LnjRp. Anasayfa » BEBEK » Yeni doğan Bebeklerle İlgili Doğru Bilinen 10 Yanlış Yeni doğan bebekler için her kafadan bir ses çıkmakta. İlk defa anne olan kadınlarımız için ise çok daha çekilmez bir hal alıyor. Yeni doğan bebekler için uykusu, beslenmesi, banyosu vb. anneler için başlı başına hepsi önemli konular. Bebeğinizin sağlıklı gelişimi için en ince ayrıntısına kadar düşünmek annelerin en tatlı ve en telaşlı halini gösteriyor. Yenidoğan bebeğin bakımı oldukça zahmetli gözükse de etrafınızdaki insanlar kendi doğrusunu size söyler ve bu durum anneler için bunaltıcı olabilir. Doğru bilinen yanlışlar, bebeğiniz ile olan özel iletişiminize zarar verir. Bu durum annelerin kırmızı çizgisi olduğu halde birçok insan kafa karıştırıcı cümleler kurar. Yeni doğan bebek bakımı ile ilgili birçok kafa karıştırıcı cümleler duyuyorsunuzdur etrafınızda. Bunun için yenidoğanlar hakkında herkesin doğru bildiği 10 yanlışı sizler için derledik. Merak etmeyin her şey istediğiniz gibi çok güzel olacak. 1. Sütüm Gelmezse Bebeğim Aç kalır Doğumun hemen ardından göğüsten gelen süt miktarı bebeğin ihtiyacı kadardır. Göğüsten fazla süt gelmez bu yüzden. İlk günlerden sütün çok az miktarda gelmesi gayet doğaldır ve bebeğini emzirdikçe süt oranı artar. Bebeğim doymaz ya da doymuyor’ düşüncesi ile asla hareket etme. Bebeğin her şeyi hisseder ve bebeğinle arana stresin girmesini engelle. Eğer daha detaylı bilgi almak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz. 2. Yeni doğan Bebeği Sürekli Emzirme İlk 2 günün ardından 2 saatte bir bebeğini emzirmen yeterli olacaktır. İlk haftada bu kadar fazla emzirmenin sebebi yeni doğan sarılığının daha hızlı geçmesini sağlamaktır. Bebeği daha az beslemek ise göğüste sütün birikmesi sonucu ağrıya ve göğüs ucu yarasına sebep olmaktadır. Göğüslere sütün gelmemesi veya bebeğin göğsü emme problemi için detaylı bilgilere buradan ulaşabilirsiniz. 3. Yeni doğan Bebeği Sallayarak Uyutmak Uyku eğitimi için daha çok erken olan yeni doğan bebeklerde zaten günün yarısını uyuyarak geçirmektedir. Yalnızca bebeği hızlı sallamak ya da sallarken yanlış tutma gibi durumlarda dikkat edilmesi gerekir. Bebeğinizin uyku süreci hakkında daha detaylı bilgi almak için buradan ulaşabilirsiniz. 4. Yenidoğan ve Evcil Hayvanlar Yeni doğan bebekler etrafına uyum sağlamak için antikor üreterek bağışıklık kazanır. Bebekte görülen alerjik bir reaksiyon olmadığı sürece evcil hayvanların bebeğe zararı yoktur. Evcil hayvanlarla büyüyen bir bebek ruhsal ve sosyal gelişim olarak diğer bebeklere göre bir adım önde olur. 5. Bebeğin Karanlık ve Sessiz Ortamda Uyuması Yeni doğan bebekler günün yarsını uyuyarak geçirmektedir. Gündüz veya gece fark etmeksizin altı temiz ve karnı tok ise uyuduğu yerin karanlık ya da sessiz olması pek fazla sorun oluşturmamaktadır. Büyüme hormonu gece daha çok salgılandığı için ise bebeğin uyuduğu bölgede gece lambası kullanmamalı ve bebeğin karanlıkta uyumasını sağlamalısınız. Bebeğinizin uyurken rahatsız olduğu durumlar ve bebeğin yatma tarzı hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için buradan ulaşabilir ve bebeğinizin uyku problemleri hakkında bilgi alabilirsiniz. 6. Yeni doğan Bebeğin Üşümesi Hastalandığını mı Gösterir? Yeni doğan bebeğin ellerinin ve ayaklarının üşümesi gayet doğal bir süreçtir. Perierik kan sistemi doğduktan sonra gelişim gösterdiği için bu durumda annelerin korkmaması ve telaşlanmaması gerekir. Yeni doğan bir bebeğin bulunduğu yerdeki ortalama sıcaklığı 20-22 derece olmalıdır. Ancak bebeğinizin elleri ve ayakları normalin üzerinde daha sıcak ise bir termometre ile bebeğinizin ateşini ölçün eğer 38 derecenin üzerinde ise doktorunuzu arayarak bu konu hakkında bilgi alabilirisiniz. Evde yapabileceğiniz ateş düşürme yöntemleri ve bebeğinizin ateşini ölçmek hakkında bilgiler almak için buradan ulaşabilirsiniz. 7. Yenidoğan Bebeklerde Gaz Sorunu Yenidoğan bebeklerde gaz sorunu göğsü emerken hava yutmasından dolayı çıkmaktadır. İlk günlerde olmak üzere bebeği dik tutarak gazını çıkarmak gerekir. Bebeğin gaz sorunu olması sancı çekmesine ve uykusuz kalmasına sebep olur. Gaz problemini çözebilmek için buradan ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. 8. Bebek Bezi ve Pişik Kremi Eğer pişik yani kızarıklıkları varsa eğer pişik kremi kullanılmalıdır. Ancak pişiği önlemek için bebeğin bezini kontrol etmeli ve idrar yaptıysa onun hemen değiştirilmesi gerekir. Bebeklerde bu süreç 9-12 aylığa kadar devam etmektedir. Bu yüzden bebeğin cildine ve kullanılan beze dikkat edilmesi gerekir. Bebeklerdeki pişik sorunu hakkında detaylı bilgi almak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz. 9. Yenidoğan bebeğin Sürekli Kaka Yapması Bebeğinizin her altını değiştirdiğinizde kaka görüyorsanız herhangi bir sorun yok demektir. Yani bebeğiniz sağlıklı besleniyor ve gelişiyor. Bebeğinizin kakasının rengi sarı ve patiküllüyse doğru ve sağlıklı besleniyor demektir. Eğer rengi yeşil ise anne sütünü çok emdiğini gösterir. Eğer bebeğinizin bezinde kaka yoksa kabızlık sorunu vardır. Bunun için yapmanız gerekenlere buradan ulaşabilirsiniz. Kundaklanması ve Hareket Kabiliyeti Bebeğin doğumundan önce anne karnında da hareketli kısıtlıdır. İstemsizce el ve kol hareketleri onu korkutabilir. Yenidoğan bir bebeğin kundaklanmasının sebebi kendi el kol hareketlerinden korkmaması ve kendine zarar vermemesidir. 1720 Son Güncelleme 1720 TAKİP ET Soru Yeni doğan bebeğimizin çok yemesinden henüz 2 buçuk haftalık. Günde 12 defa meme emiyor ve günde iki üç defa bir biberon hazır mama yiyor. Hastaneden çıktıktan bir hafta sonra kontrole gittiğimizde doktor alması gereken kilonun iki katını aldığını ve ılık su kullandık ancak bunlar bebeğimizi tatmin etmiyor ve bebeğimiz meme emmek yada biberon için ağlıyor. Ne yapabiliriz? Cevap Bebeğinize günde üç kere biberon vermenizin sebebinin sütünüzün yetmediğini düşünüyor olmanızdan kaynaklandığını tahmin ediyorum. Yeni doğan bebeklerin sık sık yaklaşık olarak bir buçuk saatte bir emzirilmesi sütü kolaylıkla sindirilir ve sık emzirmeler annenin sütünü artırır. Sütü bol olan anneler bile bazen bebeklerinin tatmin olmadığını düşünürler. Bebeğiniz eğer sağlıklıysa yani iyi bir şekilde büyüyor ve dışkısı olması gerektiği gibiyseeşinizin sütünün yeterli olduğundan emin olabilirsiniz. Hazır mama desteğini bırakmanızı tavsiye ederim. Çünkü biberon emmekle meme emmek aynı değildir. Ve ilk haftalarda bebek bu ikisine alışmakta sorun yaşar. Bebeğiniz emzik yada biberon istediğinde ona meme verin. Altı haftalıktan küçük bebeklerin günde 6-8 defa altını ıslatması ve en az 2 defa bağırsak hareketi yapması düzenli kalori aldığının göstergesidir. Bazı bebekler normalden fazla kilo alır çünkü bebeklerin gereksinimleri farklılık gösterir. Emzirme kilo alımıyla sınırlandırılmamalıdır. Debbi Donovan K VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ Bağırsaklardaki faydalı mikroorganizmalar tarafından üretilen K vitamini; pıhtılaşmayı sağlayan faktörlerin karaciğerde yapılmasını sağlar. Bebeklerin bağırsakları doğumda mikropsuzdur. Faydalı mikropların bebeğin bağırsağına yerleşmeleri birkaç haftayı bulabilir. Bu süreçte K vitamini eksikliğine bağlı kanamayı önlemek için doğum sonrası K vitamini K vitamini yapılmasına rağmen, bebeklerde K vitamini sentezi gecikirse göbekten kanama olur. Bu durumda K vitamininin bebeğe tekrar yapılması gerekir. Anne sütü bağırsaklarda faydalı mikroorganizmaların yerleşmesini kolaylaştırdığı için, anne sütünün verilmesi tersine antibiyotikler bu süreci geciktirmektedir. Antibiyotik alan yeni doğan bebeklere K vitamininin tekrarlanması gerekebilir. Doktora sorarak probiyotik SARILIĞI Ülkemizde zamanında doğan bebeklerin % 60’ı, prematüre doğan bebeklerin % 80’i doğum sonrasındaki ilk hafta içinde sararmaktadır. Sarılığı oluşturan bilirubin maddesi kanımızda bulunan eritrositlerin kırmızı kan hücreleri yıkılmasıyla oluşur. Bebek anne karnında iken oksijeni düşük bir ortamda yaşamakta, oksijenin dokulara götürülmesi için daha fazla hemoglobine ihtiyaç doğduğunda hemoglobini 18-21 g/dl gibi yüksek düzeylerdedir. Doğum sonrası atmosfer havasındaki yüksek oksijen ile karşılaşan bebeğin yüksek hemoglobine ihtiyacı kalmamakta, hemoglobin yıkılmakta ve ortaya fazla miktarda bilirubin çıkan fazla miktardaki bilirubinin karaciğerden bağırsaklara atılması aynı hızda olmayınca kanda birikmekte, sarılık meydana bebeğin önce gözlerinin beyazında, yüzünde fark edilir. Arttıkça gövdesinin sarardığını ve bacaklara doğru indiğini görürüz. Gün ışığında veya beyaz ışıkta daha iyi fark edilir. Özellikte gövdede sarılığın görülmesi mutlaka uzman muayenesi diğer nedenleri arasında ;Anne ve bebek arasındaki kan grubu uyuşmazlığıKırmızı kürelerdeki yapısal bozukluklar,Enzim eksiklikleri Glukoz 6 fosfat dehidrogenaz enzim eksikliği, pirüvar kinaz enzim eksikliği gibiTiroid hormon eksikliğiİdrar yolu enfeksiyonuVücutta ve kafada doğum sırasında oluşmuş kanamalar bulunamayan yeni doğan sarılıklarının bir kısmı genetiktir. Benim yapmış olduğum, Int J Clin Pharmacol Ther dergisinde yayınlanan bir çalışmamda; Japonlarda sık olarak bulunan ve yeni doğan sarılığına neden olan bir mutasyonun Türkiye’de de var olduğu, yeni doğan bebeklerde sarılığa neden olduğu oluşturan bilirubin maddesi çok yüksek düzeylerde bu düzey bebeğin vücut ağırlığı ve kaç günlük oluşuna göre değişmektedir kan-beyin bariyerini geçip beyne yerleşir ve beyin hücrelerine zarar verir. Bebekte kalıcı nörolojik hasara neden sarılığının azalması için iyi beslenme çok önemlidir. Bilirubin karaciğer ve safra yolları aracılığı ile bağırsaklara gelmekte ve kaka ile vücuttan uzaklaştırılmaktadır. İyi beslenmeyen bebeklerde bağırsaklarda uzun süre durursa, bilirubin tekrar emilip kana karışır. Bebeğin bilirubin düzeyi riskli düzeye ulaşmış ise ışık tedavisi yapılır. Beyin etkilenmesi sınırına gelmiş ise bebeğin kanı tedavisi ile 430-490 dalga boyu bebeğin cildine 30-45 cm uzaklıktan verilir. Bu dalga boyundaki ışık bilirubini suda eriyen bir forma çevirir, bir tür karaciğerin görevini yapar. Suda eriyen bilirubin safra yolu aracılığı ile bağırsaklara ulaşır ve vücuttan FITIĞI Göbek fıtığı bebeklerde, çoğunlukla, karın kaslarının karnın orta kısmında tam olarak birleşmemesinden kaynaklanır. Bebeğe göbek kuşağı takılmasının faydası olmaz, hatta para gibi cisimlerin göbeğe konulup sarılması enfeksiyon ihtimalini artırır. Göbek fıtığı ilk aylarda giderek artabilir ancak daha sonra karın kaslarının gelişimi ile azalır, çoğu 1 yaşa kadar Bebeklerde kolik ağrısı dediğimiz gaz ağrısı genellikle hayatın 3. Haftasında başlar. Daha çok akşam saatlerinde 3 saatten fazla süren durdurulamayan ağlamalar olur. Bu dönemde bebek sürekli emmek ister. Emdikçe gaz ağrısı devam eder. Sonunda ağlamaktan yorularak olarak nedeninin bilinemediği bu süreç bağırsaklarda anne sütü şekerinin tam sindirilememesiyle ilgili olabilir. Anne sütü şekeri tam olarak sindirilemeyince laktoz laktik aside çevrilir ve gaz ortaya çıkar. Laktozu sindiren laktaz enzimi bağırsaklarda 4. ay civarında normal düzeylere erişir ve gaz ağrısı kendiliğinden azalır. Bu mekanizma dışında başka mekanizmaların da neden olduğu ağrısı düşünülen bebek iyi bir sistematik muayeneden geçirildikten sonra olası idrar yolu enfeksiyonu olmadığının tespitinin ardından gaz ağrısını azaltabilen bitkisel bazı ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçların tam olarak gaz ağrısını azaltmayabileceği bilinmelidir. Bebeğin karnına masaj yapmak bebeği süreçte annenin desteklenmesi çok önemlidir. Annenin moralinin bozulması strese girmesi süt salınımını azaltabilir. Evde anneye destek olabilecek birinin olması, bebeğin bakımına yardımcı olunması ve annenin ara ara 1-2 saatlik bebeğin ağlamasını duymayacağı şekilde yürüyüş yapması, ortam değiştirmesi anneyi rahatlatacaktır. Uzmanlara göre yeni doğan bebeğinize ilk altı ay boyunca sadece anne sütü vermeniz önerilir. En geç beşinci aydan sonra ek gıdalara geçiş yapabilirsiniz. Bu açıdan bebeklerin beslenmesi çok önemlidir. Ebeveynlerin ilk görevi bebeklerini doğru beslenmelerini sağlamaktır. Yeni doğanlar ilk yıl içinde doğru beslendikleri zaman gelişim hızları artar. Ayrıca ek gıdaların ne zaman, hangi koşullarda doğru verilmesi gerektiğini öğrenen aile bireyleri bebeklerine iyi bir beslenme alışkanlığı sağlamış olurlar. Böylelikle bebeğinizi beslerken, onun gelişimine uygun davranmanız sağlanır. Bu dönemlerde ek gıdaları ve beslenme önerilerini uygun bir şekilde belirlemek çok önemlidir. Beslenmeyi iki Döneme Ayrılabiliriz. Bebek doğduktan sonra ilk 4. ve ilk 6. aylar çok önemlidir. Bu aylarda minik yavrunuzun tek besin kaynağı olan anne sütü ile beslenmesi gerekmektedir. Anne sütü ilk 4-6 aylık dönemlerde çocuğunuzun bütün ihtiyaçlarını karşılayabilmektedir. Bu dönemlerde bolca anne sütüyle beslenmesine özen gösterin. Aşağıdaki yasaklı besinleri asla çocuğunuza vermeyin. 0-3 Aylarda Bebeğiniz İçin Yasaklı Besinler İnek sütü Arı mama+inek sütü Bisküvi+ inek sütü Muhallebi-Yoğurt Sebze-meyve gibi tüm ek gıdalar Yumurta, kıyma gibi hayvani proteinler Yemek suları tattırmak 4. ve 6. Aylarda Anne Sütünün Önemi *Yeni doğan bebeklerde anne sütü çok önemli bir yere sahiptir. Doğumdan sonra en geç 1 saat içinde bebeği annesinin memesine verilerek emzirme gerçekleşmesi gerekmektedir. Anne sütü bebeklerin gelişmesinde ve büyümesinde en büyük etkendir. Hem fiziksel hem zihinsel açıdan çocuğunuzun gelişmesine yardımcı olacaktır. *Anne sütü çok temiz ve sterildir. Bebeğinizin bağışıklık sistemini güçlendirir. Tehlikeli hastalıklara karşı korur. Faydalı bir besin olduğu için sindirimi çok kolaydır. Çocuklarda ishal, kabızlık gibi sorunları en aza indirmeye yarar. *Anne sütü ile beslenen çocuklarda kalp hastalıkları, şeker hastalıkları, ağız ve diş gelişim bozuklukları gibi durumları önler ve az görülmesini sağlar. Anne Sütünü Arttırmak İçin Annelerin Yemesi Gereken Besinler * Kuru üzüm hoşafı *Taze beyaz üzüm *Salep, Boza * Havuç ve Bal kabağı * İncir, Çilek *Pekmez, Tahin başlanması gerekir ve 1 yılı doldurulması ile tamamlanması sağlanır. Bu aylarda anne sütünün yanı sıra ek gıdalar verilmeye başlanır. Ek Gıda *Ek gıdaların verilmesi en erken beşinci aydan sonra olması önerilir. En uygun altıncı ayda ek gıdaların tamamen hazır hale gelmesi sağlanır. Bu aylarda diş çıkarma durumları da gözlenir. Bu durum beslemeyi mümkün kılan aşamalardan bir tanesidir. Ek Gıda Önerileri 5 ve 6. Ay Bebeğiniz beş buçuk aylıksa ve ek gıdalara geçmek istiyorsanız verebileceğiniz ek gıdalar aşağıda sıralanmıştır. 1 Bu aylarda ek besin olarak unlu-sütlü mamalar verilmelidir. Pirinç unu kullanılması tercih edilebilir. Hazırlanan mamanın ilk önce sulu olması, daha sonraki haftalarda pirinç unu miktarı artırılarak yarı katı ve katı muhallebi şekline dönüştürmek uygun olacaktır. Günde bir öğünden fazla tüketimesi önerilmez. 2 Çocuğunuzu muhallebiye alıştırdıktan sonra yanına yoğurt veya meyve suyu ilave edilebilir. Yoğurt mutlaka evde hazırlanmalı ve ekşi olmaması dikkat edilmelidir. 3 Meyve suyu ilk günlerde sulandırılarak bebeğe verilmelidir. Daha sonra da sulandırılmadan da verebilirsiniz. Miktarı gittikçe arttırmayı unutmuyoruz. 1 haftalık alışma döneminden sonra bir günde bir çay kaşığı bardağı taze meyve suyu vermek yeterli olacaktır. Daha sonraki aylarda meyve püresi haline dönüştürüp verilebilirsiniz. Yalnız püre hazırlarken cam rendeden geçirilmesi önerilmektedir. 6. ve 8. Ay Bebeğiniz 6 aylık olmuşsa aşağıda verilen ek gıdalar tercih edilebilir. 1 Bebeğinizin demir ihtiyacını karşılamak için bu aylarda sebze çorbalarına başlanması sağlanır. Her öğün için çorbanın içine bir çorba kaşığı yağsız dana kıyma ilave edilebilir. Ayrıca çorbanın içine de bir çorba kaşığı bitkisel sıvı yağ ilavesi yapılabilir. 2 Sebzeler ve kıymalar iyice haşlandıktan sonra tel süzgüden geçirilmelidir. Daha sonra ise çatalla ezilme işlemini gerçekleştirerek bebeğe verilmelidir. Mutfak robotu ve blander kullanılması asla önerilmez. 3 Bu aylarda yumurta sarısı verilebilir. Ancak yumurta katı pişmiş olduğuna emin olmalısınız. Genellikle sekizde bir ile başlanır. Her gün artırılarak bir hafta içinde yumurta sarısına ulaşabiliriz. Haftada 2-3 yumurta sarısından fazla verilmemesi gerekir. 4 Beyaz peynir bu dönemde önerilebilecek en iyi gıdadır. Peynirin kaynatılmış sütten yapılmış olmasına mutlaka dikkat etmeniz gerekir. 5 Bu besinleri bebeğe kabul ettirebilmenin en iyi yolu sabah öğünlerde bebek bisküvisi 2 -3 adet , süt bir çay kaşığı ile karıştırarak verilebilir. Reçel, bal karşımı yapıpta verebilirsiniz. 1 çay kaşığı 6 Yedinci ve sekizinci aylarda, dana etli köfte verilirken, aynı zamanda balık ve tavuk/hindi vermeye başlayabilirsiniz. 7 Sebze çorbalarını yağsız dana kıyma veya tavuk, hindi ile de yapılabilir. Çiğnemeyi öğrendikten sonra etleri haşlayıp küçük parçacıklar haline getirip tek başına vermek daha güzel olur. 8 Yedinci aylarda bebekler artık pilav-makarna, ekmekte yiyebilirler. Yiyecekleri rahatlıkla sindirebilirler. 9-12. Ay Bu aylar içinde çocuğunuz artık aile sofrasına rahatlıkla oturabilir. Hazırlamış olduğunuz yiyecekleri bütün kıyma çeşitleri, sebze yemekleri, makarna, pilav ve dolma gibi yemekleri afiyetle yiyebilirler. Bir yaşına kadar her türlü yiyeceğin alıştırılmış olarak bir bebeğe verilmesi durumda ileri yıllarda iştahsızlık görülmez. Ek Gıdalara Başlanırken Dikkat edilecek Hususlar 1 Ek gıdalar mutlaka bebek aç iken denenmelidir. Tok iken asla yeni bir besin denemek doğru olmaz. 2 Her yeni gıda tek başına denenmelidir. Aynı anda birde fazla ek gıda denemek doğru olmaz. Fazla verilen ek gıdalar kusma ve ishale neden olabilir. 3 Verilecek olan ek gıdalar ilk önce az miktarda verilmeli daha sonra miktar artırılarak gidilmelidir. 4 Sevmediği bir gıdayı yavrunuza asla yedirmeye çalışmayın. Ancak bir hafta on gün gibi kısa bir süre geçmesini beklemek doğru olacaktır. 5 Ek gıdaları bebeğinize kaşık veya bardakla veriniz. Biberon kullanmayınız. Anne sütü almaya devam eden bebeklerde biberonla verme başlanırsa bebek memeden uzaklaşabilir. 6 Ek gıdaları hazırlarken hijyene ve temizliğe çok önem vermelisiniz. Cam rende ve temiz su kullanmaya dikkat ediniz. 7 Verilen ek gıdalar doğal ve taze olarak hazırlanmış olmalıdır. Konserve, dondurulmuş yiyecekler, hazır meyve suları, içinde boya ve tatlandırıcı bulunan besinler asla verilmemelidir. 8 Hazırladığınız yiyecekleri oda sıcaklığında iki saatten faza bekletmeyin ve dolabınızda muhafaza etmeye çalışın. Taze sıkılmış meyve suları bebeğe hemen verilebilir. Sıkılmış meyve sularını buzdolabınızda bekletmek asitli madde oluşmasına sebep olabilir. Bu yüzden taze sıkılmış meyve suyunu hemen çocuğunuza içirebilirsiniz. Yarık Damak ve Yarık Dudak Yarık damak ve dudak, anne karnında karşılıklı dokuların birbirileriyle tam olarak birleşememesinden kaynaklanır. Genetik faktörler, gebelikte ilaç kullanılması kadar annenin sigara ve alkol kullanıyor olması da birer risk faktörüdür. Dudak yarığı olan çocukların çoğu, annelerini rahatlıkla emebilirler ama damak yarıklarında dışarıdan beslenme sorunlu olabilir. Bu nedenle özel üretilmiş biberonlar kullanılabilir. Damak ve dudak yarıkları, beraberinde diş sorunlarını da getirebilmektedir. Konuşma etkileneceği için damak onarımlarının erken yaşta yapılması önerilmektedir. Harita Dili Dil üzerinde oluşan, görünümü haritaya benzediği için bu isimle adlandırılan zararsız bir durumdur. Dilin üzerinde geniş beyaz bantlar, girintiler ve çıkıntılar, hafif kırmızı renk değişiklikleri göze çarpa-bilir. Sık tekrarlayabilir ya da düzelmesi uzun süre alabilir. Tedavi gerektirmez. Pamukçuk Bebeklerde yaşamın ilk ayı içinde, yanaklarında ve dil üzerinde başlayan peynire benzer renkte lekeler görülebilir. Aşırı olursa bebeğe huzursuzluk verebilir ve beslenmeyi etkileyebilir. Tedavi yöntemi için şu önerilir Küçük bir kahve fincanı kaynatılıp soğutulmuş içme suyuna bir çay kaşığı karbonat koyularak karıştırılır. Küçük parmağa sarılacak tülbendi bu karışımla ısladıktan sonra, ağız ve dil üzerindeki plaklara hafif baskı uygulayarak temizlenmeye çalışılır. Tülbent değiştirilerek sık sık yapılacak ağız bakımı, bebekleri rahatlatabilmektedir. Uzun süren, düzelmeyen, tekrarlayan ya da çok ağır seyreden pamukçuklarda, doktorunuz bunun ortaya çıkmasına neden olabilecek durumları inceleyecektir. Bazı durumlarda memeden bulaşabildiği için annenin de tedavi olması gerekmektedir. Dil Bağı Dil bağı ya da dilaltı bağı; dil ile ağız tabanı arasındaki bağın frenulum kısa ya da kalın olmasıdır. Birçok çocukta kısa dil bağı görülebilir. Kısa olan bu bağ dilin rahat hareket edebilmesini engelleyebilir. Eğer çok kısaysa emmeyi bile etkileyebilir. Güçlü emme yapamayan bebekte beslenme sorunu, annede de göğüs sorunları ortaya çıkabilir. Bebek emmek istemeyebilir. Emmede zorlanan bebekte, emmeyi zorlaştıran başka nedenler yoksa dil bağı kesilebilir. Emme sıkıntısı yapmayan dil bağlarında çocuk 2 yaşına gelince konuşmasını değerlendirmek gerekir. Bazı kelimeleri söylemekte zorlanan çocuklarda basit bir işlemle dil bağı kesilebilir. Ancak konuşma sorunlarını sadece dil bağıyla eşleştirmemek gerekir. Konuşma sorunlarının altında çok farklı nedenler yatabilmektedir. Dil bağları çok kısaysa dil ile ağız yeterli temizlenemediğinden ağız kokusuna ve erken diş çürüğüne yol açabildiğini akılda tutmak ve daha dikkatli olmak gerekir. Ağız içi Kistler Ağız içi kistlerin çoğu bebeğin anne karnında gelişimi sırasında olu-şan dokuların kalıntılarından kaynaklanmaktadır. Bunların çoğu zararsızdır ve zaman içinde kaybolur. Çocukta rahatsızlığa ya da beslenme sorunlarına yol açmaz. Ebpstein incileri Bebeklerin yumuşak damaklarında sert görünümlü beyaz kubbe şeklinde inciye benzeyen, yüzeyden kabarıklıklar görülebilir. Bu kabarıklıklar hareketsizdir ve elle çıkartılamazlar. Sayıları birden fazla olabilir. Bohn Nodülleri Dişlerin çıkacağı bölümlere yakın, hatta üstte ya da hemen dile ya-kın yerlerde yer alan bu kabarıklıklar da sert ve gri beyaz renktedirler. Sayıları birden fazla olabilir. Lamina Kistleri Genelde diş köklerinin damakla birleştiği bölgelerde bulunurlar. Diğerlerine göre daha yumuşak görünümde ve içi su dolu kistlerdir. Yukarıda yazılan kistlerin dışında ağız içinde birçok farklı kiste ve normal görünümü bozan dokuya rastlanılabilir. Bu görünümdeki tüm dokuların ve normal görünümlü kistlerin çocuk doktoru tarafından kontrol edilmesi uygundur. Bazı kistlerin çıkarılması veya yakın takip edilmesi gerekebilir.

yeni doğan bebekte beslenme sorunu