Sanaldeneyimler, evinizden ayrılmadan " seyahat etmeyi " hiç olmadığı kadar kolay hale getirdi. Çin'den Peru'ya, canlı yayınlar, sanal turlar ve 360 derecelik videolar sayesinde destansı kalabalıklar olmadan dünyanın en ünlü simgelerini görebilirsiniz. >> Evden Çıkmadan Ziyaret Edebileceğiniz 13 Müze.
NTVekibinin özel izin alarak girdiği İstanbul'un yeni havalimanı 360 derece video ve sanal gerçeklik farkıyla yayında. İstanbul'un yeni havalimanı birçok ça
Depositphotos'tan uygun fiyatlı, yüksek kaliteli 360 derece fotoğrafları indirin Milyonlarca stok görsel ve hızlı resim arama sunan popüler telifsiz fotoğraf sitesi
Misyon Eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve teknoloji geliştirme çalışmalarını etkin yürüten, analiz ve sentez yapabilen, kendisini sürekli yenileyen, girişimci, sorgulayıcı, etik değerleri özümsemiş, disiplinler arası ve takım çalışmalarına yatkın, liderlik özellikleri taşıyan, ulusal ve uluslararası düzeyde bilgi birikimi ve deneyimine sahip mühendisler ve
2000’li yıllarda Türkiye'ye fuar ve kongre merkezi olarak damgasını vuran Antalya, ilk fuar ve kongre merkezine 1 Ekim 1997 tarihinde kavuştu. Cam Piramit Sabancı Fuar ve Kongre Merkezi'nin temeli 30 Temmuz 1996 tarihinde atıldı. 1 Ekim 1997 tarihinde Altın Portakal Film Festivali etkinlikleri sırasında açıldı ve XI.
MısırKraliçesi Nefertari'nin binlerce yıllık antik mezarı, sıcaklık ve nem gibi dış etkenlerden dolayı turistik gezilere kapatıldı. Eşsiz süslemeleriyle "Mı
BSNcl. Bu makalede Mısır piramitleri, Mısır piramitlerinin resimleri, özellikleri, sırrı, sırları ve gizemi, mısır piramitler, misir piramitler, mısır piramitlerinin içi, mısır piramitlerinin yapılışı, mısır piramitlerin, mısır piramitleri resimleri ve eski mısır piramitleri tarihi konularında bilgi bulabilirsiniz. Mısır Piramitlerindeki Gizem Piramit sözcügü, Grekçe’de “ates” anlamina gelen “piro” ile, “merkezde” anlamina gelen “amid” sözcüklerinden olusur, yani “merkezdeki ates” ve bu piramitlerin gerçektende dünyanın merkezinde olduğu düşünülmektedir. Sponsor Bağlantılar Mısır Piramitleri denildiğinde ve dünyanın 7 harikası içinde düşünüldüğünde akla gelen 3 piramit olmaktadır. Ancak bu piramitler tartışılırken ilk akla gelen piramit, krallığın dördüncü hanedanlığının ikinci imparatoru Mısır Firavunu Khufu’nun, bilimsel saptamalara göre anıt-mezar olarak MÖ 2560’ta yaptırdığı Büyük Piramittir ya da başka bir deyişle Keops Piramididir. Bu üç piramit tam bir teknik ustalık ve mühendislik yeteneği başyapıtıdır. Yerleştirilişi, yapının dev boyutları, kullanılan kireçtaşından yapılan blokların boyut ve ağırlıkları, içlerinde sakladıkları gizem şaşırtıcıdır. * Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir ve bu taşları temin edilebilecek en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaktadır. * Bu taşların nasıl getirildiği bilinmemektedir. * Piramit kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya, yılda iki defa güneş girmektedir doğduğu ve tahta çıktığı günler . * Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan; mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür. * Piramitlerin içerisinde ultra sount, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır. * Piramitlerin içi yazın soğuk, kışın sıcak olur.* Piramit üzerinden geçtiği varsayılan meridyen, karaları ve denizleri tam eşit iki parçaya bölmektedir. * Piramitlerin içinde süt birkaç gün süreyle taze kalır ve daha sonra hiç bozulmadan yoğurt haline gelir. * Piramitin içine bırakılmış su beş hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılır. * Kirletilmiş suyu, birkaçgün piramitin içine bırakırsanız, suyu arıtılmış olarak bulursunuz. * Keops Piramidinin yüksekliğinin bir milyara çarpımı yaklaşık olarak dünya ile güneş arasındaki mesafeyi vermektedir. * Piramit kusursuz bir jeodezik yöneliş noktasıdır. Nirengi sayesinde göze görünen tüm karaların ölçülebildiğini Napolyon’un bilginleri saptamışlardır. * Piramitle hem kürenin hacmi hem de dairenin yüzeyi hesaplanabiliyor. * Bitkiler piramitin içinde daha çabuk büyür. * Keops Piramidinin taban çevresi, yüksekliğin iki katına bölünmesi Pi sayısını vermektedir. * Çöp bidonu içindeki yemek artıkları hiç koku yaymadan piramitler içinde mumyalaşır * Kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar bir piramidin içinde daha çabuk iyileşme eğilimi gösterir. * Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğuna hakkında bir bilgi yoktur. Araştırmacıların çoğu ya içinde kayboldu ya da aynı yerde birkaç tur attılar fakat içlerini göremediler. * Piramitler Orion takım yıldızlarının düyadan yılındaki göründüğü açıda ve birebir yaklaşımıyla inşaa edilmişlerdir… * Piramidin dörtgen biçimli tabanının normal kenar uzunluğu 365,342 Mısır endazesine denk gelir. Bu sayı, tropik güneş yılının günlerinin sayısına eşittir. * Üç Giza Piramidinin geometrik ve gözlemsel ilkelere dayalı bir plana göre inşa edildiği ve bu planın da doğrudan astronomik gözlemlere dayandığı ileri sürülmektedir. * Bazı Gül-Haç ve mason ekolleri, Büyük Piramit’in ritlerdeki dereceleri temsil ettiğine inanırlar. * Piramidin yapım planında sık sık karşımıza çıkan 286,1022 sayısı anahtar sayı olarak kabul edilir, çünkü bu sayı güneş ve yıldız yılının değerini, güneş ile yeryüzü arasındaki uzaklığı, yeryüzü ile yörüngesi arasındaki ilişkiye göre yerçekimi kanununu ve yeryüzü yörüngesinin merkezkaç değişimlerinin sınırlarını belirlemeye olanak sağlamaktadır. Mısır Piramitlerinin Yapılışı – İnşaası Mısır Piramitlerinin Yapılışı 1. Kuram Bilimsel geleneğe göre, Büyük Piramit 20 yılda yapılmıştır; Önce bir kent yapılmış, taş blokları taşınmış ve yığılmıştır. Yüzeyin düzleştirilmesi için uzun zaman çalışıldığı sanılıyor. Ama taş blokların nasıl yerleştirildiği henüz anlaşılmış değil, çeşitli kuramlar üretiliyor; Bir kurama göre yapılan spiral bir rampaya çıkarılan taş bloklar üst üste konuluyordu. Rampa çamur kaplanıyor, sulanıyor ve taş bloklar itilerek kaydırılabiliyordu. Herodot’un yazdığına göre bu rampanın inşaası da 10 yıl sürmüştür. Mısır Piramitlerinin Yapılışı 2. Kuram Bir diğer kurama göre, taş bloklar dev manivelalarla kaldırılıyordu. Başka bir inanışa göre ise önce temeller kazılmış 100,000 işçi tarafından elle, sonra kesilen tanesi iki tonluk iki milyon taş taşınmış 100,000 işçi tarafından elle ve son olarak üstüste dizilmiş. Yüzeyin pürüzsüz olması için bir dış kaplama yapılmış ama sanıyoruz güneş, klor, egzoz ve kum fırtınaları dış kaplamaları yıpratmıştır. Aslında Piramitlerin merdivenli değil, düz bir yüzey şeklinde inşaa edildiği düşünülmektedir. Mısır Piramitlerinin Yapılışı 3. Kuram Piramidin yapımında kullanılan kayalar Nil ırmağının karşı kıyısından getirilmiş, kireç taşı Kahire yakınlarından, granit ise Assuan’dan taşınmıştı. Kabaca yontulan granit bloklar, silindirler üzerinde çekilerek ırmağa getirilir ve buradan mavnalarla piramide en yakın yük iskelesine taşınırdı. Bloklar, iskele ile piramit arasında döşenmiş granit geçitten, tahta silindirler üzerinde çekilerek yerine ulaştırılırdı. Taş blokları çıkaran ve taşıyan kişiler kendi adlarını kırmızı bir boya ile taşın üzerine yazarlardı. Bu yazılar bugün de okunabilmektedir. Taşlar çok düzgün bir biçimde bakır aletlerle işlenirdi. Piramitler Hakkında Genel Bilgiler Ehramlar olarak da bilinen Mısır piramitleri, çoğu eski ve orta krallık döneminde Mısır krallarının Firavun mezarları üstüne yapılmış büyük anıtsal yapılardır. Orta ve Güney Amerika’da Mayalar, Aztekler ve İnkalar tarafından benzer yapılar yapılmıştır ama gerçek piramitler Mısır’dadır. Yunanca pyramis sözcüğünden türemiş olan piramitlerde genellikle taş ya da tuğla kullanılmıştır. Mezar odası çoğunlukla piramidin üzerine oturduğu kayanın içine oyulmuştur. Eski Krallık’ta 2. hanedan döneminin sonuna kadar yaklaşık krallar ve soylular masta-ba denen mezarlara gömülürlerdi. Mastabalar, dikdörtgen biçimli, yan duvarları içeriye doğru eğimli ve üst yüzeyi düz olan; daha çok üstü kesik bir piramide benzeyen anıtmezarlardı. 3. hanedan döneminde kral mezarlarında taş kullanılmaya başlandı. İlk piramit, bu dönemde, Kahirenin yakınındaki Sakkara’da ünlü mimar İmotep tarafından yapıldı. Kral Zoser için tasarlanan ve üst üste konmuş altı mastabadan oluşan bu anıtmezara Basamaklı Piramit denmiştir. Kutsal sayılan ölmüş krala armağanların sunulduğu bir tapınağı da içeren Basamaklı Piramit ve ek yapıları geniş bir duvarla çevrelenmiştir. 60 metre yüksekliğinde olan ve kireç taşından yapılan bu piramit Eski Mısır’ın en güzel anıtlarından biridir. Yapının altından toprağın içine uzanan 11 geçitte kral ve bazı soyluların pembe granit ve albatrdan kaymak taşı yapılma lahitleri bulunur. Ne var ki, bu lahitler, daha önce soyulduğu için bu kişilerin mumyalanmış cesetleri bulunamamıştır. Bölgede daha birçok piramidin yapıldığı sanılmaktadır. 1953’te Sakkara’da 3. hanedan döneminden kalma tamamlanmamış bir başka basamaklı piramidin kalıntılarına rastlanmıştır. Napolyon, 1798’de Mısır’a girdiğinde piramitlerin önünde askerlerine; “Askerler, piramitlerin tepesinden 40 yüzyıl bize bakıyor” demişti. 7 Harika’nın hala yaşayan tek kanıtı; öylesine ki, tarihçilerin veya ozanların onu harika olarak tanımlamasına hiç ihtiyacı yok. Görüntüsü, ölçüleri ve şekliyle inanılmaz güzellikte görkemli dev bir yapıt. Büyük Piramit ya da Khufu-Keops Piramidi hala zamana karşı dimdik duruyor ve yok olmamakta direniyor. İnsanların en çok karıştırdığı harika da bu; listenin tepesinde sadece antik Giza şehrinde bulunan Keops piramidi var, diğer iki büyük piramit değil. Bu durumda “Mısır Piramitleri” şeklinde kullanılan genel geçer tabir doğru olmuyor. Her üç piramit de yağmalanmış oldukları için içlerindeki eşyaların çoğu kaybolmuştur. 5. ve 6. hanedan kralları da Gize ve Abu Şir’de birçok piramit yaptırmışlardı. 11. ve 12. hanedan krallarının piramitleri daha çok Dahşur, Havara ve el-Lahun’da bulunmuştur. Bu dönemden sonra, soylulara mezar olarak kullanılan piramitlerin yapımına son verildi. Mısırlılar krallarını, 18. hanedan döneminde başkent olan Teb yakınlarındaki Krallar Vadisi’nde kayalara oyulmuş mezar odalarına gömmeye başladılar. Bir zamanlar Nil ırmağının batı kıyısı boyunca birçok piramit yer alırdı. Bunların Eski ve Orta Krallık döneminde yapılmış olmaları ile Mısırlılar’ın Güneş tanrısı Ra’ya tapınmaya ve ölülerini mumyalamaya başlamaları arasında bir ilişki olduğu sanılmaktadır. Eski Mısırlılar, ölen bir kişinin bedenini koruyarak, ona yiyecek ve içecek sunarak ölümden sonra yaşamasını sağlayabileceklerine inanırlardı. Bu nedenle ölülerini, öbür dünyada gereksinecekleri eşyalarla birlikte gömerler, mezar duvarlarına çizdikleri resimler ve yazdıkları yazılarla ölülere karşılaşabilecekleri tehlikelerden korunma yollarını gösterirlerdi. Mısır piramitleri yeryüzündeki anıt-kabirlerin en eskileri ve en büyükleridir. Bunların en haşmetlisi olan Keops Piramidi dış görünüşü ile de “Dünyanın Birinci Harikası” olma niteliğine hak kazanmıştır. Yeri; Giza’da antik Memphis kentinde, bugünkü Mısır’ın başkenti Kahire yakınındaki Nil Nehrinin batısında bulunan Giza Yaylası. Tarihi; Genel kanı, Giza piramitlerinin üçünün de 7 Harika kapsamına alındığıdır ama belirtilen piramit, krallığın dördüncü hanedanlığının ikinci imparatoru Mısır Firavunu Khufu’nun, bilimsel saptamalara göre anıt-mezar olarak MÖ 2560’ta yaptırdığı Büyük Piramit’tir. Geleneksel olarak piramit yapımı Eski Mısır’da bir “platform-mastaba” kültürünün ürünüdür ve kraliyet için yapılır. Daha sonraları, sayısız yığma mastaba yapılmıştır. İlk piramitlerin en iyi örneği ünlü mimar Imhotep tarafından Kral Djoser adına yapılan Sakkara piramididir. Tanımlama; Keops Piramidinin yanında biraz daha küçük olan Kefren ve Mikorinos piramitleri bulunmaktadır. Ayrıca, içlerinde prenseslere ve firavunun en yakın yardımcılarına ait mumyaların bulunduğu beş piramit daha vardır. Büyük Piramit de denen Keops Piramidi, Keops’un mezarıdır. İkinci büyük piramit, Keops’un kardeşi olan ve O öldükten sonra firavun olan Kefren’e aittir. Küçük piramit ise 2500’lü yıllarda hüküm süren Mikerinos’a aittir. Büyük Piramit, metreydi ama şimdi 10 metresini kaybettiği kabul ediliyor. 43 yüzyıl boyunca dünyanın en yüksek yapısıydı, ancak 19. yüzyılda geçilebildi. Yüzeyi yumuşak ve düzleştirilmiş taşlarla kaplıydı, kalıntısı hala görülebilmektedir. Eğimi 54 derece 54 dakikadır. Tabanının dört kenarı tam ölçüldüğünde ve yönleri belirlendiğinde kusursuzdur. Taban köşelerinin birleştirilmesiyle tam bir kare elde edilir, her kenarı 229 metredir ve kenar uzunlukları arasında maksimum hata oranı şaşırtıcı bir şekilde % bile değildir. Piramidin, her biri birkaç ton ağırlığında olan iki milyon taş bloktan yapıldığı sanılıyor. Eğer üç piramidin taşları yan yana dizilirse, tüm Fransa’yı çevreleyecek 3 metre yüksekliğinde ve santimetre kalınlığında bir duvar yapılabilir. Büyük piramit, Roma’daki Floransa Milanove, Londra’daki Westminster ile katedrallerinin tümünü yan yana koyarsanız kapladıkları yeri tamamen dolduracaktır. Piramidin iç ortasında, tepeden 100 metre kadar aşağıda ve tabandan 40 metre kadar yukarıda firavunun odası vardır. Firavunun hazinesi ve özel eşyası bu odaya konmuştur. Oda 10,5 metre uzunlukta, 5 metre genişlikte ve 6 metre yüksekliğindedir. Buraya 50 metrelik bir dehlizden girilir. Biri kraliçeye ait olan iki oda daha vardır. Geçmişe göre artık piramitler için yeni kuramlar geliştiriliyor; Astronomik bir gözlemevi, özel bir inanç için tapınak, bilinmeyen çok eski bir uygarlığın yaptığı geometrik yapı, dünya dışı canlılar tarafından yapılan özel amaçlı bir yer… Hangisi olursa olsun, bugün dev piramit ve yanındaki iki benzeri, ilk bakıldığında ölümden sonraki yaşama doğru yapılacak mistik yolculuğun simgesi ve anısı olarak Nil’in batı yakasında gizem bulutları arasında duruyorlar. Piramitler, hepsi birbirinden değerli eşsiz nitelikteki sanat eserlerini; kral, kraliçe, prens heykellerini de içlerinde saklıyordu ve bu eşsiz hazineleri saklamak için yapılmışlardır. Kefren Piramidinin taban kenarlarının uzunluğu 216 m, yüksekliği 143 m’dir. Mikorinos adına yapılan 66 m uzunluğundaki piramidin taban kenarlarının uzunluğu 109 m’dir. “İnsan zamandan korkar, zaman ise piramitlerden…” PEKİ BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ? * Antik Mısır Hakkında Bilmedikleriniz* Piramitler Nasıl İnşaa Edildi?
Mısır Piramitleri Binlerce yil önce yapılan piramitlerde bugün bile hala binlerce sır tarihlerde piramitleri yapan insanlar herhalde metre kavramını bütün bunları göz kararıyla yapmalarda bile çok düzenli bir şekilde yapılan gökdelenlerde çok hafif bir sapma söz konusu o zamanlar bunları yapan insanlar ölçüm için ne mi?Arsin birimi mi?Mısır endazesi mi? bu piramitlerdeözellikle Gize bölgesindeki büyük piramidin çeşitli oranlarda ölçümlerine bir hepsi bir rastlantı mi? bu kadar çok rastlantıda insani düşündürüyor! PİRAMİTLER'in sayısı 80'e yakındır. Hepsi Nil’in sol kıyısına kurulmuş ve vadide 40 kilometrelik bir uzunluk içine yayılmışlardır. Bazıları ayrı olmakla birlikte çoğu grup halindedir. Piramitlerin Gizemi Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir ve bu taşları temin edilebilecek en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaklıktadır. Bu taşların nasıl getirildiği konusunda kesin olmayan farklı varsayımlar bulunmaktadır. Piramit kimin adına yapıldıysa onun bulunduğu odaya yılda sadece 2 kez güneş girmektedir. doğduğu ve tahta çıktığı günler Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür. John Legon İngiltere Sus Universite´si Arkeoloji Bölümü´nden 1971´de mezun oldu. Piramit Arkeolojisi üzerinde beş yıl çalıştı 1975´de Mısır´a gitti halen Masır Araştırma Derneği´nin üyesi; Legon bu araştırmasında Giza Piramitleri´nin mimarisi ve konumları üzerinde duruyor. Bunu yaparken de Mısır konusunda dünyanın en tanınmış arkeologlarından olan Petrie´nin çalışmalarını ortaya koyuyor. Nil Vadisi´ne yaklaşıldığında karşınıza çıkan kayalık platoda Giza´nın üç piramidi yer alır. Ziyaretçiler için ilk görünüş sürprizdir çünkü ilk bakışta gördüğünüz üç piramitin en büyüğü olarak Büyük Piramit yani Keops Piramiti değildir aksine İkinci piramit daha büyük olarak gözükür. Her ne kadar Büyük Piramit hem ilk önce yapılmış olması nedeniyle hem de bulunduğu konum yüzünden yüksek gibi görünüyorsa da aslında öyle değildir. Piramitlerin hiç birisi platonun ortasında değildir kuzey kayalıklarına yakındır. Bu konum rasgele değildir orada doğudaki tapınağa doğru veya vadinin kıyısına doğru giderek kayalığın tepesine uzanan bozuk ve yokuş bir yol vardır. Bu yükseklikyaklaşık 3000 metredir eğer piramitleri yapanlar platoya böyla bir mantık veya bilinçle girdilerse niçin daha uygun ortamı ya da konumu yani tam merkezi seçmediler? Oysa bu uygun konumda İkinci Piramit bulunuyor yani Kefren uygunluğun kanıtı ise söz konusu yokuşun burada doğal bir eğim kazanması şeklinde dikkat çekiyor. İkinci Piramit´in yeri seçilirken Büyük Piramit´in var olması yükseklik belirlenmesi yönünden avantajlıydı ama bu avantajdan yararlanılmamış normal olarak daha yüksek olmalıydı ve kuzeybatıya daha yakın olmalıydı. Ama oraya yapılmadıyapıldığı yerde doğal bir kaya yüzeyinin bulunduğu ve yamacın aşağıya güneybatıya doğru eğim kazandığı dikkat çekiyor işte bu yer bize yapay bir zeminin bulunduğunu gösteriyor. Bunun görüldüğü yerde derin bir eğim kuzey ve batı kıyısına uzandığı da farkedilir burada da megalitik temellerin bulunduğu bir platform vardır ve güneybatı köşesine destek olarak özellikle yapılmıştır. Piramitlerin altında ne var? Üçüncü Piramit´in yani Mikerinos´un yeri benzer bir yaklaşımla kuzeydoğu köşesindedir ve onun da doğu kıyısında aynı yapay destek sağlanmış doğal kayalar kırılmış ve yaklaşık beş metre yüksekliğindeki bir kütle dayanak olarak yapılmıştır. Aynı soruyu yine sorabiliriz; Niçin piramit doğal yüzeye ve batıya doğru yapılmadı? Demek ki İkinci ve Üçüncü Piramitler doğal olmayan zeminlere yapılmayıp yapay zeminlere oturdular ve neden birbirlerine göre daha uyumlu bir proje oluşturulmadı? Bu detaylar bize aynı nedeni telkin ediyor gibi daha da önemlisi mimari proje veya piramitlerin konumları bizi düşündürüyor veya neden daha kolay bir inşaatın tercih edilmediğini merak ediyoruzsonuçta üç piramitin şu andaki gibi değil daha düzenli ve uygun konumlarda olmaları gerekmez miydi? Bilindiği gibi kare kesin dört temel noktadan oluşur Büyük ve İkinci Piramit doğuya doğru yönelerek iki derecelik bir yay çizerler her üç piramitte kuzeydoğudan güneybatıya doğru diagonal bir çizgi çizerler temellerin kenarlarının uzaklıkları eşit değildir; kuzeyden güneye ve doğudan batıya doğru peşpeşe dururlar. Temel dayanağımız olan bu birbirine yapışık proje bizlere üç piramitin bir yeraltı planının üzerine yapılmış olduğunu açıklayabilir ama bunu nasıl test edebiliriz? Pi sayısının orada işi ne? 1880 yılında bir arazi ölçeri İngiltere´den Mısır´a geldi amacı Büyük Piramit´in kesin ölçümlerini yapmaktı. Bunu doğru olarak yapmak istiyordu; ama sonradan amacı değişecekti; boyutlar kuramına göre "bir piramit inç" ölçüsünün İngiliz ölçülerine çok yakın olduğunu kanıtlayacak ve bir devrim yaratacaktı. O sırada orada bulunan ünlü arkeolog Flinders Petrie bu genç memurun tüm çalışmasını bu işe adamasından memnun değildi. Oysa o İkinci ve Üçüncü Piramitler´in konumlarını da ölçüp oluşturdukları üçgeni ölçümleme çabasına girmişti ve bu amaçla elli nokta işaretledi. Tüm karşı çıkmasına rağmen bu ölçümlemeler Petrie´nin Egyptology alanındaki uzun kariyerinin temeli olacaktı buradan yola çıkarak üç piramitin orjinal temellerini bulmak için sayısız kazı yaptı. Petrie yayınladığı kitabında üç piramidin boyutlarını ve yönelimlerini yazdı ayrıca temellerin birbirlerine uzaklıklarını da belirtiyordu. Bu bilgileri adı bilinmeyen ölçü memurunun çalışmalarından almıştı ve sonuçta bir yeraltı planının varlığından emin oldu ve bu inancını da yazdı ama kazılarda istediği kanıtları bulamadı oysa plan çok basit ve dikkate değerdi. Petrie Eski Mısır´da kullanılan Kraliyet Mısır Kübit ölçüsünü de referans alarak Büyük Piramit´i ölçtü; 628 metreydi. Sonra Büyük Piramit´i temel alarak diğerlerinin uzaklıklarını da hesapladı ve ana projeye ulaştı tüm hesaplamaların sonucunda ortaya çok net olarak tek bir sayı çıkıyordu; ünlü Pi sayısı. Piramitlerin üzerinden geçen meridyen karaları ve denizleri tam iki eşit parçaya bölüyor. Keops Piramidinin Taban çevresinin yüksekliğinin 2 katına bölünmesinin pi= sayısını yüksekliğiyleçevresi arasındaki oranbir dairenin yari çapıyla çevresi arasındaki oranın kenarlar dünyanın en büyük ve çarpıcı hesaplara doğru... Büyük Piramit Keops Pi sayısı demektir; yüksekliği Eski Mısır ölçüsüyle 280 kübit temelin iki boyutlu çevre uzunluğu 1760 kübittir bir dairenin çapının çevresiyle uyumu gibi; temelin kenar ölçümü 440 kübiti veriyor bu sayılar düzenlenince ortaya 280xPi2 çıkıyor bu da kübiti veriyor. İkinci Piramit´in Büyük Piramit´le olan boyutsal lişkisi çok basit bir planlamadır. Küçük bir hesap sonucunda da Üçüncü Piramit´in yeri bu şekilde Piramit´in güney kenarından başlayan 250 kübitlik bir çizgi İkinci Piramit´in kuzey kenarına ulaşıyor ve İkinci Piramit´in güney kenarı ise küçük bir hesap sonucunda Büyük Piramit´in kuzey kenarına ulaşıyor. Sonuçta bu ölçümler bize kuzeyden güneye Pi sayısını veriyor. Kuzey-güney ilişkisinin bir benzeri doğu-batı ilişkisinde de görülür; kısacası hesaplamalar bilinçli ve ustacadır. Giza Piramitlerinin farklılığı Giza Piramitleri Keops Kefren ve Mikerinos adlı üç büyük piramitten oluşuyor. İçlerinden Keops Piramidi dünyanın yedi harikasından biri. Giza Piramitleri’nin 3000 yıllarında eski krallık döneminde yapıldıkları düşünülüyor. Dünyanın en büyük piramitlerinden biri olmakla birlikte onları diğerlerinden ayıran farkların başındaiçlerinde yazı bulunmaması ve nasıl yapıldıklarının hala çözüme kavuşturulamamış olması geliyor. Piramitler içinde en çok ilgi çekenleri üç büyük piramit olarak bilinen Giza şehri civarında bulunan abidelerdir. Bunlar varsayılan kurucularının adlarına göre ayrılmaktadır Keops Kufu Kefren ve Mikerinos. Bu üç Giza Piramidinin geometrik ve gözlemsel ilkelere dayalı bir plana göre inşa edildiği ve bu planın da doğrudan astronomik gözlemlere dayandığı ileri sürülmektedir. Kufu ya da Keops diye de adlandırılan Büyük Piramit üç büyük piramidin ilki ve en kuzeydekidir. 137 metre yüksekliğindeki ve yaklaşık milyon ton ağırlığındaki Büyük Piramit şimdiki Kahire şehri yakınlarında tam olarak Nil Deltası’nın tabanına yerleştirilmiştir. Mısır astronomi bilgini Mahmut Bey Keops’un binlerce yıl önce dolanımının en yüksek noktasına varmış Sirius yıldızı ışınlarının piramidin güney tarafı üzerine diklemesine düştüğü bir devrede inşa edilmiş olduğunu söyler. Peki Keops Piramidi’nin yüksekliğinin bir milyara çarpımının yaklaşık olarak güneşle dünyamız arasındaki uzaklığı vermesi bir rastlantı mıdır? Piramidin üstünden geçen meridyenin karaları ve denizleri tam eşit iki parçaya bölmesi bir rastlantı mıdır? Taban çevresinin yüksekliğin iki katına bölünmesinin Pi sayısını vermesi bir rastlantı mıdır? Piramitte dünya ağırlığını gösteren hesapların bulunması bir rastlantı mıdır? Piramidin kurulduğu kayalık alanın büyük bir özen ve doğrulukla düzeltilmiş olması bir rastlantı mıdır? Bugünkü teknoloji ile yapılamayacak bir şeyi eski Mısırlılar basit teknoloji ve sade aletleriyle nasıl yaptılar? Mısırlılara dünya-dışı zeka dışardan yardım’ mı geldi? Yoksa bu yapılar Dünya dışı Ziyaretçiler tarafından mı yapıldı. Büyük Piramit Khufu Keops dünya karalarının tam ortasında bulunmaktadır. İnşası sırasında böyle dev bir yapının dünya karalar topluluğunun tam merkezine oturtulması için yörenin hatta dünyanın uzaydan görülmüş olması gerekirdi. Bu bakımdan ya uzaylılar ya da uzaylıların yetiştirdiği kimseler tarafından inşa edilmiştir. AraplarBüyük Piramidin “Uzaydan Gelen Ruhlar “ tarafından inşa edildiğine inanırlar. Her ne kadar okullarımızda okutulan tarih kitaplarında hala mezar anıt olarak yazılıysa da Büyük Piramidin Firavun mezarı olarak yapıldığıyla ilgili bilgi geçerliliğini gün geçtikçe yitirmektedir. Onun yerine onun bir inisiyasyon merkezi hatta güç elde etmekte kullanılan bir enerji üretici olarak yapıldığı konusundaki bilgiler gün geçtikçe güç kazanmaktadır. Çok değişik alşimik çalışmaların yapıldığı ve bu çalışma ve denemeler için gerekli enerjinin üretildiği bir jeneratör olarak yapıldığı daha kuvvetli olasılık halinde karşımızda bulunmaktadır. Gerek bilinen ölçüleri gerekse biçimiyle büyük Piramit ve ötekiler mezardan çok bir güç üretici olarak yapılmış olabileceklerini düşündürmektedir. Böyle olunca da böyle bir yapının inşa bilgisinin kaynağı Raymond Drake’in belirttiği gibi ya uzaylılardır ya da onların öğretisinden yararlanmış seçkin kişilerdir. Ruhsal yetenekleri gelişmiş kişilerin ifade ettiklerine göre Büyük Piramit manyetik güç yayımını hala devam ettirmektedir. Williamson un “Other Tongues OtherFlesh “ Başka Diller Başka Bedenler isimli eserinde belirttiğine göre dünya dışı kökenli insanlar yapıyı meydana getiren çok iri taşları antigravitasyon ya da sonik yöntemlerle ilgili bilgileri uygulayarak yerleştirmişlerdi. Belki de bu insanlar aynı güçleri kendi uzay araçlarını hareket ettirmede de kullanıyorlardı. Keops Piramidi ya da Büyük Piramit Kahirenin kadar batısındadır. Taban yüzeyi yaklaşık m2’lik bir alanı kaplar. Orijinal yüksekliğinin 146 ile 148 m. arasında olduğu tahmin edilir. İnşa edildiği dönemde üzerinde bulunması gereken Kapak Taşı’nın artık olmaması nedeniyle şimdiki yüksekliği 137 metre kadardır. Yapılan hesaplara göre Büyük Piramit İngiltere’de Hz. İsa’dan bu yana inşa edilmiş olan tüm katedral kilise ve şapellerden daha fazla taş kütlesine sahiptir. Keops Piramidinin yapımında adedi aşkın granit ve kireçtaşı blok kullanılmıştır. Blokların ağırlığı 2 tondan 70 tona kadar değişir. Santimetrenin 40’da birine kadar bir hassasiyetle kesilen bloklar o kadar hassas bir şekilde birleştirilmiştir ki aralarındaki derzlerin açıklığı hiç bir zaman santimetrenin 20 de birini aşmaz. Arap tarihçisi Abu Zeyd el Balkhy. Eski bir yazılı kaynağa dayanarak Büyük Piramidin “ Çalgı Takımyıldızı Lyra Yengeç burcundayken yani hicretten 2 kere yıl önce “ inşa edildiğini yazar. Bu da yaklaşık olarak günümüzden yıl öncesine denk gelir. Ayrıca piramit üzerinde yapılan Karbon-14 tarih belirleme çalışmaları da yine yılını Piramidi de Büyük Piramidin hemen yanında yükselir. Yüksekliği ilkinden biraz daha azdır. Ancak daha yüksek bir taban üzerinde inşa edildiğinden Büyük Piramitten daha yüksekmiş gibi görünür. Taban kenarı 216 metredir. Mikerinos Piramidi ise 70 metrelik yüksekliği ve 108 metreyi bulan taban kenarı ile diğerlerinin yanında çok küçük kalmaktadır. Giza düzlüğünde yer alan bu üç piramidin önemli ortak özellikleri vardır Şöyle sıralayalım Yapıların yüzleri yere 52 derecelik açı yapar. Giriş yerleri kuzey yüzlerinde açılmıştır ve giriş geçitleri yerle 26 derecelik bir açı yapar. Bu doğrultudan gök kutbuna bakarlar. Bu gün için astronomi ve matematik sayesinde çözülebilen karmaşık bir mimari yapıya sahip piramitler hakkında şöyle bir örnek fikir verebilir 52 derecelik açı piramitlerin inşaatçıları için “dairenin kare haline getirilmesine ilişkin Kutsal Geometri probleminin çözümünü sağlayan bir unsur olmuştur. Bu eğimde yani 51 derece 52 dakikalık bir açıda yapılmış bir piramidin yüksekliği ile tabandaki çevre uzunluğu arasındaki oran bir dairenin yarıçapı ile çevresi arasındaki orana eşittir. Bu oran ½ değerindedir. Sonuçta Gize piramitlerinin inşasında pi = değerinin kullanılmış olması günümüz bilim adamlarının şaşırtıcı bulduğu bir gerçektir. Eski Mısır’ın uygarlıklarla kurdukları bilimsel sanatsal ve kültürel bağları örneklerken üzerinde durmak istediğimiz konu Piramitlerin mimari arkeolojik ve matematiksel yönlerinden çok kozmik anlamları. Bu nedenle şimdi birazda Giza Piramitlerini okült açıdan inceleyelim. Teozofist Sinnett Büyük piramidin yapımıyla ilgili şunları söylüyordu“ Keops Piramidinin yapımında kullanılan taşların manipülasyonu ancak ve ancak daha sonraları insanların yitirdikleri belirli bir doğa bilgisinin bu işte kullanılmış olmasıyla açıklanabilir. Doğanın gizemiyle ilgili o bilginin Veli bekçileri ağır cisimlerin fiili ağırlığını istedikleri gibi değiştirebilecek şekilde maddenin çekimini kontrol edebilirler ve daima da edebilmişlerdir." "Dev yapılar mimarisinin harikaları işte böyle açıklanır. Piramitlerin yapımını yöneten üstatlar kullanılan taşları kısmen levite etmek şekliyle bu işlemi kolaylaştırmışlardı. Majik asalar... Üstatlara eski çağlarda doğanın kudretini açığa çıkaran anahtarlar teslim edilirdi. Gizli kelimeler ve vibrasyonel motor... Dalga boyları ve dev granit blokların levitasyonu.” Okültist Annie Besant ise şöyle diyordu“ Mısır’daki taşlar ne sırf kas kuvvetiyle ne de modern teknolojiyi aşan hünerli cihazlar kullanılarak dikilmişti. Bu taşlar dünyasal manyetizmin güçlerini anlayan ve kontrol edebilen kişilerce dikilmişti. Neticede taşlar ağırlığını kaybediyor ve tek bir parmağın temasıyla yönetilmek suretiyle havada yüzerek belirlenen yerlerine oturuyorlardı.” Annie Besant “ Dünyasal manyetizmanın güçlerini anlayan ve kontrol edebilen “ kişilerden söz ederken acaba kimleri kastediyordu?... Çağlar boyunca sırlarını hiçbir uygarlığa açmadan günümüze kadar gelen piramitler dünya bilim ve teknolojisini aşan bir teknik mimari bilginin ürünüdürler. Bu bilgi kaynaktan gelmiş ve hala dünya bilim adamları tarafından çözülememiş olabilir mi? Çok eski efsanelerde piramit inşasında kullanılan “majik çubuklar”dan söz edilir. Bu çubuklarla belirli bir dalga boyunda olmak üzere önceden tespit edilmiş bir vibrasyonel ses tonu oluşturulabiliyordu. Walter Owen 1947 yılında sesin ezoterik kullanımı hakkında şunları yazmıştı “ Ses herkesin düşünemeyeceği türden imkanlar taşıyan bir kudrettir. Ve bu kudretin kullanımı kadim ermişlerin bildikleri fakat günümüzün emekleyen biliminin yitirdiği ve ya karşısına geçip dudak büktüğü bir bilimdir. Kozmosun çevresi ve dokusu ses kudreti sayesinde ayakta durmaktadır ve yine ses kudreti sayesinde çözülerek yok edilebilir. Mısırlı rahipler bu bilgiye sahiptiler.” İster istemez akla şu soru geliyor ; Mısırlı rahipler bu bilgiyi nereden almışlardı?Mühendis Rudolph Gantenbrink’in 1993 yılında Büyük Piramitte gerçekleştirdiği buluş da aynı ölçüde ilgi çekicidir. Gantenbrink ve ekibi “UPUAUT 2” ismini verdikleri küçük bir robot aracı Kraliçe Odası’ndaki hava kanalının içine yollamış ve bugüne kadar hiç bilinmeyen 60 metrelik bir tünel bulmuştu Altta. Gantenbrink iki haftalık bir çalışmadan sonra 4500 yıllık metal bir kapıya ulaştığını söylüyor ve bu kapının bilinmeyen bir alana açıldığını iddia ediyordu. Fakat ne yazık ki kapının keşfinden sonra geçitlerdeki tüm araştırmalar Mısırlı yetkililer tarafından durdurulmuş ve yeniden başlatılmasına izin verilmemiştir. Yani yine bişeyler örtbas edilmeye çalışılmaktadır... Piramit dev bir güneş ortasıyla Mart başı arasında düşürdüğü gölgeler mevsimleri ve yılın uzunluğunu çeviren tas levhaların uzunluğu bir günün gölge uzunluğuna gölgelerin tas levhalar üstünde gözlenmesiyle günün 02419 bölümünde yılın uzunluğu yanlışsız olarak saptanabiliyordu. Büyük Piramit’le dünyanın merkezi arasındaki uzaklıkKuzey kutbuyla arasındaki uzaklığa eşittir ve kuzey kutbuyla dünyanın merkezi arasındaki uzaklığa eşittir.
Antik Mısırlıların devasa piramitleri nasıl yaptığı uzun süreler tartışma konusu olsa da son yıllarda yapılan araştırmalar inşa tekniklerini gözler önüne seriyor. Gize piramitleri gelişmesi yüzyılları bulan tekniklerle inşa edildi.Fotoğraf WitR / Yıllar öncesinde antik Mısırlılar, Mısır firavunları Keops Khufu, Kefren Khafre ve Mikerinos Menkaure için Gize’nin üç piramidini inşa ederken etrafta kameralar yoktu. Hal böyle olunca, bilim insanları bu görkemli anıtların nasıl inşa edildiğini anlamak için parçaları bir araya getirmek zorunda kaldı. Geçtiğimiz son 20 yılda, yeni keşifler ve çalışmalar sayesinde araştırmacılar piramitler hakkında daha kesin bilgilere ulaştı. Gize Piramitleri Dikdörtgen şeklindeki Mastaba adı verilen mezarlar Fotoğraf Wikipedia Gize’deki ilk ve en büyük piramit 2551 yılında hüküm sürmeye başlamış Mısır firavunu Keops tarafından inşa edildi. Büyük Piramit olarak da bilinen Keops Piramidi 138 metre yüksekliktedir. Ayrıca Antik Dünya’nın Yedi h-Harikası arasında yer alıyor. yaklaşık 2520 yıllarında hüküm sürmeye başlayan firavun Kefren’in piramiti Keops Piramidinden az bir farkla daha küçüktür ama daha yüksek bir zeminde inşa edilmiştir. Birçok bilim insanı, Kefren Piramidinin yanında yer alan Sfenks’in Mısır firavunu Kefren tarafından inşa edildiğine inanıyor. Sfenks’in yüzü için de firavun Kefren’in yüzünün model alındığı düşünülüyor. Gize’ye piramit yaptıran üçüncü firavun ise yaklaşık 2490 yılında hüküm sürmeye başlayan Mikerinos. Kendisi 65 metre yüksekliğinde daha küçük bir piramit tercih etmiştir. Geçtiğimiz son 20 yılda, araştırmacılar piramitlere dair sayısız keşifler yaptı. Bu keşifler arasında Mikerinos Piramidinin yakınında kurulmuş bir kasaba, inşaat bloklarının su üzerinde nasıl kolayca taşınabildiğini gösteren bir araştırma, ve Kızıldeniz’in yakınında bulunan bir papirüs de bulunuyor. Bu bilgiler araştırmacıların Gize piramitlerinin nasıl inşa edildiğini daha iyi anlamalarını sağlıyor. Piramitleri İnşa Etmek İçin Teknikler Nasıl Geliştirildi? 6 Basamaklı Djoser Piramidi Fotoğraf Live Science Gize piramitlerini inşa etmekte kullanılan teknikler, günümüz mühendislerin karşılaşabileceği zorlukların üstesinden gelinerek, yüzyılları aşan bir sürede geliştirildi. Sir Flinders Petrie’in bulgularına göre, piramitler ilk olarak yıl öncesi Mısır’da inşa edilen dikdörtgen şeklindeki mastaba adı verilen mezarlardan doğdu. Firavun Djoser hükümdarlığında 2630 önemli gelişmeler yaşandı. Sakkara’da inşa edilen Djoser’in mezarı önce basit bir dikdörtgen şeklinde inşa edilmeye başlanmıştı. Fakat daha sonra tünellerin ve odaların olduğu 6 basamaklı piramit step piramit halini aldı. Piramit inşaasındaki diğer önemli bir gelişme firavun Snefru hükümdarlığında 2575 gerçekleşmiştir. Bu dönemde en az üç piramit inşa edildi. İlk doğru piramit Snefru döneminde inşa edildi. Firavun Snefru’nun mimarları basamaklı piramitler yerine yüzeyi pürüzsüz ve düzgün piramitler inşa ettiler. Firavun Snefru’nun mimarları piramitleri inşa ederken birkaç sorunla karşılaştı. Yaptırdığı piramitlerden biri olan Daşur Dashur bölgesindeki Eğik Piramiti olarak bilinen piramitin açısı yarısında değiştiği için bu ismi almıştır. Tasarım hatasından dolayı eğik bir şekle sahip olduğu düşünülür. Snefru’nun mimarlarını bu hatayı Daşur bölgesinde yer alan ikinci piramitte düzeltebildikleri görünüyor. Kırmızı Kızıl Piramit olarak bilinen bu piramit adını kullanıan taşların renginden almıştır. Kızıl piramit, piramit şeklini veren doğru bir açıyla inşa edildi. Snefru’n oğlu Keops Khufu babasından ve önceki atalarından ders alıp dünyadaki en geniş piramit olan Büyük Piramidi yaptırmıştır. Piramitler Nasıl Planlandı? Eğik Piramid. Fotoğraf Memphis Tours Firavunlar piramitlerin inşaatıyla ilgilenmesi için yüksek rütbeli devlet adamlarını görevlendirirdi. 2010 yılında arkeologlardan oluşan bir ekip Kızıldeniz’deki Wadi al-Jarf bölgesinde firavun Keops dönemine ait bir papirüs keşfetti. Arkeologlar Pierre Tallet ve Gregory Marouard Near Eastern Archaeology dergisinde keşfedilen papirüs hakkında yazdı. Papirüsteki metin Keops’un hükümdarlığının 27. yılında, firavun Keops’un üvey kardeşi olan Ankhaf’ın, firavunun bütün işlerinde yetkili kişi ve vezir antik Mısır’da firavunlara hizmet eden en yüksek rütbe olduğu belirtiliyor. Papirüs’te Ankhaf’ın Firavun Keops’un 27. yılında yetkili kişi olduğu belirtilse de, birçok uzman başka bir kişinin, muhtemelen vezir Hemiunu’un, Keops hükümdarlığının ilk zamanlarında piramit inşaatında yetkili olduğunu düşünüyor. Araştırmacılar piramitlerin gelişmiş ve karmaşık planlama devresini anlamak için çalışmalar yapıyor. Bu planlar sadece piramitlerin inşaasını değil aynı zamanda bu muazzam yapının yanında inşa edilen tapınakları, tekneler için alanları ve mezarlıkları da kapsıyordu. Araştırmacılar Mısırlıların, yapıları gerçek kuzeye coğrafi kuzey doğru kusursuz bir şekilde hizalayabildiklerini belirtti. Bu da piramitlerin inşasında yardımcı olmuş olabilir. Gize’deki piramitleri inceleyen Antik Mısır Araştırma Derneği AERA üyesi mühendis Glen Dash, Keops Piramidinin gerçek kuzeye, derecenin onda biri kesinliğinde hizalandığını belirtiyor. Antik Mısırlıların bunu nasıl yaptığı hala tam olarak bilinmiyor. AERA haber bülteninde geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir raporda Dash, kullanılan yöntemde büyük ihtimalle Kutup Yıldızı Polaris gibi batmayan sirkompolar yıldızlarla birlikte, ip dizilerinin kullanılmış olabileceğini yazdı. Malzemeler ve Yiyecekler Nasıl Temin Edildi? Kırmızı Kızıl Piramit Fotoğraf Ancient Egypt Online Geçtiğimiz yıllarda, AERA arkeologları Gize’deki bir limanda kazı ve araştırma yapıyorlardı. Büyük olasılıkla insanlar, malzemeler ve yiyecekler bu limanda taşındı. Piramitlerin dış yüzeyini kaplamak için kireç taşı kullanılırdı. Wadi al-Jarf bölgesinde bulunan papirüs, kireç taşının taş ocaklarından teknelerle piramit alanına birkaç gün içinde taşındığını belirterek Gize limanının önemine değinmiştir. AERA arkeologların keşfettiği liman Mikerinos Piramidinin yakınlarında olan kasabanın yanında yer almaktadır. Kasaba içerisinde yüksek rütbeli memurlar için büyük evler, askeri birlikler için kışlalar ve birçok kilden mühürün tutulduğu yapılar yer alır. İşçiler ise büyük ihtimalle piramit alanın yakınında yer alan basit evlerde kalıyorlardı. Birçok arkeolog, Gize’deki üç piramidin hepsi için fazla insanın çalıştığını tahmin ediyor. İnşaatta çalışan işçiler iyi besleniyorlardı. AERA’da baş araştırmacı olan Richard Redding ve meslektaşlarının 2013 yılında yayımlanan çalışması, her gün, piramit işçilerini besleyecek yaklaşık 2 bin kilo et sağlayacak kadar, koyun, keçi ve büyükbaş hayvanların kesildiğini buldu. Bulgulardan “Proceedings of the 10th Meeting of the ICAZ Working Group Archaeozoology of Southwest Asia and Adjacent Areas'” adlı kitapta detaylıca bahsedildi. Peeters Publishing, 2013. Redding çalışmalarında Gize’de bulunan hayvan kemikleri kalıntılarını ve zorlu şartlarda çalışan bir insanın tahmini besin ihtiyaçları değerlerini kullandı. Redding ayrıca hayvanların, inşaat alanına Nil Deltası’ndan getirildiğini ve işçileri doyurmak üzere kesilene kadar ağıllarda tutulduğunu buldu. Et ağırlıklı öğünler, insanları piramitlerin yapımında çalışmaya teşvik etmek için olabilir. Redding 2013 yılında Live Science’a yaptığı açıklamada şöyle söylüyor “İşçiler büyük ihtimalle burada, köylerinde olduklarından çok daha iyi beslenme imkanı buldular.” Bloklar Taş Ocağından Nasıl Çıkarıldı? AERA yöneticisi antik Mısır bilimci Mark Lehner ve mühendis David Goodman Keops Piramidinin yapımında kullanılan taşların piramidin güneyinde yer alan nal şeklindeki bir taş ocağından çıkarıldığını söylüyor. Bu bulgular Mitteilungen des Deutschen Archäologischen Instituts adlı dergide 1985 yılında yayımlanmmıştı. Araştırmacılar, Mikerinos Piramidinin inşasında kullanılan blokların piramidin güney-güneydoğusunda yer alan bir taş ocağından çıkarıldığını söylüyor. Ama Kefren Piramidi yapımında hangi taş ocağının kullanıldığı henüz bilinmiyor. Tamamlanmak üzereyken, Gize piramitlerinin her birinin dış yüzeyi daha pürüzsüz olan kireç taşıyla kaplandı. Bu kaplamalardan günümüze kadar çok az bir kısmı ulaştı çünkü binlerce yıl boyunca bu kireçtaşı bloklar yerinden çıkarılarak, Mısırda başka inşaatlar için tekrar kullanılmaya devam etti. Wadi al-Jarf bölgesinde bulunan papirüste kireç taşının Kahire’nin yakınlarındaki Turah bölgesinde yer alan bir taş ocağından çıkarıldığı yazıyor. Taşların kanallar ve Nil Nehri boyunca teknelerle Gize’ye nakledildiği belirtiliyor. Aynı zamanda papirüste, bu mesafe boyunca yapılan bir tekne yolcuğunun 4 gün sürdüğü da belirtiliyor. Bloklar Nasıl Taşınıyordu? Bu taşları kara üzerinden hareket ettirmek için, inşaat işçilerinden oluşan grupların itip çektiği büyük kızaklar kullanıldı. Amsterdam Üniversitesi fizikçilerinden oluşan bir ekip Physical Review Letters dergisinde 2014 yılında yayımlanan bir çalışmada bu konuyla ilgili önemli bilgilere ulaştı. Kızakların önünde bulunan büyük ihtimalle suyla ıslatılıyordu, bu da sürtünmeyi azaltarak kızakların daha kolay hareket etmesini sağlıyordu. 2014 yılında Live Science’a konuşan Amsterdam Üniversitesi fizik profesörü ve çalışmanın başyazarı olan Daniel Bonn şöyle diyor “Görünüşe göre Mısır çöllerinin kumları ıslatıldığında sürtünme epeyce azalıyor. Böylelikle ıslak kumlarda kızakların çekilmesi için gereken işçi sayısı,kuru kuma göre yarıya düşüyor.” Bilim insanları, Antik Mısır sanat eserlerinin suyun kızağın ön tarafına döküldüğünü gösterdiğini belirtiyor. Birçok Antik Mısır bilimci, taşların piramide getirilirken kaldırılması için bir rampa sisteminin kullanıldığı konusunda hemfikir. Ama rampaların nasıl tasarlandığı konusunda emin değiller. Rampalara dair çok az kanıt günümüze kadar ulaşabildi ama geçtiğimiz yıllarda rampalara dair varsayımsal tasarımlar ileri sürüldü. Üç farklı üniversitenin, Mısır Antik Eserler Bakanlığının ve Kültürel Miras, Yenilik ve Koruma Enstitüsü araştırmacılarının başlattığı Piramitleri Tarama Scan Pyramids Mission projesi bu konu hakkında yeni veriler sağlayabilir. Bu projede yer alan bilim insanları, farklı teknolojilerinin yardımıyla Gize Piramitlerini tarayarak, inşa tekniklerini canlandırmaya piramitlerin inşası hakkında yeni bilgilerin yanı sıra piramitlerin içinde keşfedilmemiş odaların olup olmadığını da ortaya çıkartabilir. Live Science, Owen Jarus, 14 Haziran 2016
0 0 0 Mısır Piramitleri'nin Hikayesi Milattan önce yaklaşık 2500'lü yıllarda inşa edildikleri tahmin edilen Mısır Piramitleri, üst üste konulan ve tanesi bir kaç tonluk kireç taşlarından oluşan yapılardır. Dönemin firavunlarına mezar olarak inşa edilen bu piramitler, başlarında bulunan mimarlar, mühendisler ve başka uzmanların yönlendirmesiyle Mısır'lı işçiler tarafından büyük çaba ve emeklerle oluşturulmuş nadide yapılardır. Mısır'da bulunan Nil Nehri'nin hemen batısında bulunan piramitlerin bu kadar büyük olmasının sebebi ise dönem halkının piramitler ne kadar büyük olursa firavunlarının da cennete o kadar yakın olacağına inanmalarından kaynaklanmaktadır. Herkesin en çok merak ettiği ve hakkında birden fazla değişik söylentinin yayıldığı yapım aşaması konusu ise aslında hiç de sandığımız kadar büyük gizemlere sahip bir olay değil denilebilir. Neden mi? Çünkü Mısır Piramitleri tamamen mantığa, bilime ve matematiğe dayalı olarak inşa edilmiş yapılardır. Yani anlayacağınız, onları ne uzaylılar yapmıştır, ne de başka mistik ve metafizik güçlerle bir bağlantısı vardır. Gelelim nasıl yapıldığına. Arkeologların ve bilim adamlarının araştırmaları gösteriyor ki halk tonlarca ağırlıktaki kireç taşlarını üst üste koyabilmek için toprağı kullanarak bir rampa oluşturmuş ve bu rampa üzerinden taşlar yukarıya doğru çekilmiş. Fakat yeni bir taş sırasına geçildiğinde bu düzen yeterli olmamış ve bu kez rampaların uzunluğu arttırılarak çözüm bulunmuş. Ve arkasındaki bu muazzam emeğe ve neredeyse 1200 kişilik bir işçi ekibine rağmen piramitlerin inşası neredeyse 20 yıldan fazla sürmüş. Buradan da firavunların piramitleri bir nevi vasiyet olarak istedikleri sonucuna varabiliriz.. Peki bu piramitlerin hepsi aynı mı? Boyları niçin farklı? İşte şimdi size bu önemli piramitlerin hikayelerinden tek tek bahsetme zamanı.. Yarı İnsan Yarı Aslan Sfenks Giza^da bulunan üç görkemli piramidin biraz doğusuna inşa edilmiş olan, yarı insan, yarı aslan vücutlu bir heykel Sfenks.. İsa'dan önce 2500'lü yıllarda firavun Khafre tarafından yapıldığı düşünülen bu muazzam yapıya dair aslında net bir bilgi mevcut değil. Antik olduğu kadar efsanevi bir yaratık da diyebileceğimiz Sfenks'i tam betimlemek gerekirse gövdesi uzanan bir aslanı, kafası ise bir firavun kafasını tasvir etmektedir. Aslanların güneş ile bağlantıları nedeniyle Mısır halkı aslanları kutsal sayardı, bu nedenle de Sfenks'in vücudu bir aslan vücudu olarak inşa edilmiştir. En büyük Sfenks, Nil Nehri'nin batı kıyısında bulunan Büyük Gize Sfenks'i olarak bilinmektedir. 73 metre uzunluğunda ve 20 metre yüksekliğinde olan bu devasal yapı doğan güneşi ve firavunun yeniden doğuşunu temsil etmektedir. Doğuya dönük inşa edilme sebebi ise her sabah yüzünü güneş tanrısı olan Ra'ya dönebilmesi içindir. Antik Mısır halkının bu heykele ne isim verdiği henüz bilinmiyor olsa da Büyük Sfenks'e Arapça'da " Dehşetin Babası " anlamına gelmektedir. Üç Güzeller Giza Piramitleri Milattan önce 3000'li yıllarda eski krallık dönemi zamanlarında yapıldığı düşünülen Giza Piramitleri, isimlerini aldıkları firavunlar tarafından yapılmıştır. Keops, Kefren ve Mikerinos adında üç farklı piramitten oluşan Giza Piramitleri dünyanın en büyük piramitleri olarak bilinmektedir. Aslında Mısır'da bir çoğumuzun bilmediği yüzlerce farklı boyutlarda piramitler bulunmaktadır fakat özellikle bu piramitlerin biliniyor olması üzerlerinde yazı bulunmaması ve nasıl yapıldığı hakkında yeterli bilgi sahibi olmuyor oluşumuzdandır. Bir rivayete göre gökyüzünü incelemek için de yapıldığı söylenen bu piramitler günümüze kadar hiç bir hasara uğramadan da gelmiş olmaları ile oldukça ilgi görmektedir. O zaman Giza Piramitlerini oluşturan bu 3 önemli piramitten bahsedelim biraz. İlk sırada yer alan Keops piramidi Dünya'nın yedi harikası içinden günümüze kadar gelebilen tek yapı olması ile özeldir. Keops piramidi aslında milattan önce 2800'lü yıllarda hüküm süren hükümdar Keops'un mezarı olarak inşa edilmiştir. 138 metre yükseklikteki bu piramidin iç ortasında tepeden yaklaşık 100 metre aşağıya kadar ve zeminden 40 metre yukarıya kadar firavun odası bulunmaktadır. Firavunun mumyası, özel eşyaları ve hazineleri bu odanın içerisinde saklanmaktadır. Mikerinos piramidi ise Gize piramitlerinin en küçüğü olarak bilinmektedir. metre yüksekliğe sahip olan piramidi diğerlerinden ayıran en önemli ayrıntı ise defin odasının aşağıda bulunuyor olmasıdır. Ve son olarak Kefren piramidi ise metre yüksekliğe sahip bir Giza piramididir. Firavun Kefren'in oğlu tarafından yapıldığı düşünülen piramidin özelliği ise en üst kısmında bulunan koruyucu kaplamanın hasar görmeden günümüze kadar gelebilmiş olmasıdır. Kırmızı Tonlar Kızıl Piramit Diğerlerinden farklı olarak kırmızı ve kızıl kireç taşlarının birleşiminden meydana gelen Kırmızı Piramit ise Keops ve Kefren piramitlerinden sonra gelen üçüncü büyük Antik Mısır güzelliği denilebilir. Uzunluğu 105 metreyi bulan Kızıl Piramit, diğerleri kadar çok bilinmiyor olsa da Antik Mısır topraklarında mutlaka görülmesi gereken görkemli yapılardan bir tanesi.. Özellikle pürüzsüz bir yüzeye sahip olması ve güneş kızıllığında tonlar barındırması ile yerel halk tarafından " Yarasa Piramidi " olarak da anılan bu piramit de en az diğerleri kadar özel.. Mısır Piramitleri'nin Bilinmeyen Özellikleri Aslında bu devasal ve görkemli yapıların bir çok detayından yukarıdaki başlıklarda bahsettim sayılır, ama yine de bilinmeyenleri anlatmakta fayda var.. Çok şaşıracağınıza emin olduğum bir kaç özellikten daha bahsetmek istiyorum sizlere. Mesela piramitlerin yapıldığı kişinin odasına yılda yalnızca iki defa güneş girdiğini biliyor muydunuz? Bunu ilk duyduğumda beni çok şaşırtmıştı. Bir diğer piramitlerle ilgili enteresan bir özellik ise mumyaların yüksek miktarda radyoaktif barındırıyor olması sebebi ile keşif için oraya giren 12 bilim adamının kanserden ölmüş olmasıdır. Yukarıda da sözünü ettiğim gibi bu piramitler inanılmaz ve kusursuz bir matematik hesabı sonucunda inşa edilmiş yapılardır. Bunun en büyük kanıtı ise Giza Piramitleri'nin aralarındaki mesafenin Pisagor üçgenine göre belirlenmiş olmasıdır. Büyük piramidin tepesinde bulunan kısım kuzey kutbunu, çevresi ise ekvatorun uzunluğunu temsil etmektedir. Ve bu piramitlerin içinde ne olduğu hakkında kesin bir bilgi maalesef yoktur hatta bazı araştırmacılar piramitlerin içerisinde kaybolmuş ya da tam içeri girememişlerdir.. Bunlar da ilginizi çekebilir
Özlem Köseoğlu / Hürriyet Seyahat Gezgini Fotoğraflar Alamy Haber Giriş 09 Nisan 2020 - 0950 09 Nisan 2020 - 0956Şu sıralar corona virüs nedeniyle kapalı olsalar da dünyanın en çok ziyaret edilen ünlü adresleri sanal olarak ziyaret edilebiliyor. Örneğin Machu Picchu tepelerinden muhteşem manzaraya hayranlıkla bakıp Mısır Piramitleri’ni her açıdan gezerek biraz olsun kafanızı Picchu, Peru Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri olan muhteşem İnka antik şehrinin nasıl inşa edildiği hâlâ gizemini koruyor. Dünyanın yedi harikasından biri olan Machu Picchu şehri, deniz seviyesinden 2 bin 430 metre kadar yükseklikte, And Dağları’ndan birinin 2 bin 430 metrelik zirvesinde, araba kullanılmadan koca koca taşlarla kurulmuştur2Machu Picchu sanal tur web sitesinde yapabileceğiniz 360 derecelik görüntü serisi, size bölgenin farklı alanlarını keşfetmenize olanak sağlayacak. Bu sanal tur, aynı zamanda ilginç mimarinin tarihi ve bölgenin meşhur deve türü olan alpakaları hakkında sesli rehberlik hizmeti de sunuyor. Sanal tur linki 4Christ the Redeemer Kurtarıcı İsa, Rio de Janeiro, Brezilya Corcovado Dağı’nın 710 metrelik zirvesinde 30 metrelik heybetli görüntüsü ile Rio’nun her yerinden görülen Kurtarıcı İsa, dünyanın en büyük Art Deco heykeli. Bu listedeki diğer bazı noktalar gibi Google Arts & Culture’ platformundaki bu sanal tur, mekanı gezebilmek için Sokak Görünümü’ kullanıyor. Sisli bulutların ardından güneş batarken, platformun sonundaki muhteşem manzara, heykelin büyüklüğünden dolayı küçücük görünen Ipanema ve Copacabana plajları ile Sugarloaf Dağlarını içeriyor. Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri olan Rio’nun simgesi Kurtarıcı İsa heykelini, günün farklı saatlerinde yukarıdan çekilen görüntülerle 360 derecelik çekimlerle izleyebilirsiniz. Bu muhteşem manzaradan büyüleneceğiniz garanti… 360 derecelik turun linki Piramidi, Kahire, Mısır Mısır piramitlerinden en büyüğü olan Keops Piramidi, Dünyanın Yeni Yedi Harikası'nın en eskisi ve çoğunlukla bozulmadan kalan tek yapısı. Sırları tam olarak çözülemeyen Mısır Piramitleri’nden biri olan Keops Piramidi, kumların bittiği yerde çölün ucunda, yaklaşık 4 bin 500 yıl önce büyük firavun mezarları olarak inşa edilmiş. Khufu Piramidi ya da Büyük Piramit olarak da bilinen Keops Piramidi’nin firavun Khufu için yaklaşık 20 sene içerisinde inşa edilen bir anıt mezar olduğu düşünülmekte. Bu muhteşem yapıları yakından ve uzaktan gösteren olağanüstü sanal tur, bölgedeki yürüyüş rotalarını da gözler önüne seriyor. Bu turun içerisine, doğudaki Büyük Gize Sfenks Heykeli ile inşa edilen en büyük iki piramit olan Keops Piramidi 147 metre ve Kefren Piramidi 143 metre dâhil. Sanal tur Linki Kulesi, Paris, Fransa Dünyanın en çok ziyaret edilen anıtlarından birini, 324 metredeki keşif platformundan bu interaktif tur ile izlemeye ne dersiniz? Parisli ziyaretçilerin göz alıcı fotoğrafları eşliğinde, 1887-1889 arasındaki etkileyici dijital sergi ile kulenin yapımını da keşfedebilirsiniz. Yılda yaklaşık 6 milyona yakın turisti kendine çekmeyi başaran Fransa’nın simgesi Eyfel Kulesi’nin ismi, onu inşa eden Gustave Eiffel'den alınmış. Sanal turun yanında ayrıca 360 derecelik helikopter görüntüsü çekimleri ile Eyfel Kulesi’ni, Fransız müzikleri ile ufuk çizgisi hizasında izleme şansına sahip olabilirsiniz. Sanal turun linki Vat, Kamboçya 12. yüzyılın ilk yarısında, başlangıçta Hint Tapınağı olarak inşa edilmiş ve Tanrı Vishnu’ya adanmış olan dünyanın en büyük dini tapınağı olan Angkor Vat Tapınakların Şehri var sırada. Bu yapı daha sonra ülkenin ikinci bölgesinde yavaş yavaş Budizm için ibadet merkezine dönüştürülmüş. Yapıyı görme şansı sunan sanal tur, Angkor Vat’ın beş kulesini de içeren pembe kum taşında yapılmış Banteay Srei Tapınağı ve 2001 yapımı Lara Croft Tomb Raider’ filminde gördüğümüz eski adı Siem Reap olan ilginç Ta Prohm gibi büyülü tapınakların bazılarını keşfetmenize olanak sağlıyor. 8Yaşayan şehre bir bakış atmak için bu sanal tur, arkeologlar, tarihçiler ve CGI sanatçıları tarafından ortaklaşa yaratılmış 360 derecelik video similasyon görüntülerini de kapsıyor. Sanal tur linki 360 Derecelik Çekim Turu Mahal, Hindistan Babil hükümdarı Shah Jahan tarafından eşi Mumtaz Mahal için inşa edilen Tac Mahal, Sonsuz Aşkın Sembolü’ olarak dünya üzerinde yaratılmış en güzel yapılardan biri olarak kabul edilir. 17. yüzyıl beyaz mermer harikası Sarayların Tacı’nın, Hindistan’ın kuzeyindeki Agra şehrinde İslami ve Hint yapı tarzıyla inşa edilmesi yaklaşık 22 yılı almıştır. İnteraktif sanal tur, etrafındaki yolları, hemen önündeki ikonik havuzu, cennet bahçelerini, kırmızı kum taşı gösterişli camii gibi önemli noktaları kapsıyor. Havadan olan 360 derecelik çekimler ise Yamuna Nehrini’nin manzaralına tanıklık ediyor. Sanal tur linki 360 Derecelik Çekim Turu Wiltshire, İngiltere Wiltshire’da bulunan tarih öncesi bölgenin hikâyesi, 5 bin yıl öncesine kadar gidiyor. Dik duran taşlar, MÖ 2500 civarlarında, ilk olarak ceset yakma için kullanılmış. Arkeologlar tarafından, bu taşların büyük olanlarının 20 mil uzaklıktaki Kuzey Wessex Downs Bölgesi’nden ve küçük mavi renklilerin ise şaşırtıcı bir şekilde 140 mil uzaklıktaki Galler’deki Preseli Tepeleri’nden getirildiğine inanılıyor. İngiliz mirası Stonehenge’lere yapılan sanal tur, bölgenin merkezinden başlayan 360 derecelik interaktif çekimleri, kazıları gözler önüne seriyor. Diğer CGI görüntüler ise Stonehenge’in yapımı ve tarih boyunca farklı dönemlerdeki peyzajı hakkında daha fazla bilgi veriyor. Sanal tur linki Ürdün Dünyadaki en eski şehirlerden biri olan Petra, UNESCO Dünya Kültürel Mirası Listesi’nde yer alıyor ve ayrıca Dünyanın Yeni Yedi Harikası'ndan biri olarak kabul edilmiş. 3. yüzyılda inşa edilen özel antik kent, MÖ 9-MS 39 arasında hükümdarlık yapmış olan Kral IV. Aretas zamanında Nebati Araplarının başkenti rengi binaları ile % 85’i hala kazılıp keşfedilmeyi bekler şekilde yer altında olan Petra kenti, Mumya’nın Dönüşü, Indiana Jones ve Indiana Jones Son Macera gibi filmlere dekor olmuştur. Petra’nın en ikonik bazı anıtlarını, interaktif bir yürüyüşle sesli anlatan bir rehberlik dâhil olan sanal tur, oldukça keyifli. Siq geçidi olarak anılan mezarlar, tapınak kalıntıları, kocaman bir manastır ve kumtaşı kaya yüzüne oyulmuş ünlü Al Khaznah binası, bu turun başrollerinde oynuyor. Sanal tur linki Roma, İtalya İnşa edildiği tarihlerde dünyanın en büyük amfi tiyatrosu olarak spor organizasyonları, egzotik hayvan sergileri ve gladyatör savaşları için kullanılan Kolezyum, 80 farklı girişi ile 50 bin ve 80 bin arası seyircinin oturacağı yere sahip. Roma’nın ana sembolü olan yapı, neredeyse 2 bin yıllık tarihi ile sizi Roma İmparatorluğu’nun yaşam tarzını keşfetmeye götürecek etkileyici bir mimariye sahip. Vatikan ile Roma’nın en ilgi çekici turistik noktalarından olan Kolezyum’u, yılda yaklaşık 6 milyon misafir ziyaret ediyor. Kolezyum’un içinde yürürcesine gerçekçi bir sanal tura hazır olun. Ayrıca 360 derecelik havdan çekimlerle, tarihi yapıyı keşfedin. Sanal tur linki Itza, Yucatan Yarımadası, Meksika Meksika’nın Yucatan Yarımadası’nda bulunan Maya antik kenti Chichen Itza’da pek çok ilginç ve mimari olarak muhteşem yapı bulunmaktadır. Bir diğer adı Kukulcan Tapınağı olan El Castillo, antik kentin merkezinde, dört tarafından yükselen 365 merdivene sahip. Senede iki kere ekinoksta, kuzey kısmındaki basamakların yanlarında bulunan yılanbaşı anıtlarının şekil değiştirdiği ve kuzeye vuran güneş ışıklarının, bir yılan şeklinin gölgesini ortaya çıkardığı söylenmektedir. Maya kalıntılarını görmek, rahibe manastırı, piramit ve Savaşçıların Tapınağı gibi muhteşem noktaları sanal tur ile keşfedebilirsiniz. 360 derecelik kekim turu
mısır piramitleri içi 360 derece sanal tur