En.News CNN International Haberleri ile İngilizce Geliştir. İngilizce haberleri takip etmenin önemi herkesçe bilinmektedir. Haberlerde kullanılan dil ne çok hafif ne de çok ağır olduğundan okuma yaparken bol bol haber metni okumanın önemi büyük kanısındayım. Daha önce hatırlayan olacaktır News in Levels isimli uygulamadan
Albümübugün alın ve en değerli varlığınızı, zamanınızı kazanın. İngilizce öğrenme yeteneğinizi normalden çok daha fazla hızlandırarak boş zaman kazanın! Geleneksel CD veya MP3 albümleri arasında seçim yapın. Her iki albümde aynı muhteşem hayat değiştiren, üçe bölünmüş, dinlenmesi kolay, 10 dakikalık
a ve an “ sadece isimlerin önüne gelir, sıfat veya fiilerin önüne kesinlikle gelmez. Ayrıca a veya an gelen isimler mutlaka tekil olmalıdır, çoğul isimler article almaz. Sesli ve sessiz harf kavramı İngilizce' de kelimelerin yazılışı değil okunuşuyla ilgilidir.
Dünyaİngilizce Haritası sayfasında Dünya Haritası ve Dünya ülkeleri haritaları, siyasi sınırlarını gösteren harita ve Dünya İngilizce Haritası'nı görüntüleyebi
4) Dile maruz kalma oranı: İngilizcenin yabancı olarak öğretildiği ortamlardaki en büyük sıkıntılardan biri; bu yabancı dili öğrenmeye çalışanların İngilizceyi yeteri kadar duyamamaları, İngilizce ile etkili bir şekilde uğraşmamaları gelir. Her ne kadar teknolojik gelişmeler sayesinde bu oran son yıllarda azalma
Kazanç: Öğrenci Başına Saatlik 7 TL Kime Uygun: Sayısal derslerde başarılı Nasıl Başlanır: Sosyal Medya grupları. 7. ANKET DOLDURMAK . Yalnızca evinizde otururken bilgisayar üzerinden birkaç anket doldurarak gelir sağlayabilirsiniz. Ancak Türkiye’ye yönelik ciddi kazanç fırsatları şu aralar biraz düşük.
3oJvfi7. İngilizce yılları okurken 1000 ila 2000 yılları arası ikiye bölünerek okunur 1919 nineteen nineteen 1881 eighteen eighty-one 1453 fourteen fifty-three 1999 nineteen ninety-nine 1150 eleven fifty 1905 nineteen oh five 1101 eleven oh one 2000 yılından sonraki tarihler için okuma şekli aşağıdaki gibidir ; 2012 two thousand twelve 2000 two thousand the year two thousand 2010 two thousand ten Alıştırmalar ; 2004 two thousand and thirteen eighteen eighty-eight 1500 Alıştırmanın cevapları ; 2004 two thousand four two thousand and thirteen 2013 eighteen eighty-eight 1888 1500 fifteen hundred
Bu yazımızda “Hangi ülkelerin başına the gelir?” sorusuna cevap vereceğiz. İngilizcede başında the kullanılan ülkeleri ve bu ülkeler hakkındaki bazı bilgileri sizlerle paylaştık. The BahamasThe ComorosThe GambiaThe Ivory CoastThe NetherlandsThe PhilippinesThe United Arab EmiratesThe United KingdomThe United States of America The BahamasBahamalar, Karayipler’de bir ülkedir. Kuzey Amerika kıtasındadır. Nüfusu yaklaşık civarındadır. Para birimi Amerikan doları ve Bahama dolarıdır. Resmi dili ComorosKomorlar,Doğu Afrika’da bir ülkedir. Başkenti Moroni olup, nüfusu yaklaşık civarındadır. Para birimi Komor frangı olup ülkenin resmi dilleri Fransızca, Arapça ve Komorca’ GambiaGambiya, Batı Afrika’da bir ülkedir. Başkenti Banjul’dur. Ülkenin para birimi Dalasi’dir. Gambiya 2 milyon nüfusa sahiptir. Ülkenin resmi dili İngilizce’ Ivory CoastFildişi Sahili, Batı Afrika’da bir ülkedir. Başkenti Yamoussoukro’dur. Ülkede kullanılan para birimi Batı Afrika CFA frangı’dır. Nüfusu 23 milyon civarındadır. Resmi dili Fransızca’ NetherlandsHollanda, Avrupa’da bir ülkedir. Hollanda’nın başkenti Amsterdam’dır. Nüfusu 17 milyondur. Ülkenin birkaç resmi dil vardır. Bunlar Felemenkçe, İngilizce, Papiamento ve Frizce’ PhilippinesFilipinler, Asya’da bir ülke’dir. Başkenti Manila’dır. Filipinlerin para birimi Filipinler pesosu’dur. Nüfusu 103 milyondur. Ülkenin resmi dilleri İngilizce ve Filipince’ United Arab EmiratesBirleşik Arap Emirlikleri, Orta Doğu’da bir ülkedir. Komşuları, Umman ve Suudi Arabistan’dır. Başkenti Abu Dabi’dir. Para birimi Birleşik Arap Emirlikleri dirhemi’dir. Nüfusu 9 United KingdomBirleşik Krallık, Avrupa’da bir ülkedir. Birleşik Krallık, Galler, İngiltere, İskoçya ve Kuzey İrlanda olmak üzere dört ülkeden oluşmaktadır. Başkenti Londra’dır. Nüfusu 65 United States of AmericaAmerika Birleşik Devletleri, Kuzey Amerika’da bir ülkedir. Elli eyalet ve bir federal bölgeden oluşmaktadır. Başkenti Washington, DC’dir. Nüfusu 323 milyondur. Öğretmen Hakkında Ali DURNA İngilizce A1, İngilizce A2, İngilizce B1 ve Bilişim Teknolojileri alanında Mesleki İngilizce dersleri vermektedir.
“The” sözcüğü İngilizce öğrenirken zaman zaman kafamızı karıştıran, nasıl kullanmamız gerektiğini çoğu zaman bilmediğimiz bir “article”dır. “A / an” articleları ile sık sık karıştırılır. The article’ı, belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Örneğin “The car” dediğimizde, bildiğimiz bir arabadan bahsettiğimiz anlaşılır. “A car” dediğimizde ise bizim için sıradan olan, herhangi bir arabadan söz ediyoruzdur. The kullanımını iyi bilmek ve “an / a ” ile karıştırmamak oldukça önemlidir çünkü “The” yı iyi kullanabildiğ,miz seviyeye geldiğimizde İngilizce’yi iyice öğrenmişiz yazımızda sizlereİngilizce’de the tek olan şeyler için yer bariz ise belirtmek için binalardan ve eserlerden,İnsanları gruplandırırken,Aile isimlerinden önce theyı kullanmak için temel kurallardan söz İngilizcede The Tek Olan Şeyler İçin the tek olan, eşi benzeri olmayan şeyleri tanımlamak için kullanılır. The hem tekil, hem de çoğul isimlerle kullanılabilir. Eğer kastettiğimiz şey belli, sıradan olmayan bir şeyse, the article’ını had to paint the car before we sold it. Arabayı satmadan önce boyamamız gerekti.Burada kastedilen şey şu Eğer the yerine a / an kullansaydık, araba herhangi bir araba olacaktı. Bu şekilde arabanın konuşan kişiye ait olduğunu you like to try the cheese cake ? Çizkeki denemek ister misin?Buradaki the kullanımından, evde bir çizkek olduğunu anlıyoruz. Eğer “a cheesecake” deseydi, gidip herhangi bir cheesecake satın almaktan söz etmiş tomato paste we bought from Gaziantep is much better than the supermarket paste. Gaziantepten aldığımız domates salçası, süpermarketten aldığımız salçadan çok daha iyi.The tomato paste dediğinde, belli, Gaziantepten alınan domates salçası olduğunu anlıyoruz. Kastettiği anlamı belirginleştiriyor. The supermarket paste dediğinde ise daha önceden süpermarketten salça alıp beğenmediklerini Gİdilecek Yer Bariz veya Tek İse belli başlı yerlerden, dünyada tek olan bir mekandan söz ediyorsak the earth moves around the sun. Dünya Güneş’in etrafında döner.Gördüğünüz üzere burada “the” kullanmasının sebebi, Dünya’nın ve Güneş’in tek, biricik varlıklar olmasından kaynaklıdır. “Bir dünya, bir güneş” diyerek sıradanlaştıramayız çünkü başka Güneş veya Dünya lay on the grass and watched the stars. Çimenlere uzanıp yıldızları izledik.Burada dünyaca bilinen evrensel şeylerden bahsettiği için the kullanıyor. Herkes “çimenleri” ve ” yıldızları” want to go to the Black Sea region a lot. Karadeniz bölgesine gitmeyi çok istiyorum.Karadeniz Bölgesi tek, biricik bir bölge. Bu yüzden The Daha Önce Bahsedilen Bir Varlıktan Tekrar Bahsederken The önce bahsettiğimiz varlıklardan bahsedersek “the” article’ini kullanarak, daha önce kullandığımızı ya da bildiğimizi belli don’t buy the newspaper these days. It’s free on the Internet. Bu günlerde gazete satın almıyorum. Internette ücretsiz çünkü.Daha önce bildiği, kullandığı şeylerden söz ediyor. Gazete ve İnternet. Bu yüzden the were three questions. The first two were relatively easy but the third one was hard. Üç soru vardı. İlk ikisi oldukça kolaydı ama üçüncüsü zordu.Üç sorudan bahsediyor. Daha sonra ise “the” eki kullanarak üç soruyu kastettiğine gönderme was an accident here yesterday. A car hit a tree and the driver was killed. Dün bir kaza oldu. Bir araba bir ağaca çarptı ve şoför öldüTanımadığı birinin yaptığı kazadan söz ediyor. Ancak kazayı anlatırken “the driver” diyor, çünkü kazadaki sürücünün öldüğüne atıf The Müzik Aletlerinden Bahsedilirken aletlerinden bahsederken the article’ı kullanılır çünkü tüm müzik aletleri farklıları olsa da temelde taught himself to play the violin. Kendi kendine keman çalmayı öğrendi.Beethoven’s fifth symphony has been arranged for the piano. Beethoven’ın beşinci senfonisi piyano için aranje edildi.Apart from a few nicks in the varnish, the guitar is in very good condition. Verniğindeki ufak çentikler dışında gitarın kondisyonu çok iyidir.Gördüğünüz üzere üç örnekte de enstrümanlardan the article’ı ile bahsettik. Çünkü kişiler örnek cümlelerde belli nesnelerden The Bazı Sistemlerden ve Hizmetlerden Önce belli başlı şeylerden söz ederken, söz ettiğimiz şey belli bir şey olduğu için the nights are getting longer. Geceler uzuyor.You’re the third person to ask me that. bunu soran üçüncü kişisinHow’s the = your baby? bebeğin nasıl?Üç cümlede de bazı belli şeylerden bahsediyor. Bu yüzden the article The İnsanları Gruplandırırken milletleri nitelendirirken the Spanish are known for their warm hospitality. Ispanyollar sıcak misafirperverliğiyle bilinirler.Don’t forget to invite the Jordans. Jordanları davet etmeyi unutma.I think the rich should pay more tax and that the poor shouldn’t pay any. Bence zenginler daha fazla vergi ödemeli ve fakirler hiç vergi ödememeli.Yukarıda sırayla üç farklı insan grubundan bahsettik. The Spanish derken tüm İspanyolları kastettiğimiz için The kullandık. The Jordans derken, Jordans’ın tüm ailesini kast ettik. The rich and The poor derken ise tüm zengin insanları, ve tüm fakir insanları kast The Ünlü Binalardan ve Eserlerden Bahsederken binalardan , ünlü eserlerden bahsederken The article’ı Mona Lisa painting is very famous for centuries. Mona Lisa tablosu yüzyıllardır çok ünlü.The Time Square is never empty at nights. Geceleri Time Square hiç boş kalmaz.The White House is surrounded by the crowds. Beyaz Saray kalabalıklarla çevrilmiş.Gördüğünüz üzere üç örnek cümlemizde de ünlü binalar veya eserler söz konusu. Bu eserlerin hepsi spesifik olduğu için the The Organizasyon ve Yayıncı Adları İçin ve yayıncı adlarından bahsederken the Metropolitan Museum of Art is one of the world’s largest and finest art museums. Metropolitan Sanat Müzesi dünyanın en büyük ve en iyi sanat müzelerinden birisidir.The ACLU American Civil Liberties Union dares to create a more perfect union — beyond one person, party, or side. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği bir kişinin, partinin ya da tarafın ötesinde , daha mükemmel bir birlik yaratmayı amaçlar.The Planned Parenthood Federation of America PPFA is a nonprofit organization that provides sexual health care in the United States and globally. Amerikan Planlanmış Ebeveynlik Federasyonu Amerikada ve dünyada kâr gütmeyen, cinsel sağlık üzerine çalışan bir organizasyondur.Gördüğünüz üzere, üç cümlede de belli başlı kuruluş ve organizasyonlardan bahsettik9. The Aile İsimlerinden Önce KullanılırDon’t forget to invite the Jordans. Jordanları davet etmeyi unutma.The Smiths are already on a vacation. Simitler çoktan bir tatile çıktı.The Davis do not invite anyone to their celebration. Davisler kutlamalarına kimseyi davet etmiyor.The, aile isimlerinde tüm aileyi nitelemek için The Nerede Kullanılmaz?İngilizce’de her isimden önce the kullanmak da elbette ki yanlış. Bazı kurallar ve istisnalar var uymanız gereken. Örneğin, eğer bir ülkede spesifik olarak “the” yoksa, ülkelerden bahsederken the kullanmanız The Ülke İsimlerinden Önce KullanılmazÜlkelerden bahsederken the kullanmanıza gerek yoktur. Örneğin, the Turkey, the Iran, The Azerbaijan gibi ifadeler yanlıştır. Ülke isimleri ve ülke okunuşları konusunda bir tahmin yürütmemeliyiz. Ülkeyi araştırıp internetten baktığımızda zaten başında “the” olup olmadığını görürüz. Tıpkı the USA Ülke İsimlerinde Republic, Kingdom, United Sözcükleri Varsa The eğer bir ülkede “Republic, Kingdom, United” gibi sözcükleri varsa the kullanılır. Örneğin The United Kingdomthe United Statesthe United KingdomUnited Arab EmiratesThe Democratic Republic of CongoThe Philippines2. The Şehir İsimlerinden Önce isimlerinden önce “the” kullanmamız gerekmemektedir. Bazı istisnalar haricinde, hiçbir şehri tanımlarken The kullanılmaz. Bu, İngilizcedeki gramer kurallarından bir Malatya is famous for their apricots. Malatya kayısısıyla cümle yanlış. Doğrusu the ekini atmak olacak. Çünkü Şehirlerle the is a great multicultural city. Tokyo muhteşem bir multi kültürlü şehir. Bu cümle doğru. The kullanmamız Ankara is the capital city of Turkey. Ankara Türkiye’nin başkenti.The kullanımı, yukarıda da belirttiğimiz üzere The İnsan İsimlerinden Önce isimlerinden önce the kullanmak yanlıştır, çünkü gerek gramatik gerekse mantık olarak insanlardan bahsederken the kullanmanın bir sebebi Bieber is the wife of Justin Bieber. Hailey Bieber, Justin Bieber’in karısıdır.Elon Musk is the richest person on the planet now. Elon Musk gezegendeki en zengin kişidir.If you wanna get to know Esra, you should be asking more specific questions. Eğer Esrayı tanımak istiyorsan, daha spesifik sorular sormalısın.Gördüğünüz üzere üç cümlede de kişilerden bahsederken the The KalıplarıBir de, İngilizce’de The kalıpları vardır. Bu kalıplar iş hayatında mail yazarken, okulda essay yazarken işimize çok yararlar. Bu kalıpları bilmek bize konuşurken ve yazışırken dile hakim olma gibi kolaylıklar fact that Kullanımıby the way Kullanımıon the other hand KullanımıOn The Other Hand KullanımıThe Same As Kullanımı The Reason Why Kullanımı With the Aim of KullanımıTo The Kullanımı By the End Of Kullanımı On The Grounds KullanımıIn The Meantime Kullanımı At the Moment Kullanımı The Most KullanımıIn Spite of the Fact That Kullanımı By The Time Kullanımı The Reason for This Kullanımı For the Extend That Kullanımı The Last Time KullanımıIn the Event of KullanımıThe Majority of Kullanımı With the Aim of KullanımıAşağıda sizin için bu İngilizce essay yazım kalıplarını örneklendirip The Fact That Kullanımı“…the fact that… ” gerçek şu ki anlamına gelmektedir. Kalıp olarak kullanılır ve devamında bir cümle it the fact that the firm is losing money? Firmanın para kaybettiği zaten belli değil mi?I know for the fact = I am certain that she’s involved in something illegal. Eminim ki illegal bir işe karıştı.It’s the fact that dogs have an acute sense of smell. Gerçek şu ki köpeklerin akut bir koku duyusu vardır.2. By The Way KullanımıBy the way, İngilizce’de bu arada anlamına think we’ve discussed everything we need to – by the way, what time is it? Konuşmamız gereken her şeyi konuştuk sanırım, bu arada, saat kaçtı?by the way, my name’s Julie. bu arada, ismim JulieBy the way, I heard that Phyllis may be moving to Dallas. Bu arada, Phyllis’in Dallas’a taşınabileceğini duydum.Gördüğünüz üzere , by the way ekini “bu arada” anlamı taşıyan şekilde On The Other Hand KullanımıOn the other hand, “bunun yanı sıra, diğer taraftan” demektir. İngilizce’de sıkça kullanılır. Gerek günlük hayatta, gerekse makale yazımında karşıtlığı belirtmek için sıkça kullanılmış ifadeler husband likes classical music – I, on the other hand, like all kinds. Kocam klasik müzik dinlemeyi sever, diğer taraftan ben ise tüm müzik türlerini severim.On the one hand I’d like a job that pays more, but on the other hand I enjoy the work I’m doing at the moment. Bir yandan daha paralı bir iş isterim, bir yandan da şu anki işimden memnunum.On the one hand they’d love to have kids, but on the other, they don’t want to give up their freedom. Bir yandan çocuk sahibi olmak istiyorlardı, öte yandan özgürlüklerinden vaz geçmek istemiyorlardı.Tüm cümlelerde “on the other hand” bir yandan, diğer taraftan anlamında kullanılmıştır. On the one hand…. on the other hand ise bir cümle The Same As KullanımıThe same as, tıpatıp aynı anlamına the same age as me. Hilary benimle aynı yaşta.She brought up her children in just = exactly the same way her mother did. O, çocuklarını, tıpkı annesinin yetiştirdiği gibi yetiştirdi.She was wearing exactly the same dress as I was. O benim giydiğim elbisenin tıpatıp aynısını giyiyordu.The same as, “tıpkı, aynı” anlamında kullanılmıştır. “The same… as” bir kalıptır. Yukarıdaki cümlelerde the same “dress” as I was şeklinde kullanıldığını The Reason Why Kullanımı“The reason why” arkasındaki sebep, sebebi anlamlarında reason why grass is green was a mystery to the little boy. Çimenlerin niye yeşil olduğu küçük oğlum için tam bir gizem.The reason why I didn’t contact you was that I was only in town for a few hours. Seninle iletişim kurmamamın sebebi kasabaya sadece birkaç saatliğine gelmiş olmam.Is there a reason why you just listed people’s initials and not their full names? İnsanların tam adını yazmak yerine sadece baş harflerini yazmanın bir sebebi var mı?The reason why… kalıbı gramatik bir kalıptır. Bu kalıptan sonra arkasından cümle gelir. Sebebini açıkladığımz şeyler için kullanırız. Örneğin ” the reason why grass is green…. + cümlecik” With the Aim of Kullanımı“with the aim of” kalıbı, İngilizce’de “amacıyla” manasında kullanılmaktadır. Resmi bir kalıptır. Sebebini belirtmek istediğimiz niyetler için leaflet has been produced with the aim of increasing public awareness of the disease. Broşür hastalığa karşı toplum farkındalığı kazandırmak için üretildi.The aim of the association is to perpetuate the skills of traditional furniture design Birliğin amacı geleneksel mobilya dizaynını uzun yıllar idame ettirmek.The aim is to improve the public image of the police. Amaç polislerin toplumdaki algısını iyi anlamda geliştirmek.With the aim of kalıbını yukarıdaki cümle örneklerinde görebilirsiniz. Amacıyla, sebebiyle anlamlarında To The KullanımıTo the…. ile başlayan birçok İngilizce kalıp vardır. Genellikle “… için” anlamına was worried that it might be too hard for me but it turned out the contrary was true. Benim için çok zor olmasından endişeliydim ama aksi olduğu meydana çıktı.He’s a Conservative to the core. Dibine kadar muhafazakar biri.The president fought for his plan to the bitter end. Başkan, kötü sona kadar planı için savaştı.Yukarıda üç ayrı cümle örneğinde üç ayrı “to the” kalıbı By the End Of Kullanımı“By the end of” sonuna kadar anlamına damaged the end of the piano when we moved it. Oynatırken piyanonun kuyruğunu zedeledik.He wants the reports by the end of the month. Raporları ay sonuna kadar bekliyor.I hope to finish this by the end of the week. Hafta sonuna kadar bunu bitirmeyi planlıyorum.Yukarıdaki cü mlelerde by the end of, sonuna kadar anlamında kullanılmıştır. Ay sonuna kadar raporları istiyor cümlesinde “by the end of the month” olarak On The Grounds KullanımıOn the grounds of, temeline dayandırılarak, olması nedeniyle anlamına gelmektedir. The case was dismissed on the ground that there was insufficient evidence. Dava yetersiz kanıt sebebi ile azledilmiştir.Employers cannot discriminate on grounds of age. İşçiler yaş sebebiyle ayrımcılığa uğrayamaz. There are reasonable grounds to believe that a crime has been committed. Suçun işlendiğine dair ayağı yere basan kanıtlar vardır.on the grounds of… kalıbı ile resmi bir şekilde cümlemizi kurabiliyoruz. Mesela davanın azledildiğini “on the ground that… + cümlecik” ile In The Meantime Kullanımı“In the meantime” bu arada, bu süre içinde anlamlarında kullanılan İngilizce bir first novel was rejected by six publishers. In the meantime I had written a play. İlk romanım altı yayınevi tarafından reddedildi. Bu arada bir oyun yazmıştım.The next programme starts in five minutes; in the meantime, here’s some music Bir sonraki program beş dakika içinde başlıyor, bu arada, biraz müzik dinleyelim.I’m changing my email address but for the meantime you can use the old one. E mail adresimi değiştiriyorum ama bu arada eskisini kullanabilirim.“in the meantime” + cümlecik gelir. In the meantime’dan sonra kelimeler değil, cümleciklerle devam The Most KullanımıThe most ingilizcede “en çok” anlamına gelir. The most aynı zamanda “insanların çoğunluğu” anlamında da a news item it merits a short paragraph at most. Yeni bir haber olduğu için ancak en fazla kısa bir paragrafa layık olur.at most kalıbı maksimum were 50 people there, at the very most. En fazla 50 kişi oradaydı.at the very most kalıbı, en fazla , maksimum my first trip abroad so I’m going to make the most of it. Bu benim ilk yurtdışı seyahatim bu yüzden kazanabildiğim kadar çok şey kazanacağım kültürel anlamda.the most of it kalıbı bir şeyden en fazla yararlanmak In Spite of the Fact That KullanımıIn spite of the fact that kalıbı “-e karşın, -e rağmen” anlamlarına spite of the scale of the famine, the relief workers struggled on with dauntless optimism and commitment. Kıtlık ölçeğine karşın, yardım görevlileri gözükpek iyimserlik ve bağlılıkta zorlandı.Jane’s been unfaithful to Jim three times, but he still loves her in spite of everything. Jane Jim’e karşı üç defa sadakatsizlik etti ama Jim her şeye rağmen onu seviyor.In spite of his injury, Ricardo will play in Saturday’s match. Yarasına karşın, Ricardo Cumartesi günkü maçta yer alacak.“in spite of” kalıbı, yukarıdaki cümlelerde örneklendirilmiştir. Yalnızca “in spite of” kullandığınızda ardından cümle değil, kelimeler gelebilir. Ancak “in spite of the fact that” kalıbını kullanırsanız, ardından fiili olan bir cümle yazmanız By The Time KullanımıBy the time, İngilizce’de “-dığı zaman, zamana kadar” anlamlarında thought you’d be done by this time. Bu zamana kadar bitireceğini düşünmüştüm.Matters grew worse by the minute. Olaylar anında kötüleştiBy the time you grow up, you will be prettier. Büyüdüğün vakit, daha hoş görüneceksin.Bu örneklerde “by this time” bu zamana kadar, “by the minute” anında, “by the time” ise o zaman anlamlarında The Reason for This KullanımıThe reason for this kalıbı bu sebepten dolayı anlamında have no particular reason for doubting him. Ondan şüphe etmem için bi sebep yok.For this reason, it’s important to have friends who will support you. Bu yüzden, seni destekleyecek dostlar bulman önemli.Sometimes I cry for no reason at all. Bazen hiçbir sebep yokken ağlıyorum.Yukarıdaki örneklerde reason içeren kalıpları For the Extend That Kullanımı“For the extend that” bunu genişletmek için, anlamında extend a fence/road/house bir evi genişletmekThere are plans to extend the children’s play area. çocukların oyun alanını genişletmek için planlar var.The Democratic candidate extended her early lead in the polls. Demokrat aday öncülüğünü seçimlere uzattı.extend fiili genişletmek anlamında The Last Time KullanımıThe last time, son vakit leave everything till the last time. Her şeyi son ana bırakmaWhy do you leave it until the last possible time before getting ready to leave? Niye hazırlanmak varken olabilecek son dakikaya kdar bekliyorsun?They changed the plans at the last time. Son vakitte planları değiştirdiler.Son vakitler anlamında In the Event of KullanımıIn the event of, vukuunda, halinde anlamlarında kullanılan bir the event of an accident, call this number. Bir kaza halinde, bu numarayı ara.Sheila will inherit everything in the event of his death. Ölümü halide Sheila her şeyi miras alacak.In the unlikely event of a crash, please remain calm. Bir kaza halinde, lütfen sakin kalın.In the event of, halinde anlamındadır. Bu kalıptan sonra fiilli cümle gelmez, yalnızca noun The Majority of KullanımıThe majority of, çoğunluğu anlamına gelen bir majority of the employees have university degrees. Çalışanların büyük bir çoğunluğu üniversite diplomasına sahip.A large majority of people approve of the death sentence. Insanların büyük çoğumluğu idamı onaylıyor.In Britain women are in the/a majority. Britanyada kadınlar çoğunluktadır.Gördüğünüz üzere üç örnekte de kalıptan sonra fiil değil, noun With the Aim of Kullanımı“with the aim of” kalıbı, İngilizce’de “amacıyla” manasında kullanılmaktadır. Resmi bir kalıptır. Sebebini belirtmek istediğimiz niyetler için leaflet has been produced with the aim of increasing public awareness of the disease. Broşür hastalığa karşı toplum farkındalığı kazandırmak için üretildi.The aim of the association is to perpetuate the skills of traditional furniture design Birliğin amacı geleneksel mobilya dizaynını uzun yıllar idame ettirmek.The aim is to improve the public image of the police. Amaç polislerin toplumdaki algısını iyi anlamda geliştirmek.With the aim of kalıbını yukarıdaki cümle örneklerinde görebilirsiniz. Amacıyla, sebebiyle anlamlarında The Ne Demektir?Ingilizce gramer kurallarını bilmek çok önemlidir çünkü dile olan yetkinliğimizi belli eder. “the” bir article’dır ve isimlerin önüne, onları belli etmek için yerleştirilir. Her ismin başına gelmez. Belli istisnalar, kurallar mevcuttur.
ingilizcede yılların başına ne gelir