ رَبِّ إِنِّي نَذَرْتُ لَكَ مَا فِي بَطْنِي مُحَرَّرًا فَتَقَبَّلْ مِنِّي إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ فَلَمَّا وَضَعَتْهَا قَالَتْ رَبِّ إِنِّي وَضَعْتُهَا أُنثَى وَاللّهُ أَعْلَمُ بِمَا وَضَعَتْ وَلَيْسَ الذَّكَرُ كَالأُنثَى وَإِنِّي سَمَّيْتُهَا مَرْيَمَ وِإِنِّي أُعِيذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ İmrân’ın karısı “Rabbim, karnımda olanı hizmetkâr olarak sana adadım, onu kabul et. Sen en iyi duyan, en iyi bilensin.” dedi. Ve onu doğurduğunda, “Rabbim, ben onu kız doğurdum,” dedi. … “Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyundan gelenleri lanetli Şeytandan koruman için sana yalvarırım.” Bunun üzerine Rabb onu güzel bir kabulle kabul buyurdu. Tahrim suresi 12’de Meryem “İmrân’ın kızı” olarak adlandırılır. Meryem suresi 28’de ise Hârûn’un kızkardeşidir. Ali İmran 33’e göre Allah “Adem’i, Nuh’u, İbrahim’in soyunu ve İmran’ın soyunu alemlere üstün kılmıştır”. Ancak, Adem, Nuh ve İbrahim hakkında Kuran’da epeyce bilgi olduğu halde, İmran’ın böyle bir onura nasıl nail olduğuna dair bilgi verilmemiştir. Her üç pasajda sözkonusu olan Meryem’ın, Hz. İsa’nın anası olan Meryem olduğu şüphesizdir. Babasız çocuk doğurduğu için iffetsizlikle suçlanır, fakat Allah onu günahtan tenzih eder, Ruhullah’ı karnına üfler, oğluna Kitap verir. Meryem 28’deki Harun’un kim olduğu açıklanmamıştır. Ancak Musa’nın kardeşi olan ve Kuran’da diğer 19 ayette adı geçen Harun olduğu varsayılabilir. Bu varsayım doğruysa, İmran’ın torunu İsa, İmran oğlu Musa’nın yeğeni kızkardeşinin oğlu olmaktadır. B. Tevrat’ta Miryam Tevrat’ın Mısır’dan Çıkış Exodus kitabı 620’ye göre ˁAmrâm עַמְרָם, Musa ile Harun’un babasıdır. Sayım Numbers 2659 ve I. Tarihler Chronicles 63’e göre ise ˁAmrâm, Musa ve Harun’la beraber onların kızkardeşi olan Miriyam’ın מִרְיָם babasıdır. Miriyam Tevrat’a göre erkek kardeşleri gibi peygamberdir nabîya נְּבִיאָ֜ה – Mısır’dan Çıkış 1520, Musa’nın Afrikalı bir kadınla evlenmesine itiraz ettiği için Allah tarafından cezalandırılır fakat affedilir Sayım 121-15, öldüğünde Suriye’de bugünkü Kuseyr kasabası yakınında olan Kadeş’te gömülür Sayım 201. Tevrat’ta Miriyam’ın altsoyuna ilişkin bilgi yoktur. Kurban kesme yetkisine sahip rahiplerin Levi ve Amram soyundan gelmeleri şartı olduğuna ve pratikte ruhban sınıfı Harun oğullarıyla sınırlı olduğuna göre, bundan Musa gibi Miriyam’ın da çocuk sahibi olmadığı sonucu çıkarılabilir. C. İncil’de Mariya/Meryem İsa’nın anası olan Meryem’in ana ve babasının adı İncil’in kanonik sahih sayılan metinlerinde anılmamıştır. Ancak apokrif yarı-sahih kabul edilen Yakup İncili’ne Protoevangelium of James göre Meryem’in babasının adı Yoakim, anasının adı Anna’dır. Hıristiyan geleneğinde en azından 2. yy’dan bu yana bu isimler benimsenmiştir. İki Meryem arasında, eğer anlatılanların tarihi bir temeli varsa, 1200 ila 1500 yıl mesafe olması gerekir. Amram kızı ve Musa ile Harun'un kızkardeşi Meryem MÖ 1200 ila 1500'lerde, Yoakim kızı ve İsa'nın annesi olan Meryem sıfır yılı civarında yaşamış olmalıdır. Medine Yahudileri arasında Harun soyundan gelenlere özel hürmet gösterildiğini ve Muhammed’in çevresindekilerin bunun bilincinde olduğunu, İbn Saad’ın Tabakat’ının Nisa babında aktarılan Hz. Safiyye biyografisinden biliyoruz. Al-i İmran 33’ün anlamı bu çerçevede sanırım yeterince nettir. İmran ve Harun soyundan gelenler seçkin bir zümredir. Nitekim Muhammed’in eşlerinden biri olan Safiyye de onlardandır. Muhammed, Meryem oğlu İsa’nın da onlardan olduğunu zannetmektedir. Hem Musa hem İsa ile hısım olmak, peygamberlik iddiasında olan biri için hoş duygu olsa gerek. *** 18 Ağustos ilave Taberi problemin farkındadır. Tarihül Ümem vel Mülûk 1. ciltte İngilizce edisyonda 3. ve 4. ciltler Musa ve Harun'dan daima Musa b. İmran ve Harun b. İmran olarak söz eder, Meryem adlı bir kızkardeşleri olduğuna değinir. Daha sonra herhangi bir açıklama yapmaksızın İsa'nın anası olan Meryem bt. İmran'dan söz açar. Arapça edisyon sf. İbn İshak'a istinaden İsa'nın anası Meryem'in şeceresini verir عمران بن ياشهم بن أمون بن منشأ بن حزقيا بن أحزيق بن يوثام بن عزريا بن أمصيا بن ياوش بن أحزيهو بن يارم بن يهشافاظ بن اسا بن أبيا بن رحبعم بن سليمان [Meryem bt.] İmran b. Ya'şaham b. Amûn b. Menaşe b. Hezkiya b. Ahazîk b. Yotham b. Uzriya b. Amasiya b. Yo'aş b. Ahaziyu b. Ya'ram b. Yehoşafat b. Asâ b. Abiya b. Rehboam b. Süleyman Şaşılacak bir şekilde, bu şecere Matta İncilinde Matt. Meryem'in kocası Yusuf için verilen şecerenin bir kısmının kopyasıdır. Şecerenin başındaki oniki isim atlanmış, böylece Meryem'in babası İmran, Yusuf'un onüçüncü kuşak dedesinin oğlu olarak gösterilmiştir! 7 ολομὼν δὲ ἐγέννηεν ὸν Ροβοάμ Ροβοαμ δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἀβιά Ἀβιὰ δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἀάφ, 8 Ἀὰφ δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἰαφά Ἰαφὰ δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἰράμ Ἰρὰμ δὲ ἐγέννηεν ὸν Ὀζίαν, 9 Ὀζία δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἰαθάμ Ἰαθὰμ δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἄχα Ἄχα δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἐζεκίαν, 10 Ἐζεκία δὲ ἐγέννηεν ὸν Μαναῆ Μαναῆ δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἀμώ Ἀμὼ δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἰίαν, 11 Ἰία δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἰεχονίαν καὶ οὺ ἀδελφοὺ αὐοῦ ἐπὶ ῆ μεοικεία βαβυλνο. 12 Μεὰ δὲ ὴν μεοικείαν βαβυλνο Ἰεχονία ἐγέννηεν ὸν αλαθιήλ αλαθιὴλ δὲ ἐγέννηεν ὸν Ζοροβάβελͺ. 13 Ζοροβάβελ δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἀβιούδ, Ἀβιοὺδ δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἐλιακίμ, Ἐλιακὶμ δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἀζώρ, 14 Ἀζὼρ δὲ ἐγέννηεν ὸν αδώκ, αδὼκ δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἀχίμ Ἀχὶμ δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἐλιούδ, 15 Ἐλιοὺδ δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἐλεάζαρ Ἐλεάζαρ δὲ ἐγέννηεν ὸν Μαθάν Μαθὰν δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἰακώβ, 16 Ἰακὼβ δὲ ἐγέννηεν ὸν Ἰὴφ ὸν ἄνδρα Μαρία ἐξ ἧ ἐγέννηθη Ἰηοῦ ὁ λεγμενο χρι. ters sırada İsa Mesih'in anası Meryem'in kocası Yosêf b. Yakub b. Matthan b. Eleazar b. Eliud b. Ahim b. Sadok b. Azor b. Elyakim b. Abi'ud b. Zerobabel b. Salathiel b. Yehonias b. Yeoşiya b. Amon b. Manaşe b. Hizkiya b. Ahaz b. Yotham b. Uzziya b. Yeoram b. Yeoşafat b. Asaf b. Abiya b. Roboam b. Süleyman Bu şecereyi aktarmadan birkaç sayfa önce Taberi, Meryem'in babasının adını عمران بن ماثان أبو مريم "İmran b. Mathan" olarak kaydetmiştir. Buradaki Mathan, Mattha İnciline göre Yusuf'un dedesi babasının babası olan Mathan mıdır? Yoksa İncil müellifinin adı, yanlışlıkla şecerenin içine mi karışmıştır? Akademik araştırma yapanlar bilir, bazen insanın defterindeki notlar karışabilir. İşin enteresanı, yine aynı sayfada İsa'nın babası Yusuf'un şeceresi şu şekilde verilmiştir بيوسف بن يعقوب بن ماثان بن اليعازار بن اليوذ بن أحين بن صادوق بن عازور بن الياقيم بن أبيوذ بن زربابل بن شلتيل بن يوحنيا بن يوشيا بن أمون بن منشا بن حزقيا بن أحاز بن يوثام بن عوزيا بن يورام بن يهوشافاظ بن أسا بن أبيا بن رحبعم بن سليمان بن داود Yûsuf b. Ya'kub b. Mathan b. Elya'zar b. Elyûd b. Ahin b. Sadok b. Azor b. Elyakîm b. Abiyud b. Zarbâbel b. Şaltiel b. Yehoniya b. Yeoşiya b. Amûn b. Menaşe b. Hizkiya b. Ahaz b. Yotham b. Uzziya b.... Özetle, Meryem'in babası İmran, bir anlatıma göre Yusuf'un onüçüncü kuşak dedesinin oğlu, diğer anlatıma göre Yusuf'un dedesinin oğludur. Taberi gibi titiz bir araştırmacının, bu denli vahim çelişkilerin farkına varmadığını düşünmek yanlış olur. Burada daha ziyade, "kutsal" sayılan kitaptaki saçma sapan bir hatayı örtbas etmek için çırpındıkça çelişkiye batan ve entelektüel dürüstlükten taviz vermek zorunda kalan bir alimin trajedisini izliyoruz. Kıssadan hisse İman ile akıl bağdaşır mı? Bağdaşmaz. Sonunda İmran'ın dedesine gelir takılırsın. Not Kuran'daki Meryem meselesine ilişkin ayrıntılı ve tutarlı bir polemik yazısı için 40 yorum Bu yorum yazar tarafından silindi. Yanıtla Yanıtlar "Tümününün ismi olan kırk bin kişi katılmıştır" bu nereden rivayet? Kimi referans veriyorsunuz? Bunun yanında, Meryem'in erkek kardeşleri arasında tarihi hiçbir metinde Harun isimli birine rastlanmamaktadır. Onun erkek kardeşleri olduğunu iddia eden Gnostik kodeksler de buna dahildir. Sevan Nişanyan'ın görüşleri tartışılabilir, ancak Al-i İmran'da bu konuda kesin bir yanlış anlaşılma olduğu ortadadır. Dikkat ettiyseniz; ÇEŞİTLİ GÖRÜŞLER vardır dedim. Bu rivayetlerin kökenine ve epistemolojik değerine inmedim. Zira, İmam Kurtubî'nin tefsirinde geçen bir rivayete de aynı gözle bakıyoruz; sened ve metin olarak Allah'a veya Resûl'e dayanmayan sözlere ,direkt DOĞRU bakmıyoruz. Yazdığım kısmı tekrar gönderiyorum Meryem,28’de zikredilen Hârûn’un kim olduğu hakkında çeşitli görüşler vardır 1 Gerçekten de İsrailoğulları arasında çok saygın bir yere sahip olan Harun adında bir erkek kardeşi vardı. Ayrıca Hârûn ismi, Musa’nın kardeşi Hârûn’dan dolayı TEBERRÜKEN yaygın şekilde kullanılıyordu. 2 Hârûn, Meryem döneminde yaşayan salih ve abid bir kişi olup cenaze törenine tümünün ismi Hârûn olan kırk bin kişi katılmıştır. Buna göre Meryem’e yönelik mezkûr hitâb, Ey Harun gibi salih olan kadın! Sen bu işi yapacak biri değildin’ manasına gelir, o anlamdadır. 3 Şayet, Mukatil b. Süleyman’ın dediği gibi buradaki Hârûn , Musa’nın kardeşi olsa bile, Meryem’in niçin kendisinden 1000 sene filan önce yaşamış insanların kız kardeşi olarak anıldığı sorulabilir. Bu soruya, Muhammed Esed gibi bir adam dahi muazzam bir ilmî makam tutturarak cevap vermiştir. Sevan bey bir yerde, taberi' nin islamın resmi tarihçisi olduğunu söylüyorsunuz ama aynı zaman da çok iyi bir tarihçi de olduğunu söylüyorsunuz. Bu ikisi birbirleriyle çelişen durumlar değil mi? Yanıtla Yanıtlar Neden çelişsin? Resmi tarihin ne anlama geldiğini bir yazımda anlattım. Taberi a derya kadar bilgilidir, b çalışkandır, c kaynaklar konusunda titiz ve dürüsttür, d çok zekidir, e İslam tezlerini tahkim etmek fakat bunu akıl ve bilgi temelinde yapmak gibi bir misyonu vardır. Eee? 12 Havari, 12 imam, Yakupun 12 oğlu, 12 hayvanlı takvim,40 lar 100 ler vb Hz Musanın kardeşidir,Musa kekeme olduğu için kardeşi Harun onun her zaman toplantılarda ve meclislerde ağzı dili Meryem Harunun bacısı ise Musanında Musa,İsanın güzel İstanbul be... Yanıtla "... Burada anılan İmran, 33 ve 35'inci ayetlerde olmak üzere iki kez anılmıştır. Çoğunluğun kanısına göre birici kez anılan İmran, Hz. Musa'nın babası, ikinci İmran Meryem'in babasıdır. İkisi arasında takriben bin sekiz yüz yıl vardır. Ancak Hristiyanlar, Meryem'in babasının adının İmran olduğunu kabul ayetler indiği sırada Meryem'in babasının adının İmran olduğunu söyleyen Hristiyanlar vardı. Çünkü Matta ve Luka İncillerinde İsa'nın nesebinde fark görülmektedir. Matta'da Meryem'in nişanlısı olan Yusuf, Mattan oğlu Yakub'un oğlu olarak gösterilirken Luka'da Yusuf Heli'nin oğlu, o da Mattan'ın oğlu gösterilmektedir. Matta1/15-16; Luka3/23-24 Bu da İsa'nın nesebi konusunda Hristiyanlar arasında görüş ayrılığı bulunduğunu kanıtlar. Tefsirlere göre İmran'ın karısı, Fakuz'un kızı ve Meryem'in annesi olan Hanna'dır. Hanna'nın kız kardeşi- bir rivayete göre Meryem'in kız kardeşi- İyşa, Zekeriyya'nın karısıdır. Ancak Luka İncil'ine göre Meryem'in teyzesi olan, Zekeriyya'nın karısının adı Elizabet'tir..." Prof. Dr. Süleyman Ateş, Kur'an'da Peygamberler Tarihi,Yeni Ufuklar Neşriyat, 2004, syf. 277 Yanıtla Müdür, cansın! Kulağa gele!nin ne olduğunu ve niye geldigini parsel parsel vereceğine yapıştır opus magnum'u, çak 95 emiri popüler kültürün göbeğine! Valla itinayla Samastsavarlığını yaparım! Yanıtla Yanıtlar Bence yavaş yavaş oraya doğru gidiyoruz. Opus magnum'dan bahsediyorum tabii canım, Samast'tan değil. iyi de müslümanlar isa'nın annesinin babasının ismi de imran deyip işin içinden sıyrılabilirler. buna engel ne var. Yanıtla Yanıtla Çok bilgi sahibi kaynaklara hakimmiş gibi yazmışsın ama bu eski bir oryantalist tartışma, cevapları belli ama yazında yok? Harun'dan bahseden ayet onu orada konuya katılan aktif bir kişi olarak tanımlamıyor, "kardeşi" ifadesi bir çok yerde "Atası, o toplumdan biri" manasında kullanılıyor, bildiğin halde gizliyorsun! İlmin ahlâkına ihanet ediyorsun! Okuyucularına da hakaret, nasılsa mevzuyu o kadar takip edecek donanımda kimse yok öyle mi? Salih'e de "Ad'ın kardeşidir" diyor Kuran, aynı anadan mı doğmuşlar? Peki yazının sonunda yaptığına ne demeli? Harun'la olan akrabalığı hata diye eleştiriyorsun, hem de doğru kabul edip Elçi'nin hısımlık isnad etmesine laf söylüyorsun! Nasıl bir bilim adamlığı, nasıl bir ahlâk anlayışı? Aslında tam da Ebu Cehil styla! Yanıtla Yanıtlar Ebu Cehl'in künyesi Ebul Hikme idi. "Ebu cehl" lakabı itibarsızlaştırma ve propaganda operasyonudur. Vaktinden erken ölmeseydi herhalde Ebu Sufyan gibi Müslüman olur, İslam tarihinde "sahabeden Hz. Ebu Hikme" diye anılırdı. cevap çok hoş ama yorum da görmezden gelinecek gibi değil. bence elin künyesini bir kenara bırakıp şu savlara güzelce karşılık bulman lazım. A`râf 765 وَإِلَىٰ عَادٍ أَخَاهُمۡ هُودً۬ا‌ۗ `Âd'a `Âd kavmine kardeşleri Hûd'u gönderdik 773 وَإِلَىٰ ثَمُودَ أَخَاهُمۡ صَـٰلِحً۬ا‌ۗ Semûd'e Semûd kavmine, kardeşleri Sâlih'i gönderdik Kardeşi ifadesi Kuranda sadece kendi kavimlerinden bir kişi söz edilirken kullanıldı. Hiçbir zaman soy anlamına gelmedi. Ayrıca soy anlamına gelse bile Meryemin annesinden İmranın karısı diye söz eder kuran. Bu da mı soy anlamına geliyor. Had diyelim hepsi soy olarak kullanıldı, sizcede bu kelimeleri soy olarak kullanmadığınızda ortaya gerçekten İmranın kızı ve Harunun kardeşi olan bir Meryemin çıkması size de çok garip gelmiyor mu? Bunun tesadüf olma ihtimali ise hepten sıfır çünkü kuran Musanın kardeşi olan Meryemden hiç ama hiç bahsetmiyor. Meryem'le Hârun arasında, altı asır gibi bir zaman bulunmaktadır. Ancak, örnek bir mesih sayılan Hârun'un Meryem adında pek ahlaklı bir kız kardeşi vardı. Tevrat'ta Miryam. Eski Ahit, Sayılar 2659, Çıkış 1520. Ayrıca, Meryem’in annesi, Elizabet'in kız kardeşidir ve Harun'un soyundandırlar. İncil, Luka 15. İşte; Hz. Meryem, gidişat ve ahlakta Harun'un kardeşinin benzeri, ya da soy itibariyle onun neslinden olduğu için Hârun'un kardeşi denmiştir. Yani ayette işaret edilen gerçek kardeşlik değil, aidiyet kardeşliğidir. İncillere göre, İsa babasından dolayı “Davud’un Soyundan”; annesinden dolayı da yüksek rahip “Harun’un Soyundan” geliyordu Matta’ya Göre İncil; 11-16, Luka’ya Göre15-36, 24. “İsa oradan ayrılırken iki kör, “Ey Davut Oğlu, halimize acı!” diye feryat ederek O'nun ardından gittiler.” İncil; Matta’ya Göre 927. Bak. “Davut Oğlu” Matta 1223, 1522, 2030,31 21915, 2241,45, Markos 1047,48, 1235,37, Luka 1838,39, 2041,44 Elizabet, “Harun'un kızı” Luka 15. “Yasa dışı doğan biri RAB'bin topluluğuna girmeyecek. Soyundan gelenler de onuncu kuşağa dek RAB'bin topluluğuna girmeyecektir.” Tevrat; Yasanın Tekrarı 232. وَمَرْيَمَ ابْنَتَ عِمْرٰنَ Bak. 6612 وَمَا نُريهِمْ مِنْ اٰيَةٍ اِلَّا هِىَ اَكْبَرُ مِنْ اُخْتِهَا Bak. 4348 دَخَلَتْ اُمَّةٌ لَعَنَتْ اُخْتَهَا Bak 738 مِلَّةَ اَبيكُمْ اِبْرٰهيمَ Bak. 2278 Luka İncili'ne göre Zekeriyyâ eşi Elisabeth, İsâ annesi Meryem'in akrabası olup Hârûn kızlarındandı 15, 36. Meryem'in annesiyle Yahya annesinin kardeş oldukları kabul edilmektedir. Zekeriyyâ, Abiya ailesinden bir kâhin Tevrat; l. Tarihler; 2410; Luka; 15 eşi Elisabeth de ruhban sınıfından bir aileye mensup olup babası yoluyla Harun'un soyundan ve Levi kabilesindendir, dolayısıyla Harun kızlarındandır. Bu geleneğe sahip bulunan halkın, böyle bir aileden gelen ve mabede adanan Meryem'e “Harun'un kız kardeşi” demesi tabiidir. Yanıtla Yanıtlar Peki Harun öyle olsun diyelim. "İmran'ın karısı.... karnındaki Meryem'i doğurdu" meselesine nasıl kılıf bulacağız. Ayrıca altı asır nereden çıktı? Tevrat'a göre Davut ve Süleyman takriben MÖ 1000'e tarihlenir. Musa ve kardeşleri ise bundan en az 200 yıl önce olmalıdır. Minimum 1200 yıl fark var iki Meryem arasında. Bir kere Miriam Levililerdendir halbuki Meryem Ana Yahuda kabilesindendir. Teorin iki saniyede çöküyor. 1. İkinci itirazınız yazıma olmuş "en az altı asır" olmalıydı. Haklısınız. Dikkat etmemişim. 2. İmrae ile ilgili itirazınıza gelince, lütfen "hamidullah" merhumun "aziz kur'an"ına bakın. Yine 2823'teki kullanım ipucu olabilir. 3. "Kılıf bulmak" bu söze ben bir "kılıf bulamadım". Yanıtla yazıda ifade edilmek istenen, muhammed dedemin kendi statüsünü güçlendirmek için - zaten yöresinde hürmet edilen- Hz. harun ve zorlama bağıntıyla burada imran'a geliyor soyundan gelen safiye ninemle evlenmesi. halbuki, konu safiye nineme gelene kadar onlarca varsayım ve ön kabule dayanıyor. q'lar o kadar çok ki, yazar bile bütün q'lar sonunda gelen p'ye kendini çok kaptırmış. iyi niyetli olduğunu düşünerek, yoksa sonuç "q" nun da "p" diye kaptırılmaya çalışıldığı aşikar bir kere Kuran'da imran'dan çok az bahseder -yazar bunu kabul ediyor-. fakat zorlama kuran dışı yorumlarla muhammed dedeme haksızlık yapılmaya çalışılıyor. 1. muhammed dedemin mekke'de zaten saygınlığa ihtiyacı yok. aile kökeni yörenin ileri gelenlerinden. 2. medine'de de amine ninemin ailesi bir hayli güçlü. 3. medine'de sığınmacı statüsündeki bir yahudi kızı üzerinden prim yapmaya hiç mi hiç ihtiyacı yok. 4. kaldı ki, muhammed dedem zaten direk olarsak Allah ve resulunu kabul etmeyip, itaat etmeyenlere TARAF olmuş durumdadır ve bunu açık seçik yapar. 5. yazar gibi alttan alta fit sokarak değil... Yanıtla Yanıtlar muhammed dedeniz şüphesiz ki sizden daha vizyon sahibi bir insanmış. evrensellik? universalism iddiasıyla ortaya çıkan bir dinin kurucusunun mekke ve medinedeki forsunun yanında başka kozlar? leverageda edinmesi, elbette dehasının ve öngörülülüğünün bir kanıtıdır. 1. taberi'nin bu konudaki çırpınmalarını anlatıp kıssadan hisse çıkarmak ne zamana nasip olacak? 2. islam tarihine de giriş yaptık iki ay evvel ama devamı gelir mi acaba? kabalık ediyormuşuz gibi duruyor böyle sürekli istekte bulunmalarımız, ama seni sevdiğimizden yapıyoruz biliyorsun. Yanıtla öteki tarafta kendimden çok bu adamın durumunu merak ediyorum ben yaw hey ya rabbim ya rasûlallah Yanıtla Sami geleneğinde kişi kavminin büyüğüyle kadını ailesinden bir erkeğe nisbetle anmak, ona saygı ve hürmet her insanın "Ademoğlu" şeklinde anılması geçen "Harun'un kızkardeşi" ifadesi hem saygı ve hürmet hem de ailenin geçmişte yaşamış büyük isimlerine nisbetle anma geleneğine güzel bir örnektir. Harun'un, kardeşi olması gerekmez bu ki Luka'da için "Davudoğlu" I32, karısı Elişa için de "Harun'un bacılarından biri" ifadesi vardır I5, 36. Maksat üzüm yemek değildir, bağcıyı ve sözlük üzerinde yazıları, kitapları bulunan Sevan Nişanyan adlı şahsın, Sami dillerindeki bu geleneği bilmiyor olması ifadenin, Kabile olan Levililerin büyük atası olarak bilinen nisbetle saygı payesi vermek istediğini anlamıyor olması imkansızdır. Ne yapılmak istendiği, neye hizmet edildiği ister ki yalan-yanlış konuşmadan, etrafına cahil güruh toplamadan, mesele mertçe ve yüz yüze maksat tartışmak değil, burada maksat bellidir, düşmanlık... Yanıtla Yanıtlar Adamın kitabı "İmran kızı Meryem" diyor. Mecaz filan zannedilmesin diye bilhassa "İmran'ın karısı, karnındakini doğurdu, adını Meryem koydular" diye izah ediyor. Kopya çektiği kitapta nitekim bir tane Amram/İmran kızı Meryem var. Onun kardeşi olan bir de Harun var. Bu tutup "ey Harun'un kızkardeşi Meryem" diyor. Biz de bu hususa parmak basıp her normal zekaya sahip insanın yapacağı çıkarımı yapıyoruz. Elcevap "Neye hizmet edildiği belli..." Aptal ezberleri tekrarlaya tekararlaya beyinleri çürümüş bunların. Ya Hu, şu cevabı neden kimse veremiyor anlamış değilim ! İki İmran, iki Meryem ve iki Harun İmran, Musa, Harun ve Miriam’in babaları olan Amrân b. Yashur, ikinci İmran ise İsa’yı doğuran babası İmran b. Matan.’ öğrenmek istiyen Zemahşeri’ye ya da Elmalılı’ya yine de kısaca aktarıyım. Amran b. Yashur, Yakub oğlu Levi oğlu Yashür’ün oğlu olandır. İmran b. Matan ise , İyşa oğlu Davud oğlu Süleyman soy da yine Yakub oğlu Yehuda’nın ikisi de aynı soydandır. İşin özeti şu, İmran , neseb itibariyle bağlantılı olduğu ve ataları olan ilk Amran ailesinden kendisi aynı isim benzerliğine sahip olduğu için, çocukları olduğu takdirde bu benzerliği devam ettirmek istemiş bu iki aile birbiri hakkında katiyyen bilgi alamayacakları çok uzak iki farklı zamanda ve yerde yaşamış olsalardı o zaman denirdi ki iki aile bireyleri içinde, 6 kişinin de isimlerinin tutması çok zor sadece İmran isimleri aynı, diğer benzerlikler ise İmran kendi seçiminden tesadüfi hala Anadolu’da kendi ismi Abdullah olup oğluna Muhammed ismini koyan babalar , aileler vardır. Gelelim Harun mevzuna; yukarda yazdığım her şey Harun için de erkek çocuğuna Harun ismini ki Harun olayı gerçek ilgi bir çok rivayet İmran b. Matan’ın Harun diye bir oğlu olmadıysa “Harun’un kızkardeşi “ ifadesi “Harun’un soyundan gelen kızkardeş” şeklinde tefsirinden kontrol da yukarda söylenen Sami diline has, kabileyi ve soyu şereflendirmek için de söylenmiş bu kullanımın Kur’an’da örnekleri vardır. Bir diğer ihtimal da orada geçen Harun ismi, zamanında yaşamış olan iyi kimselerden bir zattı. onun gibi iyi bir hal sahibi görüldüğü için onun bu bakımdan kardeşi sayıldı.Ömer Nasuhi Bilmen Görüldüğü gibi Harun’la ilgili rivayetler başka rivayetler de biri doğru olabilir ya da hiçbiri doğru erkek çocuğuna da Harun ismini koymuş bu kadar basit ve net. Yanıtla Yanıtlar Sevan Bey, aslı bulunmayan , tahrif edilmiş ve içinde bir çok yanlış bulunan bu İncillerdeki hangi delili gerçek kabul edeceğiz ? Bu şecereyi oraya yazan yazıcının yanlış yazmadığı ya da uydurmadığı ne malumdur Sahih sayılan İncil’de – ki o bile şüphelidir- babası İmran’ın kendisi ve şeceresi yer almaz. Demek istediğim şudur, böylesine tahrif edilmiş bir kitabı, tahrif edilmemiş bir kitaba göre kıyaslarken ispat konusu yapmak bana mantıksız geliyor Cevabı yazıya ekledim, kusura bakmayın. Ayrıca Davut ve oğlu Süleyman'ın Harun soyundan olmadığı malumdur olsalardı kral olamazlardı, rahip olmaları gerekirdi. Dolayısıyla İsa'nın annesi olan Meryem eğer Davut soyundan ise Harun soyundan olamaz. sayın nişanyan, isa'sı, musa'sı, muahammedi, meryem'i, yusuf'u, ibrahim'i ve daha yüzlercesi, hepsi neden aynı coğrafyadan? tanrı başka kıtaları bilmiyormu ya da başka kıtaların insanlarına elçilik vermeyi uygun görmüyormu? bu dinlerin tamamına, orta doğu dini demek sizce nasıl olur? Yanıtla Kim hangisinin soyundan geldi ise gelmiş ve ortada adı geçen her zaman ilk olan Meryem'dir bana konuyla az da olsa ilgisinin olduğunu düşündüğüm bir sorunun cevabını öğrenmek istiyorum göre ölüm sonrası dirilişte tüm erkekler neden 32 yaşında ve İsa şeklinde ,yine tüm kadınlar neden 25 yaşında ve Meryem şeklinde tekrar dirilecekler.? Bu bilgiyi İslam bilginleri söylüyor..Madem Muhammed en son peygamber deniliyor ve Yaradan'ın en sevgilisi olarak gösteriliyor; peki o zaman neden ölüm sonrası dirilişimiz onun şekline bürünerek olmuyor da İsa ve Meryem şeklinde cevap bekliyorum..Selam ile.. Yanıtla Kısa ve Öz Yanıtla Yanıtla naci çelik Yazdı Semazenin”de katıldığı İslam alimlerinin ortak görüşü, kavmine bir çok mucize gösterdiği her mucize,bir önce gösterdiği mucizeden daha ayet bir önceki mucize ile,bir sonraki mucizenin birbiri ile kardeş,yani benzer olduğunu vurguluyormuş,muş. Çok doğru! Aynen böyle! naci çelik Yazdı Arkadaşlar,zannederim hepinizin bir Kur”an kelimeleri fihristi kardeş,kızkardeş kelimesinin hangi ayetlerde geçtiğini ve geçtiği ayetler de kelimeye hangi anlam yüklendiğini,lütfen inceleyin. Ben,orijinal adı Mücemmil Muhferrest olan Kur”an kelimeleri fihristimden kelimeyi 85 ayri ayette yer İslam alimlerinin veya rivayetlerin söz konusu ayetle ilgili yorumları doğru ise,kelime 84 yerde insanlar için kullanılmakta,yani kelime 84 yerde insan kardeşliğini vurgulamak için kullanılmakta,bir yerde,yani söz konusu ayette ise,mucizelerin kardeşliğini vurgulamak için kullanılmaktadır. Belki, N. Çelik’in bahsettiği fihristten temin etmek isteyenler çıkar diye, fihristin orijinal adını kusurlardan arındırıyorum. Lütfen, kitap piyasasında “Mücemmil Muhferrest” olarak değil de “Mu’cem-ül’Müfehrest” olarak arayınız. Zîra, adını doğru telaffuz etmezseniz; olur ki “Bu fihrist sizin ne işinize yarayacak” itirazı ile karşılaşabilirsiniz.. Yanıtla naci çelik Yazdı İşte ben bu Kur”an anlayışına isyan ben,sözüm ona bu İslam alimlerine isyan bunların yaptığı Allah”ın kelimelerini yerlerinden kaydırmanın ta kendisidir..Bir kelimeyi,84 yerde insanların hemcinsliğini vurgulamak için,bir yerde de mucizelerin hemcinsliğini vurgulamak için kullanan bir kitap ilahi olsa edebi uslup ve belagattan yoksun beşeri bir kitap olur Semazen ve atalarının yorumuna göre,mucizelerin benzerliğini vurgulamak için kardeş sözcüğü bir mucize mutlaka bir öncekinden daha büyüktü diyorsa,ki öyle zaman bu mucizeler birbirinin benzeri veya birbirinin dengi kardeşlikte denlik,eşitlik ayet,bir fade ile söylediğini,hemen bir sonraki ifadesiyle tekzip ediyor öyle mi? Hayır; kardeşlikte denklik ve eşitlik yoktur! Sâdece, ebeveyne yâni üretken faktöre bağlılık sebebiyle benzerlik vardır.. Bahsi geçen mûcizeler Allah’ın izniyle kimin eseri?! Tâbiiki Hz. Mûsâ’nın! Yâni, üretken faktör Hz. Mûsâ! naci çelik Yazdı ] Söz konusu ayetteki UHTİHA,kardeş kelimesi bu ayette de insanlar için kullaılmış,yani Musa ile Meryem"in Kardeşliğini vurgulamak için kullanılmıştır. Yanıtla BU SABAH ŞU HADÎSE DENK GELDİM. SEVAN NİŞANYAN,YALAN SÖYLÜYOR. Muğîre b. Şu’be rivâyete göre, şöyle demiştir Rasûlullah beni Necran’a göndermişti, Necranlılar bana dediler ki siz Kur’ân’da Meryem sûresi 28. ayetinde “Ey Harun’un kız kardeşi” diye okumuyor musunuz? Oysa Musa ile İsa arasında pek çok zaman geçmemiş midir? Onlara nasıl cevap vereceğimi bilemedim ve Rasûlullah dönüp durumu ona anlattım. Buyurdu ki Onlara kendilerinden önceki peygamberlerin ve Salih insanların isimlerini kullandıklarını haber vermedin mi? İmam Tirmizi, Sünen, 3155 Yanıtla Yanıtlar Onur Bey, belli ki düşünmeden yazı yazan ya da önyargılarını aklın süzgecinden geçirmeye üşenen biri. Aktardığı rivayetten a Muğire'nin yalan söylediği, b rivayeti aktaranın yalan söylediği, c Rasûlallah ın yalan söylediği, d hiç birinin yalan söylemeyip iyi niyetle hata ettiği sonuçlarını çıkarmak mümkün iken, bu ihtimallere değinmeden sonuç çıkarmasını başka türlü açıklamak güç. cevap burada var. suyu bulandıranlara da Allah'tan hidayet dileriz.. Yanıtla Haberler > Dünyanın En Ünlü Uyuşturucu Baronu Pablo Escobar'ın Oğlu Tehlikelerle Dolu Yaşamını Tüm Ayrıntılarıyla Anlattı - 1000 Dünyanın en ünlü suçlularından olan Pablo Escobar'ı hepimiz biliyoruz. Kendisi dünyanın en büyük kartellerinden birinin başında olduğu için hayatı tehlike içinde geçti. Durum böyle olunca ailesi de yaşadıklarından oldukça fazla etkilendi. Escobar'ın oğlu, çocukluğunda yaşadıklarını bir belgesel için anlattı. İşte ayrıntıları...👇 Kaynak Kolombiyalı uyuşturucu kaçakçısı Pablo Escobar 1976 yılında Medellin kartelini kurduktan sonra yasadışı işlerini dünya çapında devam ettirdi. Bu da onun milyarlarca dolarlık bir suç şebekesini kontrol etmesini sağladı. Ailesiyse onun tehlikeli yaşamının gölgesinde yaşadı. Escobar'ın oğlu Juan Pablo Escobar Henao da küçüklüğünden itibaren pahalı oyuncaklar ve hediyelerle şımartıldığından babasının dünyanın en zengin insanlarından biri olduğunu biliyordu. Sky Documentaries'in 4 bölümlük yeni serisi 'Escobar by Escobar'da anlatılanlara göre Juan Pablo, babasının tehlikeli ve lüks içindeki hayatı nedeniyle küçükken aynı kıyafetleri iki kez hiç giymezmiş ve her gün için farklı bir saati varmış. Serinin ilk bölümünde Juan Pablo daha çok küçükken bir motorsiklet koleksiyonu oluşturmasını şöyle anlatıyor 'Ben 4 yaşındayken babam ilk motorsikletimi hediye etti. 11 yaşına geldiğimde 27 motorsikletim vardı.' Juan Pablo'nun babası hakkında anlattıkları da oldukça şaşırtıcı 'Babam dünyanın en zengin insanlarından biriydi. En etkin olduğu zamanlarda ülkede kokain ekilmiş 200 bin dönüm alan vardı. Babamın sadece Miami'deki haftalık kazancı 50 ila 70 milyon dolar arasındaydı.' Lüks içinde büyüse de Juan Pablo, genç yaşlardan beri ailesinin servetinin arkasında yatan daha karanlık bir dünya olduğunu biliyordu. Juan Pablo şu anda 44 yaşında, yani babasının öldürüldüğü yaşta. Kendisi bu tehlikeli hayat hakkında şöyle diyor 'Bir Escobar olarak doğduğunuzda mutlu veya sakin olma hakkına sahip olamazsınız.' Pablo Escobar, 1991 yılında yetkililere teslim olmadan önce pazarlık yaptı ve kendi yaptırdığı La Catedral isimli hapishanede kalmasına izin verildi. Bir yıl sonra hapishaneden kaçan Escobar, ailesini kendisiyle birlikte saklanmaya ikna etti. Juan Pablo, "Babam bizden onunla birlikte saklanmamızı istedi çünkü dışarıda güvende olamazdık." diyor. Sözlerine 'Gözlerimiz bağlı bir yerlere giderdik. Çeşitli saklanma yerlerine gittik. En azından 6 farklı evde kaldık.' diyerek devam ediyor. Birkaç aylık bir saklanma sürecinden sonra aile bu hayatın güvenli olmadığını fark etti. Şu anda Sebastian Marroquin ismini kullanan Juan Pablo'nun o zamanlar hakkında anlattıkları 'Babam, 'Benimleyken tehlikedesiniz.' dedi. 8 ay saklandıktan sonra Kolombiya hükümetinden daha fazla koruma istemeye karar verdik çünkü babamın düşmanları kaçmamızı engellemek için ellerinden geleni yapıyorlardı. Birlikte saklandığımız yer olan Casa Azul'dan ayrılmadan önce babam yanımıza geldi, bana sarıldı, konuşmak istedi ama bir şey diyemedi.' "Babamı ilk kez o zaman ağlarken gördüm. Ayrılırken babam bizi arabayla takip etti, biz giderken de arkamızdan korna çaldı." "Bu, babamı son görüşümdü, bir çeşit veda gibiydi." Pablo Escobar, La Catedral'den kaçtıktan 16 ay sonra 1993'te bir çatışmada vurularak öldürüldü ve 16 yaşındaki oğluna büyük bir sorumluluk yüklendi. Juan Pablo, babasının öldüğü günün aynı zamanda kendisinin kaderinin değiştiği gün olduğunu söylüyor. 'Kolombiya'daki tüm silahlar bana doğrultulmuştu.' diyor Juan Pablo. Pablo Escobar'ın ölmesinden sonra çekilen bir görüntüde Juan Pablo'nun babasını öldürenleri öldüreceğini söylediği duyuluyor. Bu sözlerinden sonrasında çok pişman olmuş. Juan Pablo, "O beş saniyelik tehdit 25 yıl sürgünde yaşamama neden oldu." diyor. Birçok ülkeye sığınma başvurusu yapıp reddedilen Escobar ailesi Kolombiya'dan Mozambik'e, ardından Brezilya'ya kaçtılar ve sonunda Arjantin'e konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım... İlginizi çekebilecek diğer içeriklere buradan ulaşabilirsiniz. 👇

oğluna kendi ismini koyan baba